Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

10 Eylül 2008

SENİ UZAKTAN SEVMEK

Eylül 10, 2008 0
SENİ UZAKTAN SEVMEK

Yaşanan aşkların en zorudur uzaktan sevmek.Yüreğine bir taş oturur insanın susturamaz ne yapsa.Bilir aslında tek taraflı bir aşkın kendi tarafından yazılmış senaryosunu yaşamaktadır.Bilir ki o asla onun olmayacaktır.Susar önce sevgisini ve sustukça birikir içinde birşiyler.Sustukça yenileri eklenir özlemlerine ,yeni hayallerle uçsuz bucaksız olur sevgisi.Yine susar ve susamaz olur dudakları bu sefer.Haykırır içinde biriktirdiklerini.


Ve üç seçenek belirir önünde...

Ya"gel" denir; koşa koşa gider sevdasına sonu belirsiz.Ama tüm umutları ceplere doldurup sonsuz bir heyecanla.

Ya da "git" denir kapanır yüzüne kapılar.Artık yüzünü görmeye hasret boş kaldırımlara vurma zamanıdır kendini."Bir sesini duysam" haykırışları başlar gözyaşları kalır kimsenin bilmediği kuytularında.

Ya da ne "gel" denir ne de "git"."Kal ama dost kal"
...Olmaz dersen gidecektir bilirsin.Olur demekse bir o kadar kanatır yüreğini.

Ve dost kalmayı seçersin umutsuzca."Sesini duymak yeter bana" dersin masum bakışınla.Bir daha aşkını haykırmamaya yeminler edersin.Yanında olmayı seçersin "ne olursa olsun yanında olucam " sözlerini verirsin.

Günlerce haftalarca susturursun, yanında deli gibi çarpan yüreğini.Kelimeler agzına gelir dilinin arkasına saklarsın.Gözlerin ona aşık bakınca gözlerini kaçırır nereye konduracagını şaşırırsın.Ama olmaz ,olmuyorlar birikir içinde. �Kör kütük aşıksın dostum� dersin içten içe.Durmaz aşkın çoşar içinde.Kendi yarattıgın sevdanın esiri sarhoş gezersin bir yudum içkiyi tatmadan.

Ve dayanamaz yüreğin tekrar haykırırsın, birgün hiç ummadıgı anda.Seni seviyorum...Sana aşıgım..Susar bakar gözlerine.Hayatından silip atmak istemez."Çık git" dese kırgın yüreğin ve gözyaşların kalır.O da diyemez bunu. �Olmaz� der sadece �nolur bunu yapma bana�.Yüreğindeki acı onun yüreğindekini, göstermez sana.Defalarca haykırır yine sözler verirsin dost kalcagına.

Bir gün patlar yüreğin.Yine aynı sahne döner senaryonda.Ta ki birgün seni kırana ve sana "git artık" diyene dek.

Ve o an senin gözünde �o kötü� �o yalancı� olmuştur.

Ve sen gerçegi hiç göremezsin.Kırık kalbinle giden bir sensindir.Çünkü bu senaryoda sadece sen varsındır.

-alıntı-

08 Eylül 2008

MUTLULUK HOCASINDAN MUTLULUK DERSLERİ

Eylül 08, 2008 0
MUTLULUK HOCASINDAN MUTLULUK DERSLERİ

Tal Ben-Sharan, Harvard Üniversitesi'nde mutluluk hocası.. Tempo dergisinin haberinde birçok şeye sahip ancak mutluluğu arayanlara mutlu olmanın yollarını anlattı.

İşte Tal Ben-Sharan'a göre mutluluğun altı anahtarı

Kendinize 'insan' olma izni verin!
Üzüntü, korku, acı gibi duygularınızı kabul ettiğinizde üstesinden daha kolay gelebilirsiniz. Aslında üzülmediğiniz yada olaylara karşı birşey hissetmediğinizde psikopat yada ölü gibi olursunuz. Bu nedenle duygularınızı kabullenin.

Mutluluk hız ve anlamın çakışmasıdır
Size haz veren anlamlı olduğunu düşündüğünüz anların hangi anlar olduğunu hatırlayın. Zeck aldığınız şeyle 2 saat uğramanız bir haftanızın daha verimli geçmesini sağlar.

Mutluluk zenginlikte değil beyindedir.
Mutlu olup olmadığınız odaklandığınız şeye ve dış etkenleri nasıl yorumladığınıza bağlıdır. Başarısızlık sizce felaket olmamalı öğrenmek için bir fırsat olmalı.

Basitleştir
Az zamana çok iş sığdırmaya çalışmayın. Bazen başkalarına 'hayır'kendimize 'evet' demeyi bilmeliyiz. Bunu yaptığınızda kendisize daha çok zaman kalacaktır.

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur
Düzenli egzersiz, uyku, sağlıklı beslenme alışkanlıkları fiziksel ve zihinsel sağlığı sağlar.

Her zaman şükredin
İnsanlardan yiyeceklere doğadan bir gülüşe kadar hayattaki muhteşem şeyleri değerlendirmeyi ve tadına varmayı bilin.

DÜNYACA ÜNLÜ EDEBİYATÇILARIMIZIN ÖLÜM HİKAYELERİ HEPSİ GERÇEK VE İLGİNÇ

Eylül 08, 2008 0
DÜNYACA ÜNLÜ EDEBİYATÇILARIMIZIN ÖLÜM HİKAYELERİ HEPSİ GERÇEK VE İLGİNÇ
Euripides ,Yunan Oyun Yazarı- Makedonya kralı Archelaus’un çılgın köpekler tarafından parçalandı.


Francis Villon, Fransız Şair - Bir papazı öldürdü ve serbest kaldıktan hemen sonra linç edildi.


Christopher Marlowe, İngiliz Oyun Yazarı – Gelen hesap üzerine çıkan bir bar kavgasında hançerlendi.


Richard Lovelace, İngiliz Şair - Shoe Lane’de Gunpowder Sokağı’nda “çok adi bir konut”ta bir yoğaltmaya maruz kaldı.


Thomas Chatterton, İngiliz Şair - 17 yaşındayken arsenik içti. Görünüşe bakılırsa fazla tanınmadığından dolayı ümitsizliğe kapılmıştı. Öldükten sonra popülaritesi arttı. (Chatterton’un babası oturdukları şehirde belirsiz bir yeteneği yüzünden oldukça iyi tanınıyordu – yumruğunu ağzına alabiliyordu.)


Lord Byron, İngiliz Şair - Sıtma ateşini düşürmeye çalışan doktorlar tarafından öldürüldü. Son sözleri: “Artık uyumalıyım.”


Percy Bysshe Shelley, İngiliz Şair - İtalya, Spezia’da deniz yolculuğu yaparken boğuldu, vücudu daha sonra sahilde yakıldı. (Shelley’nin kalbi yakılmadı ve karısı Mary Wollstonecraft Shelley’e verildi.)


Honore De Balzac, Fransız Yazar - Çok fazla kahveden boğuldu.


Edgar Allan Poe, Amerikalı Yazar - Beyninde yaşadığı akut tıkanıklık yüzünden öldü. Ölümünden birkaç gün sonra Baltimore sokağında bir başkasının ayakkabılarını giymiş bulundu.


Leo Tolstoy, Rus Yazar - Soğuk bir kış gecesinde bir tren istasyonunda donarak öldü.


Ambrose Bierce, Amerikalı Yazar - Pancho Villa’nın ayaklanmasını bildirirken Meksika’da gözden kayboldu. Eşkıyalar tarafından öldürülmüş olabileceği söylenir.


Arthur Rimbaud, Fransız Şair - Bir sifilis kurbanıydı. Sağ bacağı kesildi, felç geçirdi ve yavaş yavaş komaya girdi.


Lionel Johnson, Britanyalı Şair - İnanılana göre içtiği bir gece bar sandalyesinden düşerek öldü.


Sherwood Anderson, Amerikalı Yazar - Bir kokteyl partisinde bir kürdanı yuttuktan sonra karınzarı iltihabı geçirdi ve öldü.


Jack London, Amerikalı Yazar - Aşırı doz morfin alarak uremiden 40 yaşındayken öldü.


Vachel Lindsay, Amerikalı Şair - Dezenfektan içerek kendini öldürdü.


Virginia Woolf , Britanyalı Yazar & Eleştirmen - Ceplerini taşla doldurarak kendini Ouse ırmağına bıraktı.


Franz Kafka - Veremden öldü ve vücudu Prag-Straschintz’de yakıldı. İsteği; tüm çalışmalarının ölümünden sonra yok edilmesiydi.


Ezra Pound - İkinci Dünya Savaşında faşist propagandanın yayılımını sağladığı için, vatana ihanetten tutuklandı. Daha sonra zihinsel hasta olduğu bildirildi ve Washington’daki St. Elizabeth Hastanesine kaldırıldı. 1958 yılında tahliye edildi ve İtalya’da münzevi bir şekilde öldü.


Maxwell Bodenheim, Amerikalı Yazar - Manyak bir bulaşıkçı tarafından 22 kalibrelik bir silahla öldürüldü.


Sergei Yesenin, Rus Şair - Bileklerini kesti kendi kanıyla en son şiirini yazdı (“Hoşça kal arkadaşım”) ve Leningrad’da bir otel odasında kendini astı.


F. Scott Fitzgerald, Amerikalı Yazar - Haftalık birkaç dolar alarak sinema yazarı olarak çalıştığı Hollywood’da kalp krizi geçirerek öldü. John O’Hara’ya göre Fitz “kitap dükkanlarına farkında olmadan dadanan erken göçen küçük yaşlı adam”dı.


William Faulkner, Amerikalı Yazar - Attan düştükten sonra kalp krizi
geçirdi.

Hart Crane, Amerikalı Şair - S.S. Orizaba’da New York yolundayken Karayip Denizine atladı; varsayılana göre son olarak “Hoşça kalın hepiniz” dedi.


Ernest Hemingway, Amerikalı Yazar - Idaho, Ketchum’da bir av silahı ile beyni uçuruldu.


Thomas Wolfe, Amerikalı Yazar - Beyinsel bir enfeksiyon geçirdiğinde 243 cm olan el yazmalarını editörlerine bıraktı. Kuzey Carolina, Asheville, Riverside Cemetery’de defnedildi. “…son sefer, en uzunu, en güzeli.”



Nathanael West, Amerikalı Yazar - Dur işaretine karşı çıktıktan sonra bir araba kazasında kendisi ve karısı öldü.


Robert E. Howard - Bütün akşamı komada olan annesinin başucunda nöbetçi olarak geçirdikten sonra sabah kendini vurdu; annesi de olayın olduğu akşam öldü.


Tennessee Williams, Amerikalı Oyun Yazarı – Hap almak isterken kutu kapağını yutarak boğuldu.


John Berryman, Amerikalı Şair - Mississippi Nehri’nin üzerinde bulunan köprüden aşağıya atladı. İnanılana göre yoldayken yoldan geçenlere el salladı.


Dylan Thomas, Galli Yazar - Amerikada konferans turundayken alkolden zehirlendi. “Peş peşe 18 viski içtim… Sanırım bu rekor.”


Roland Barthes, Fransız Eleştirmen & Filozof - College de France’in önünden geçen bir çamaşırhane kamyonunun altında kaldı. “Edebiyat soru eksi cevaptır.”


Jack Kerouac, Amerikalı Yazar - Florida, St. Petersburg’da annesinin evinde “The Galloping Gourmet”i izlerken mide kanaması geçirdi.


Anne Sexton, Amerikalı Şair - Evinin garajında karbon monoksit içip kendini zehirleyerek intihar etti.


Sylvia Plath, Amerikalı Şair - Kafasını fırına soktu.


Jerzy Kosinski, Polonya Doğumlu Amerikalı Yazar - Küvetteyken başına poşet geçirerek intihar ettiği söyleniyor.


Seth Morgan, Amerikalı Yazar - Golden Gate Köprüsünden San Francisco körfezine motosikletle bir giriş yaptı.


John O’Brien, Amerikalı Yazar - Leaving Las Vegas kitabının film haklarını sattıktan hemen iki hafta sonra intihar etti. Kitap bir intihar mektubu muamelesi gördü.

Aleksandr Puşkin: Rus şair, yazar. Eşinin sevgilisi olmakla itham ettiği Georges d'Anthès ile girdiği düelloda vuruldu. 3 gün sonra öldü.

Otto Weininger: İlk kitabı cinsiyet ve karakterin yayınlanmasından kısa bir süre sonra Beethoven'ında ölmüş olduğu evde kendini silahla vurarak öldürdü. 21 yaşındaydı.

Andrés Caicedo: Kolombiyalı yazar. Yaşam 25'inden sonra yaşamaya değmez dediği söylenir. Sözüne uymuş, 25 yaşında intihar etmiş.

Stefen Zweig: 1941 yılında Bezilya'da yaşarken, Avrupa'nın durumuna üzüntüden eşiyle birlikte intihar etmiş.

Urmuz: Dada akımının kurucularından. Sebepsiz yere intihar ederek herkesi şaşırtmış. Anlaşılan sanatına uygun olmak istemiş.

Emilio Salgari: İtalyan yazar. Samuray usülü boğazını ve midesini bir kılıçla keserek intihar etmiş.

Paul Verlaine, sefil sefil öldüğünde evlerinin merdiveni o kadar darmış ki, duvarını yıkarak cesedini çıkarmışlar

francis bacon, ölmüş tavukların soğukta çürüyüp çürümediğini denerken şiddetli soğuk alğınlığı sebebi ile ölmüş.


06 Eylül 2008

DERS ALMAK - ÜÇ HİKAYE-ÜÇ DERS-BİR SÖZ

Eylül 06, 2008 1
DERS ALMAK - ÜÇ HİKAYE-ÜÇ DERS-BİR SÖZ
1.Hikâye

Kavak Ağacı ile Kabak


Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:-Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?-On yılda, demiş kavak.-On yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.-Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!-Doğru, demiş kavak.Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa:-Neler oluyor bana ağaç?-Ölüyorsun, demiş kavak.-Niçin?-Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için.


1.Ders:
Çalışmadan emek harcamadan gelinen nokta başarı sayılmaz.Kolay kazanılan, kolay kaybedilir. Her işte alın teri ve emek şarttır.


2. Hikâye

En iyi Buğday

Her yıl yapılan 'en iyi buğday' yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu. Çiftçi:-Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor, dedi.-Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda,-Neden olmasın, dedi çiftçi.-Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu nedenle, komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir. Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor.


2. Ders: Sevgi ve paylaşmak en yakınınızdan başlar. Sonra yayılarak devam eder. Kin, cimrilik, nefret kimsenin hoşlanacağı davranışlar değildir.



3. Hikâye

Geleceğini biliyordum…

Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Tam siperden dışarı doğru bir hamle yapacağı sırada, başka bir arkadaşı onu omzundan tutarak tekrar içeri çekti,-Delirdin mi sen? Gitmeye değer mi? Baksana delik deşik olmuş. Büyük bir ihtimalle ölmüştür. Artık onun için yapabileceğin bir şey yok. Boşuna kendi hayatını tehlikeye atma.Fakat asker onu dinlemedi ve kendisini siperden dışarıya attı. İnanılması güç bir mucize gerçekleşti, asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Fakat cesur asker yaralı arkadaşını kurtaramamıştı.Siperdeki diğer arkadaşı;-Sana değmez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın.-Değdi, dedi, gözleri dolarak, -değdi…-Nasıl değdi? Bu adam ölmüş görmüyor musun?-Yine de değdi. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim içim. Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı:-Geleceğini biliyordum… Geleceğini biliyordum…


3. Ders: Güven vermek önemlidir. Güven duymak önemlidir. Duyulangüveni boşa çıkarmamak daha da önemlidir.



"Her sabah Afrika'da bir ceylan uyanır. En hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini bilir, yoksa öldürülecektir. Her sabah Afrika'da bir aslan uyanır. En hızlı ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini bilir, yoksa aç kalacaktır. Aslan veya ceylan olmanız fark etmez. Güneş doğduğunda koşmayabaşlasanız iyi olur. Afrika Atasözü Çok çalışmak, emek harcamak, güven vermek, sevmek ve paylaşmak hayatın anlamlı olmasını sağlar."