21 Şubat 2009

TANRININ KAHVESİ


Bir grup kariyer yolunda ilerleyen yeni mezun, eski üniversitelerindeki
profesörlerini ziyaret için bir araya gelirler.
Sohbet, sonunda işin ve hayatın stresinden şikayetlenmeye döner.
Misafirlerine kahve ikram etmek isteyen
profesör mutfağa gider ve yanında büyük bir termos içinde kahve ve porselen,
plastik, cam, kristal olmak üzere değişik tarzda ve ucuz görünenden, pahalı ve
hatta çok özel olanlarına kadar değişik kahve bardakları ile gelir.
Herkes bir bardak seçince, profesör şöyle söyler :

'Fark ettiyseniz, tüm pahalı görünen bardaklar alındı ve geriye ucuz görünümlü,
sade bardaklar kaldı. Kendiniz için en iyi olanı istemeniz normal olsa da, bu
sizin stresinizin ve problemlerinizin kaynağı aslında. Emin olun ki, bardağın
kendisi kahvenin kalitesine hiç bir şey katmaz. Çoğu zaman, sadece daha
pahalıdır ve hatta bazı durumlarda da içtiğimizi saklar. Hepinizin aslında
istediği kahveydi, bardak değil, ama bilinçli olarak en iyi bardaklara
yöneldiniz ve sonra birbirinizin bardağına bakmaya başladınız. Şunu bir düşünün:
"Hayat kahvedir. Is, para ve toplumdaki konumunuz da bardaklar. Onlar hayati
tutmak için sadece araçlardır ve seçtiğimiz bardak yasadığımız hayatin
kalitesini belirlemediği gibi değiştirmez de. Bazen sadece bardağa odaklanarak
Tanrının sunduğu kahvenin tadını çıkarmayı unuturuz. Kahvenizin tadına varın!"
En mutlu insanlar herşeyin en iyisine sahip değildirler. Sadece her şeyin en
iyi şekilde tadını çıkartırlar...

Basit yaşayın.
Cömertçe sevin.
Birbirinize derinden itina gösterin..
Nazik olun.
Gerisini Tanrıya bırakın.'


Alıntıdır…

Hiç yorum yok: