Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

15 Nisan 2009

GÖNLÜME CEMRE DÜŞTÜ...

Nisan 15, 2009 0
GÖNLÜME CEMRE DÜŞTÜ...

Ve yeryüzüne cemre düşer...
Toprağın, suyun ve havanın tüm canlıların hasretini dindiren, o nadide, sevgi dolu cemre düşer.
Nice canlının beklediği bereket, yeryüzünde buluşurlar, hem de verdiği randevusunu hiç geciktirmeden.
Sözünde durur cemre ve onu bekleyen her şeyi mutlu eder.
Beklenir cemre...
Onu beklemek de kavuşmak kadar güzeldir.
Hasreti aylar sürer, kavuşulduğunda ise tüm yaşanan zorluklar unutulur.
Buz tutan yeryüzü, cemrenin yüreğindeki sevgiyle buluşunca erir, kendine gelir.
Toprağına, havasına, suyuna sevgi düşürür cemre.
Her beklenen güzel şey gibi, birçok güzelliğe gebedir cemre.
Her yeni umudun bir habercisi, her gözyaşının tebessümüdür adeta. Cemre düşmeden yeryüzüne, bekleyişin en güzelidir yaşanan. Hani bir söz vardır bilirsiniz:
“Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir” diye.
Gelecektir Hakk’ın verdiği izinle vaat ettiği zamanda cemre.
Bekleyen tüm canlılara hayat kaynağı olmaya,
yeşermek için sevgi arayan çiçeklere sevgisini sunmaya,
açılıp koku saçmak için bekleşen güllere dokunacaktır cemre.
Sevgi doludur o. Sımsıcak haberlerle gelir. Sarmaş dolaş olur onu bekleyenlerle.
Tüm sevgisiyle, tüm ahengiyle sarmalar onu bekleyenleri.
Yaradan(c.c) her yarattığının gönlüne aşkı koymuştur.
Öyle ya cansız dediğimiz taş bile, Rabbini anmaktan aciz değildir.
Ve fark ediyorum şimdi, cemre de o aşkla gelir yeryüzüne.
O aşkla sevgisini sunar onu bekleyenlere.
Her sevgi aşıladığında, aşkı bir kat daha büyür biliyorum.
Ve sınırlarını kaldırmıştır cemre,
öyle ki bir gün bir bakmışsın senin de gönlüne düşüvermiştir.
Ve gönlüme düştü cemre...
En saf, en masum halinde yakalayıvermiştir seni.
En ihtiyaç duyduğun zamanda bulmuştur seni.
Hiçbir şeyin seni avutmayacağı bir anda gelmiş, konmuştur yüreğine.
Saymak isteyip de sayamadığım tüm güzellikleri taşıyan cemre.
Bereket olan, sevgi saçan, aşkı nakış nakış gönle işleyen cemre.
Herkese dokunur cemre, eğer beklenirse.
Tabi her canlının beklediği cemre farklıdır.
Beklenilen en güzel şeydir gönlüme değen cemre.
Yeryüzüne ait bir terim olarak bilinen cemrenin belli zamanları vardır.
Senede üç kere düşer yeryüzüne ve çok değerlidir.
Ama gönlüme düşen cemrenin zamanı yok, mekânı yok, öylece gelir dokunur yüreğime.
Öyle güzeldir ki benim cemrem, her saniye yüreğime dokundurur sıcaklığını durur.
Durmaz, hep hissederim onu ben. Hisseder misiniz bilmem.
Ama hissetmeyi bilenlere dokunur cemre.
Gönlüme düştü cemre...
Senede üç değil, her gün düşer cemre.
Toprak, hava, su değil adları.
Gönlüme düşen cemrem...
Adını sen koy...


Alıntıdır…

11 Nisan 2009

AH KALBİM !...

Nisan 11, 2009 0
AH KALBİM !...
Ah kalbim !
Yazık ettin bunca zaman kendine.
Ne boş şeylerle uğraşmışsın böyle.
Yaşın gelmiş otuz beşe,
Orhan Veli’den esinlenmişsin de yine,
Ağırlaşmış adımların,
Çıktığın merdivenlerde…

Daha dün dediğin şeylerin ,
Yıllar düşmüş üstüne.
Seviyorum diye ağladığın,
El olmuş da unutmuş seni bile.

Ah kalbim !
Varlığını var mıdır bir bilen,
Senin gibi sevebilen,
Sözlerin sükuta dönüştüğü,
Şu kalbinin derinliklerinde,
Sevgisine güvenen…

Zaman ilaç olsaydı tüm yaralara,
Bekler miydi acep kendini bırakıp zamana.
En sevilen şeylerin üstünü çizip te bir satırda;
Söyle bekler miydi bunca zaman şuursuzca…

Ah kalbim !
Ne duruyorsun söyle,
Beklediğin neyse sen onu söyle.
Bak hayat geçip gidiyor dönmeden ardına.
Bir gün seni de bırakacak yarı yolda.
Daha fazla dalmadan uzaklara,
Sen önüne bak da yürü takılmadan taşlara…

Mehpare ÖĞÜT
Nisan 2009

"SEN"İM...

Nisan 11, 2009 0
"SEN"İM...

" Sevmek" dedim,
"Yoluna ölmek" dedi.
"Yol" dedim,
"Alip basini gitmek" dedi.
"Gitmek" dedim,
Bir "Ahh" çekip, "Dostlardan ayrılmak" dedi.
"Dost" dedim. Durdu, bana baktı."Dost" diye mırıldandı.
"Yüreğime nasıl koysam bilemediğim" dedi.
”Yürek" dedim,
"Dünyaları içine sığdıramadığım" dedi.
"Dünya" dedim,
"Hayatın bir yüzü" dedi.
"Yüz" dedim.
"Ardında ne gizli bilemediğim" dedi.
"Giz" dedim
"Hep çözmeye calıştığım" dedi
"Calışmak" dedim,
"Hep bitmeyecek öykü" dedi.
"Öykü" dedim,
"Binlercesini içimde gizliyorum" dedi.
"Gizlemek" dedim,
"İşte, her şeyin bitmesi" dedi.
"Şey" dedim,
"Sevda" dedi.
"Sevda" dedim,
"Peşinden koştuğum" dedi.
'Koşmak" dedim,
"Hayat bir maraton" dedi.
"Hayat" dedim,
"Öyle kısa ki" dedi.
"Niye kısa ki" dedim,
"Yaşanacak çok şey var, zaman yok" dedi.
"Yaşanması gereken ne var" dedim,
"Aşk" dedi.
"Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk" dedi.
"Önce ona varsan olmaz mı" diye sordum,
"Keşke olsa" dedi,"Ama önce yoğrulmak gerek".
"Acı çekmek mi?" dedim,
"Evet, aşk acısında boğulmak" dedi.
"Yok olunca" dedim,
"İşte gercek aşkı da o zaman yasamaya başlarsın" dedi.
"Gerçek aşk" dedim,
"Büyük o" dedi.
Durdum. Durdum. Durdum ve sustum...
"Neden sustun" diye sordu,
"Yüreğim titredi sanki" dedim.
"Neden" diye sordu,
"Bilmiyorum" dedim, "Büyük O!".
"Evet" dedi, "Büyük O!".
"Nerede?" diye sordum.
"Her yerde" dedi.
"Nasıl?" diye sordum,
"Yüreğini aç" dedi.
"Yüreğimi açmak?" dedim
"Bir tebessümle bak her şeye" dedi.
"Tebessüm" dedim,
"Her kapının anahtarı" dedi.
"Kapı" dedim
"Girmeden bilemezsin" dedi.
"Ya korku?" dedim
"Bilinmeyenden korkar insan" dedi
"Ben bilmiyorum" dedim
"Neyi?" diye sordu
Ben'i" dedim,
"Sen kimsin?" diye sordu
"Ben kimim?" diye sordum,
"Sevgiyle beslenensin" dedi.
"Kimin sevgisiyle" dedim,
"Büyük O'nun" dedi.
Durdum. Durdum. Yine sustum.

"Kimsin sen?" dedim,
"SEN'im" dedi...

(Alıntıdır )

ANLAT…

Nisan 11, 2009 0
ANLAT…

Anlat..
Umudu hatırlatsın diye umutsuzluğu, çareye yol açsın diye çaresizliği anlat...
ölmeyi anlat yaşamayı bilmeyene....
gönül gözüyle görmeyi anlat gördüğünü zannedenlere..
yada kör olmayı anlat herşeyi görüpte acı çekenlere
kalbi pas tutmuşa sevmeyi anlat...
ağlamayı onur sayana gözyaşındaki asaleti anlat...
hürriyeti anlat hapistekine....
kuşları bile avlayana vicdanı anlat....
hayatın güzel renklerini anlat siyahı anlam bilene...
aşık olamamayı anlat aşık olmuşa, anlatki yaşadığının adını koyabilsin..
sonsuzluğu anlat sınırları olanlara....
koşmayı anlat yürümeye üşenene...
sevabı anlat günahkara....
kelimelerin gücünü anlat susmayı maharet sayana...
yada susmanın bazen bilgece göründüğünü anlat boş konuşana...
ağaca kuşları anlat, kimlere ev sahipliği yaptığını bilsin...
güvenmeyi anlat insana, dost aramayı bırakıp birilerine dost olabilsin....
gururun ne kadar yüksek bir tepe olduğunu ve çıktıkça ne kadar alçalacağını anlat...
aldatana gerçekte aldattığının kendisi olduğunu anlat, anlatki kendi kendini hançerlediğini fark etsin...
gülü hatırlatsın diye dikeni anlat, belkide dikeni hatırlatsın diye gülü ...
elbet biryerlerde seni anlayan mutlaka birinin olduğunu anlat, yanlış anlaşıldığını zannedene...
zamanın kıymetini anlat hoyrata..
yüreğinin ta içini anlat anlamayana
anlat ki seni değil yüreğini tanısın
sevdayı anlat yüreği nasır tutmuşa anlat ki geri kalan ömrünü gerçekten yaşasın...
umutsuza güneşi anlat, anlat ki her karanlığın sonu bir aydınlığa gebedir bilsin...
gözlerle değil yürekle bakmayı anlat gözleri görmeyene, anlat ki gerçek marifet
aynada değil aynaya bakanda onu anlasın..

(alıntı)