15 Ocak 2012

KİTAP OKUNMUYOR !..

Televizyon ve internetin kitap okumayı engellediği haberini okuduğumda, doğrusu hiç şaşırmadım…Çünkü ben de özellikle internetle haşır neşir olalı, kitap okumaya ayırdığım zamanı giderek azalttım…Gerçi interneti, okuma etkinliğinin dışında pek kullanmıyorum… Ama yine de kitap okumaya ayırdığım zamanı internet lehine çalmak, beni rahatsız ediyor…İnterneti de kitap okumayı da çok sevdiğim için, zaman ayarlamasında çoğu zaman dengeyi sağlayamıyorum ve bu duruma çok üzülüyorum…İnternetin yeri ayrı, kitap okumanın yeri ayrı…İkisi de vazgeçemeyeceğim iki etkinlik…Kitap sayfasını çevirdiğiniz zaman duyduğunuz kağıt hışırtısını, internette bulmanız mümkün değil…Kağıda dokunmak, onu hissetmek başka bir haz veriyor bana…Öyle ya!..Gazete sayfalarını çevire çevire okumanın tadını nasıl değişiriz, internette gazete okumaya…Başkadır, kitabı, gazeteyi elimize alarak okumak…

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, sendikanın Ar-Ge kuruluşu olan DESAM'ın "Kütüphaneler Haftası" dolayısıyla hazırladığı "İnternet ve Televizyon Kitap Okumayı Engelliyor" adlı rapor çalışmasını değerlendirdi… Avcı şunları söyledi: “Ekonomik sıkıntıların ve kitapların pahalı olması, kitap okuma alışkanlığını azaltan unsurlar arasında yer alıyor… 400 kütüphaneye karşılık 400 bin kahvehanenin bulunduğu Türkiye'de, kitap okuma alışkanlığını özellikle televizyon ve internet azalttı… Birleşmiş Milletler tarafından açıklanan raporda, Türkiye, kitap okuma sıralamasında 173 ülke arasında 86. sırada yer aldı… Türkiye'de 12 bin 89 kişiye bir kitap düşmesine rağmen, Japonya'da 25 kişiye bir kitap, Fransa'da 7 kişiye bir kitap düşüyor… Türkiye'de kitap okuyan nüfus günden güne azalıyor… Türkiye'de bugün, 1965 yılına göre, üniversite bitirenlerin sayısının 15 kat artmasına rağmen kitap okuma alışkanlığının yüzde 10 daha düşmesi üzüntü verici… Evde anne ve babasını kitap, gazete okurken gören çocuğun kitap okuma alışkanlığı kazanması daha kolay oluyor… Evde kitaplığın olması, hatta çocuğun kendi kitaplığının olması, çocukta kitap okuma alışkanlığı oluşturuyor…"

“Eğitim şart!..” klişeleşmiş sözü, bizi hem gülümsetir hem de düşündürür, acı acı…İyi de üniversite mezunlarının sayıca arttığı bir dönemde okuma oranının düşmesi nasıl izah edilebilir?..Üniversitelerimizde eğitim verilmiyor mu?.. Niye eğitim alan bu gençlerimiz kitap okumuyor?..Demek ki tek başına üniversite eğitimi, kitap okuma alışkanlığı kazandıramıyor…Kitap okumanın, ders kitabı okumak anlamına gelmediğini bilmemiz gerekiyor…Anneler-babalar, genelde çocuklarının roman, öykü vb. kitap okuduğunu gördüklerinde olumsuz tavır takınırlar…Onların “Bırak o kitabı, boş şeylerle uğraşacağına otur da dersini çalış!..” demelerine hepimiz tanık olmuyor muyuz?..Bu anne ve babaların, ne kadar yanlış düşündüklerini öğrenebilmeleri için, öncelikle eğitilmeleri gerekmez mi?...

Gelelim asıl konumuza…Televizyon ve internet, zaten düşük olan okuma oranını daha da düşürüyor…Televizyon izlemek, okuma tembelleri için harika bir etkinlik…Al eline çayı, bir tarafta hamur işleri diğer tarafta televizyon programları keyfine bak!..Düzeysiz programlarda sergilenen aile facialarını, duygu sömürülerini izle…Kavuşamamazlık üzerine kurgulanmış senaryoların pençesindeki dizileri izle…Bol bol ağla ya da anlamsız sözlere kahkaha at!.Ya kitap!..İşte onu hiç sorma…En son okuduğu kitabı sorsanız, anımsayamaz, bu sadık televizyon izleyicileri…

İnternet ise hepimizin gözdesi…İyiye kullanıldığında harika bir bilgi kaynağı…Vazgeçilmez, o oranda da yararlı bir etkinlik…Ayıracağınız zaman ne kadar olmalı internete…Sorun burada…İpin ucu kaçıyor bazen…Ben, bir saatliğine diye oturuyorum, bir bakıyorum ki öğle olmuş…Zamanın nasıl geçtiğini fark edemiyorum bile…Benim en büyük keyfim, kitap okumaktır…En sevdiğim saatler de sabah saatleridir…İşte o zaman kitap okuma saatimi internet çalmış oluyor ve bundan dolayı da büyük rahatsızlık duyuyorum…Kitap okumaya ihanet gibi geliyor, bu davaranış bana…İnternette de yazılarımı yayınlamak, yorumlar almak hoşuma gidiyor…İnternet ile kitap okuma etkinliği zaman dilimi içi içe olduğundan bu gel gitler hep oluyor…Sanıyorum, internete ayırdığım zaman dilimini azaltmak en gerçekçi çözüm olacak benim için…3 grubun kurucusu olarak bunu nasıl başaracağım, bilemiyorum…Ama deneyeceğim…Televizyon izleme zamanını minimuma indirerek kitap okuma saatine katmam da yeterli olmadı çünkü…

Sizlerde de bu rahatsızlık vardır sanırım…Nasıl bir çözüm ürettiğinizi de merak ediyorum doğrusu…Hele benim gibi emekli değil çalışan iseniz işiniz daha da zor…Her halükârda çözüm bulmak zorundayız…Çünkü kitap okumaktan vazgeçemeyiz öyle değil mi sevgili dostlar!..

Asım ERDOĞAN

Hiç yorum yok: