Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

10 Ağustos 2008

ÖĞRENDİM

Ağustos 10, 2008 0
ÖĞRENDİM

YAS 5 Anne ve babamin birbirlerine bagirmalarininbeni ne kadar korkuttugunu ögrendim.

YAS 7 Mesrubat içerken gülersem içtigimin burnumdangelecegini ögrendim.

YAS 12 Bir seyin degerini anlamanin en iyi yolununbir süre ondan yoksun kalmak oldugunu ögrendim.

YAS 13 Annemle babamin elele tutusmalarinin veöpüsmelerinin beni daima mutlu ettigini ögrendim.

YAS 15 Bazan hayvanlarin kalbimi insanlardan dahafazla isittigini ögrendim.

YAS 18 Ilk gençlik yillarimin keder, saskinlik,istirap ve asktan ibaret oldugunu ögrendim.

YAS 24 Askin kalbimi kirabilecegini ama buna degeroldugunu ögrendim.

YAS 33 Bir arkadasi kaybetmenin en kestirme yolununona ödünç para vermek oldugunu ögrendim.

YAS 36 Önemli olanin baskalarinin benim için nedüsündükleri degil,benim kendi hakkimda ne düsündügümoldugunu ögrendim.

YAS 38 Esimin beni hala sevdigini, tabakta iki elmakaldiginda küçügünü almasindan anlayabilecegimi ögrendim.

YAS 41 Bir insanin kendine olan güveninin,basarisini büyük oranda belirledigini ögrendim.

YAS 44 Annemin beni görmekten her seferinde sonsuzmutluluk duydugunu ögrendim.

YAS 46 Yalnizca minik bir kart göndererek bilebirinin gönlünü aydinlatabilecegimi ögrendim.

YAS 49 Herhangi bir isi yaptigimdan daha iyiyapmaya çalistigimda, o isin yaraticiligadönüstügünü ögrendim.

YAS 50 Sevgi, evde üretilmemisse, baska yerdeögrenmenin çok güç olabilecegini ögrendim.

YAS 53 Insanlarin bana, izin verdigim biçimdedavrandiklarini ögrendim.

YAS 55 Küçük kararlari aklimla, büyük kararlari isekalbimle almam gerektigini ögrendim.

YAS 64 Mutlulugun parfüm gibi oldugunu, kendimebulastirmadan baskalarina veremeyecegimi ögrendim.

YAS 70 Iyi kalpli ve sevecen olmanin, mükemmelolmaktan daha iyi oldugunu ögrendim.

YAS 82 Sancilar içinde kivransam bile baskalarina basagrisi olmamam gerektigini ögrendim.

YAS 90 Kiminle evlenecegin kararinin hayattaverilen en önemli karar oldugunu ögrendim.

YAS 95 Ögrenmem gereken daha pek çok seyleroldugunu ögrendim."Dün sabaha karsi kendimle konustum.
Ben hep kendime çikan bir yokustum.
Yokusun basinda bir düsman vardi.
Onu vurmaya gittim kendimle vurustum"




OZDEMIR ASAF

06 Ağustos 2008

SEVGİLİM BEN ŞİMDİ

Ağustos 06, 2008 0
SEVGİLİM BEN ŞİMDİ

Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara
Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz
''Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz''.
Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere
O gülün yüzü gülmüyor sensiz
O köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı
Hepten hüzünlü bu günlerde
Gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye
Masada tabaklar neşesiz
Koridor ıssız
Banyoda havlular yalnız
Mutfak dersen - derbeder ve pis
Çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş
Vantilatör soluksuz
Halılar tozlu
Giysilerim gardropda ve şurda burda
Memo'nun oyuncak sepeti uykularda
Mavi gece lambası hevessiz
Kapı diyor ki açın beni kapayın beni
Perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
Radyo desen sessiz
Tabure sandalyalardan çekiniyor
Küçük oda karanlık ve ıssız
Her şey seni bekliyor her şey gelmeni
İçeri girmeni
Senin elinin değmesini
Gözünün dokunmasını
Ve her şey tekrarlıyor
Seni nice sevdiğimi
.

Cemal SÜREYA

AVUCUNUZUN İÇİNE BAKIN…

Ağustos 06, 2008 0
AVUCUNUZUN İÇİNE BAKIN…

Ne zaman eşinizle bir sorun yaşasanız avucunuza bakın.

Sorunların olabilirliğini kabul ederseniz Çözümlerinizde hemen elinizin altında, avucunuzun içinde.... sevildiğinizden ve sevdiğinizden şüpheye düşerseniz avucunuzu açıp parmaklarınızı sayın.

Baş parmağınıza bakın önce. Size en yakın olan parmağınız. Diğer dört parmağın hareketlerini anlamlı kılan o. Gerektiğinde her parmağın yanında hazır oluyor, yardımına koşuyor. Vazgeçebilir misiniz başparmağınızdan?

Peki ya eşinizden? Size en yakın o iken kesip atabilir misiniz onu hayatınızdan? Her halinizde hemen yanı başınızda olmuşken ve olmaya hazırken, gözden çıkarır mısınız eşinizi? Hayatınızda başka her şey onun yakınlığı ile sevimli geliyor değil mi size? Bütün akrabalarınızla ilişkilerinizi eşinizin yakınlığı anlamlı kılıyor değil mi?
Şimdi de işaret parmağınıza bakın. Güzel bir şey görseniz hemen onu uzatırsınız. Beğendiklerinizi gösterirsiniz onunla. Doğru olanı onunla işaret edersiniz.

Eşinizi de onca insan arasından parmakla gösterilir bulmuyor musunuz? İlk gördüğünüzde, ilk sevdiğinizde, yüreğiniz ilk ısındığında, kalbiniz tıpkı işaret parmağınız gibi onu göstermişti size. Şimdi nasıl yalancı çıkarırsınız kalbinizin işaretini? Nasıl güvenmezsiniz kalbinizin seçimine? Hem sonra işaret parmağınızın göstermeye değer bulduğu güzel şeyler yaşamadınız mı onunla? İşaret parmağınızın göstermeye değer bulduğu doğruları paylaşmadınız mı onunla? Şimdi kesip atacak mısınız işaret parmağınızın size gösterdiğini? Elinizin tersiyle itecek misiniz kalbinizin işaret ettiğini?

Orta parmağınıza bakın şimdi. En uzunu o parmaklarınızın arasında. Yüksekte duruyor. Hepsinden öteye uzanıyor. Vazgeçebilir misiniz orta parmağınızdan? Hepsinden uzun diye lüzumsuz görürü müsünüz onu?

Peki ya eşiniz? Bütün kadınlar yada erkekler arasında kalbinizin sırlarına aşina olacak kadar farklı değil mi o? Bütün kadınlar ve erkekler arasından sizin için özel olarak sıyrılıp gelmiş değil mi? O sizin için en yüksek konumda değil mi? Sizi başka bütün erkekler ve kadınların üzerinde tutmadı mı? Vazgeçebilir misiniz ondan şimdi? Onu herhangi bir kadın yada erkek gibi görebilir misiniz?

Şimdi de yüzük parmağınıza bakın. Parmağınızı ne zamandır çevreleyen o altın yada gümüş halkayı ilk taktığınız günü düşünün. Ne kadar heyecanlıydınız değil mi? Hayatınızın kadınını yada erkeğini bulduğunuz o günü yeniden yaşayın. Tekrar bakın eşinizin gözlerinin içine. Onu kendinize biricik yapan sırrı yeniden hissedin. Eşinizin sırf size razı olması onu sizin için biricik yapmaya değmiyor mu? Şimdi yüzük parmağınızı atabilir misiniz elinizden?
Ve son olarak serçe parmağınıza bakın. Ne kadar da incecik ve zayıf değil mi? Eşinizin kalbi gibi. Size sırlarını açmış, sizin sırlarınız paylaşmış bir kalp sizin için süslenip bezenmiş paha biçilmez bir ayine gibidir.

Bakınca kendinizi gördüğünüz bu ayna, öylesine kırılgandır ki, sizden gelecek küçük bir fiske parçalayıp köreltebilir onu. Özellikle size karşı savunmasızdır ve özellikle sizden gelecek darbeler onu en hassas yerlerinden çatlatabilir. Başkası karşısında bu kadar kırılgan değildir eşiniz. Tıpkı serçe parmağınız gibi... şimdi dilerseniz vazgeçin serçe parmağınızdan. Nasılsa ince ve zayıf diye koparıp atın onu elinizden. Hiç olur mu?

Senai DEMİRCİ