Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

05 Temmuz 2009

ASKA SABAH SERENADI

Temmuz 05, 2009 0
ASKA SABAH SERENADI
Seni, yatagında yakalamalıyım bir sabah erkenden
Yüzün saçlarınla saklı olmalı
Duymazsan adımlarımın sesini
Nefesim uyandırsın seni
Ya da
Omuzbasına indirdigim bir öpücükle uyandıgında
Usulca açtıgın gözlerin sasırmalı gözlerimde
Ve o kısık
Özlem kokan sesinle
Hos geldin demelisin
Ellerin bes kez uzansın boynumu avuçlamaya
Her defasında, beklemek yılgınlıgıyla
Küskün çekilsin geriye
Dudakların da, gelen her güzel sözcügü tutsak etsin isterse
Yeter ki bak gözlerime
Bak günes gibi
Bakarsan sana denizimden kucaklayıp getirdigim mavilerden veririm
Bakarsan avuçlarında yıldız kusu olur, yanıbasında sevinçli insanlar
Sonra martı gülüsleri
Bir de her sabah yeniden yaratılan
Bir yasamın penceresi
Ardından haydi derim, ürkekligine aldırmadan
Haydi gidelim seninle düslerime
Bos bir film seridinden düseriz, belki
Bir tek ikimizin bildigi baharına
Sen, nazlı bir bebeksin ya
Alıp kucagıma anadenize götürürdüm avutmak için
Ama tam mavilerden geçerken
Yani denizden yani gökyüzünden gözlerinden yani
Yeniden yaratırken yasamı iste
Sakın susma, ansızın gülümse olur mu?
Alnından bulutlar kalkıp gitsin böylece
Seni, yatagında yakalamalıyım bir sabah erkenden
Yüzün saçlarınla saklı olmalı.
Sen açık unutmussun da kapını
Duymamıssın gelisimi
Girip, saçlarında saklı yüzünü bin kez daha çizmeliyim beynime
Alnıma koymalıyım kirpiklerinin öldüren yanını
Ama sen uyandıgında herseyden habersiz
Dudaklarında bir bahar bulmalısın, kulaklarında martı sesleri
Ve avuçlarında,
Yeniden yaratılmıs bir yasamın penceresini

Zübeyir KINDIRA

YÜREK YANGINLARI

Temmuz 05, 2009 1
YÜREK YANGINLARI
Ansızın bir duman yükselir gülüm,
Bu ruhsuz kentin ufuklarında...
Ve.. Yangınlarda gönüller...
Kavrulan bedenindir, kıs ikindilerinde..
Ve.. Bin yalana adanmıs taptaze yürekler...
Agıtlarım SANA’dır.. ZAMÂNA’dır,
Ve.. SENDEKI BANA’dır, gülüm!..
Bir bir boyun büker fidanlarım,
Dallar tomurcuklanmaz, çiçeklenmez baharlar..
Ve.. Meyve vermez artık agaçlar..
Bu hasat mevsimidir gülüm!..
Ve.. Biçilen yüreklerdir,
Aysız gecelerde,
Hiç ekilmemis topraklardan...
Ah!.. Yine yangınlarda yüregim!..
Ah!.. Bu Aysız geceler!..
Bu bereketsiz toprak, bu ruhsuz sehir!..
Gülleri hep kokusuz, kokuları gülsüz sehir!..
Ah! O, insanları nursuz sehir!..
Biliyorum yangınlarda yüregin!...
Agıtlarım ZAMÂN’adır gülüm, feryatlarım SANA..
Ve isyânım: SENDEKI BANA’dır..
Bilirsin: Bas egmissem, bu yalnızca RAHMAN’adır..
Ve.. Sikâyetlerim, asla O’ndan degil, ONA’dır..
Yemin olsun ki, ZAMÂN’a, SANA ve SENDEKI BANA,
Ve.. ilk basta YARADAN’a..
Yemin olsun ki, Va’dedilen, elbet olacak gülüm!..
Iste o gün: Ebâbil Kusları’nın kanatlarında YÜREKLERINIZ,
Sehri teslim alacak, Ebrehe’nin Ordusu’ndan..
Sehri ve zamâni..
Ve.. Özbenliklerini, nefsin sultasından..
Ve bitecek yangınlar gülüm!..
Bitecek ve atesler gül bahçesine dönecek...
Iste O GÜN, Ben olamasam da SENDE,
Bil ki.. Sükürlerim RAHMANA’dır..
Ve bu seslenisim, SANA ve SENDEKI BANA ve ZAMÂNADIR..

Sezai KARAKOÇ

ARALIK GÜNLERI IÇIN BIR ASK DENEMESI

Temmuz 05, 2009 0
ARALIK GÜNLERI IÇIN BIR ASK DENEMESI

Ask bu
Kanatları yıldırımlanmıs katı bogalar
Atesin saydam gövdesini kırarak
Yatarak hayat dolu sarnıçların karnına
Sıkı sıkıya kapalı sivri ve kıvrak gaga
Delip geçecek dalıp yeryüzünü
Bak istersen avuçlarıma
Küçük parmagın hizasında o derin havzada
Gögüs gögüse iken ikimize
Iki ayrı kadeh gibi doldurulmus yudum kat'i
Sesin
Sırrım
Gözüm palaspandıras çehremde
Ask bu
Çölün sarı sofrasında atlılar
Hepsinde
Gererken parçalanan elimde
Çelik yay parçaları
Agızlarımız kum rüzgarlarıyla yanık
Yiyip içmezik acıkmazık
:Baskanları
Uyutmasın vahalar diye
Koynuna doldurmus yılanları:
/çocuk
Bir tane.Dayanmıs yanagını cama
Karsı evin balkonuna bakıyor

Orada bir çocuk
Tutunmus demirlere../
Iki kadeh arasında ufak kara nehrim
Beni senden bölen.Suyu yakut de ki kafur
Çölün arı çehrenin gamsız ölümün uzakça oldugu bir demde
Diz çökeyim söyle
Tahtın nerede
Bende kaynayan sende kaynak
Tıpatıp iki kristal küre
Aramızda ceylanımsı bir sıçrama
Çalkalanır sonsuzca.Söyle irice
Bir kelime bul ok atsın dös kemigime
Öfkemi iyi belesin öfken
Ask duraksar ve yara alır
Uçak çelik rengi gögü sesiyle sokunca
Alçalarak yemyesil ekinlerin arasına
Kuru ekmek yiyen üzgün köylüleri bombalamaya
Ilkin küçük nir göl kan dolu agzı
/hava nasıl da yesil/
Su mu yoksa o katı ısık mı yanakların tasıdıgı
Nilüferler isteklerkoca bir dev
Ask bu çignenmis kırbaçlanmıs alta laınmıs
Tanıyıp tutunacak bir insan arayan
Gördülçe çelik kazanlarının iç kaynamasını
Kaliforniyadaki silah fabrikalarını
/Doların egemenlig halkın refahı:
Depolar bosalmalı/
Ask ask bir sehir harabesi daha kazandın
Kursun kanatları gergin
Fosforlu mermiler yine taze
Yıldırımlanmıs bogalar
Havanın katı gövdesini kırarak
Yararak hayat dolu sevdanın karnını
Pilot agzı zehirli bir dil

Kentelenmis çeneler arasından
Gözler ovaya basını çıkaran insanları
Haydi ask ask
De ki dagları delerim senin için
Yıldızlar yakarıslar açık kartlar
Ve haydi hosçakal
Kilimin üstünde
Bir ampül
Bir kırbaç bir ayakkabı

Cahit ZARİFOĞLU

NEYİNE SENİN SEVDALANMAK

Temmuz 05, 2009 0
NEYİNE SENİN SEVDALANMAK
Desene senin neyine aşık olmak,
Akıl başka yerde, yürek başka teldeyken
Neyine senin sevdalanmak…

Oldun da ne oldu mu diyeceksin,
Yoksa hakkındır git sev mi ;
Bilmem bu kaçıncı diye kakınç mı edeceksin
Neyine senin sevdalanmak…

Eller fezaya çıkıp inerken,
Sen bir aşktan diğerine geçerken,
Beklediğin bir türlü gelmezken,
Neyine senin sevdalanmak…

Çekilip otur bir köşeye,
Bakma öyle aşk meşk işine,
Dünyada kalmış tek işmişçesine
Neyine senin sevdalanmak…

Gönül der ki aşk bir hayaldir.
Bir anlık bir hevestir.
Bilmiyorsa sevginin değerini seni seven.
O zaman kanma söylenen her söze.
Bu yüzden sen en iyisi mi sevme boş yere.
Sevip de yanma, acı çekme,
Hiç olmazsa üzülme,
O yüzden ki en iyisi mi sen
Sevdalanma kimseye…


Mehpare ÖĞÜT
MART 2009