Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

09 Mayıs 2009

SENİN IÇİN SENDEN HABERSİZ

Mayıs 09, 2009 0
SENİN IÇİN SENDEN HABERSİZ

Nesini çalmissan veya neyini almissan bir insanin, iade etmenin yolunu bulabilirsin. Peki, ya o insanin sana verdigi zamaniysa?

Ha zamanin bir bölümü, ha yüreginin bir dilimi!
Bir mektubun güzelligini düsünebiliyormunuz?
Düsünebiliyormusunuz; sizin olmadiginiz "uzak"ta, "sizin için" vaktini tüketmis oldugunu, birisinin...
Sizin için; sizden habersiz...
Bir mektubun kanatlarindaki yükü düsünsenize. Nasil çirpinabiliyor bu kanatlar ve nasil asabiliyor bunca mesafeleri; böylesine doluyken.
Duygular degil mi bizi gönüllere tasiyan?
Duygular degil mi bizi yarinlara tasiyan?
Ha duygularin ulasmadigi yürekler, ha yolcularin unuttugu han kapilari!
Mektup geçmemis sokaklara girmese yolum..
Çünkü mektup geçmemis sokaklar karanlik. Mektup yazilmayan geceler yildizsiz. Selamsiz kapilar nefessiz gibi. Iadesiz ne var, verilebilen? Vermek istiyorsan; yüreginden bir dilim ver, zamanindan bir bölüm.
Onun için, ondan habersiz.
Benim için, benden habersiz.
Aynen bu yaziyi yazarken, senin haberin olmadigi kadar haberim olmasin yazdiklarindan. Her harf bir ilmek ve satirlar yüreginin çevresindeki dantel olsun,göreyim.
Sulamazsan çiçekler gülmez.
Yollamazsan selamlar gelmez.
Bir mektubun güzelligini düsünebiliyormusunuz geçekten.
Düsünebiliyormusunuz sizin olmadiginizi "uzak"larda vaktini tüketmis oldugunu, birisinin sizin için hem de sizden habersiz...


Alıntıdır.
Yazarı Bilinmiyor…

08 Mayıs 2009

AŞK

Mayıs 08, 2009 0
AŞK

Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben
Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben
Perde ardında sen ben dedikodusu var amma...
Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben

Ey dünyanın işinden haberi olmayan sen yoksun
Dünya esen yel üstüne kuruldu..
Varlığımız iki yokluk arasındadır
Çevrendekilerde hiçtir sen de bir hiçsin

Medresede söz vardır tekkede de hal
Fakat bu aşk sözden de dışarıdır halden de
İster şeriat müftüsü ol ister şehir vaizi
Aşk mahkemesine gelindi mi dilsiz kesilir

Bugün zevk etmek elindeyken zevkine bak
Yarını düşünmen beyhude bir heves
Bir çok kişiden arda kalanlar
Sana da kalmayacak sen de göçüp gideceksin...

Ömer HAYYAM

KUL OLDUM...KÜL OLDUM... GÜL OLDUM...

Mayıs 08, 2009 0
KUL OLDUM...KÜL OLDUM... GÜL OLDUM...

ALLAH huzurunda sol gerdana düşer başım...
Dostlarımın kara gününde akar göz yaşım...
Ölümden öte köy var mı ?
Öleceğini bile, bile yaşayan tek canlı insandır…
Ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar…


Kul oldum...Kül oldum... Gül oldum...

Ben kalbimi dünyanın dert duvarları arasında ezdirdim...
Çok özledim sonsuz genişliğini secdelerin...
Ben ruhumu zehir parmaklıklar ardında tutuklu bıraktım...
Öyle çok susadım ki ilk tekbirin;dudağımdan içtiğim serinliğe...
Ben bencilliğin dehlizlerinde ümitsizce dolandım...dolandım...dolandım...
Öyle çok hasretimki bir rukün kavsinde
Belimi kıran ayrılıkları göğe savurmaya...
Ben ellerine cilveli kelepçeleri vurulmuş bir zavallıyım...
Çok isterdim bir kıyamın kıyametinde
İçimdeki bütün kuşları dağlara uçurmayı...
Ayaklarımı dar zamanların prangalarına kaptırdım ben...
Öyle hasretim ki yalnız ve yalnız sana kul olmaya...
Cümle dilenciliklerden kurtulmaya...
Öyle hasretim ki göğsümde sakladığım kanadı kırık serçeleri
Rahmetinin yuvasına uçurmaya...
Öyle çok hasretim ki yalnız ve yalnız sana muhtaç olmaya...
İçimde saklı sancılı incileri rahmetinin kıyılarına savurmaya ahdettim...
Mülteci ellerimin ayazında ölmüş kelebekleri...
Kudsi levhanın dokunuşuna emanet etmeye geldim...
Ben gururun mahkumuyum...
Ben gerçeğin kaçkınıyım...
Ben günahın tutsağıyım...
Ben isyan çöllerinin çorağına sürgün bir yeti
Sevindir beni,sevdir,sevindir,sev sevdiğini bildir...
Hüzünlerimi bir secdenin billur sularında erit ne olur...
Ne olur korkularımı rahmetinin kucağında teskin eylesen...
Ben sahte uzaklıkların sürgünüyüm..
Ben içine kalbimi sığdıramadığım dar vakitlerin küskünüyüm...
Öyle özledim ki seccademin alnımdan öpüşlerini...
öyle özledim...
İşte huzuruna geldim ...
Şöyle başımı sokacak bir umudum olsun istedim...
İstedim ki yüzünden menekşeler toplayacağım sonsuz ovalarım olsun...
İstedim ki koşayım...koşup koşabildiğim kadar...
İçimde sakladığım bütün uçurtmaları rüzgarlara verebileyim...
Ben sonsuz derinlikte uykuların yitiğiyim...
Ben unutuş uçurumların dibinde unutulmuş bir cesedim...
Ben benlik ve bencillik yabancılıklarında
Evine yol bulamayan bir yitirmişim...
Çok özledim En Sevgilinin en çok sevdiği yerde durmayı....
Öyle hasretim ki öyle muhtacım ki
En Sevgilinin en çok sevildiği halde olmaya...
Geldim...
Huzuruna vardım...
Geçtim kendimden...
Kendimi geçtim...
Deldim benlik dağını...
Yolda kaldı ferhat...
Şirinin ben oldum
Yandı her yanım...
İbrahimin oldum...
Gül oldum...
Çöle verdim leylayı;aklı mecnuna sattım...
Mecnun oldum...Yakınlığına geldim...
Tüm uzaklıkları uzaklara savurdum keremini gördüm
Vazgeçtim aslıdan,gölgeden çıktım,vaslına geldim...
aslına geldim... Yandım KUL oldum...
Yandım KÜL oldum...
Yandım GÜL oldum... Durdum namaza;
Miracına geldim,niyazına durdum
Nazla beni ne olur...
En Sevgilinin durduğu eşikte durdum
Miracına geldim...
Miracına geldim...
Nazarında tut ne olur...
Bakışınla sar beni,el üstünde tut,bırakma ellerimi...

(BIRAKMA ELLERİMİ ALLAH'IM...)

Senai DEMİRCİ

07 Mayıs 2009

....

Mayıs 07, 2009 0
....