"Söz düşünceyi fetheder, ama ona hükmeden yazıdır" Walter Benjamin

İYİYE YORMAK




Farklı yaklaşımlar gösteririz aynı tür olay karşısında…Kimimiz kötümser bakar, kara tablolar, kimimiz de iyimser bakar, pembe tablolar çizeriz…Kuşkusuz en iyi yaklaşım, olayı olduğu gibi gerçek haliyle görebilmek ve ona göre davranış biçimi geliştirebilmektir…İyimser ya da kötümser bakış açısı, olayı belli, bilinen mecrasından çıkarır ve irdelenmesi gereken olayın bambaşka bir görünüm kazanmasına neden olur…Bu durum, yanlış değerlendirmeleri, istenmeyen sıkıntıları doğurur…Tanı yanlış konulunca tedaviden de istediğimiz sonucu elde edemeyiz…

Bir kızınız var…Arkadaşlarıyla buluşmak, görüşmek istiyor…Kötümser bakış açısı hemen akla, gazoza konulan ilaçla bayıltılmayı ve tecavüzü getirir…Kaskatı kesilirsiniz…Hayır, gidemezsin, izin vermiyorum, der ve kızınızı bir sosyal etkinlikten mahrum bırakırsınız…İyimser bakış açısı ise izin almayı bile gerektirmeyen bir olay olarak kabullenir bu durumu…Kızınız sorgulamadan, kimlerle buluşacağını düşünmeden arkadaş grubuna katılır ve riske atar kendini…Kötü bir sonucu aklına bile getirmez…Beklenmedik bir durum ortaya çıktığında da şaşkınlık yaşar…Oysa, anne ve baba kızlarının sosyal yaşamını kısıtlamadan, belli tehlikeler için uyarılarda bulunursa gerçekçi davranmış olur…Tehlike vardır; ama bu tehlikeli durumu önlemek de yine kişinin kendi elindedir…Dikkatli olmak yeterlidir…Sadece bu…

Bir ev alacaksınız…Beğendiğiniz ev çok güzel; ama düşünürsünüz, acaba emlakçı her şeyi olduğu gibi aktardı mı size?..Karamsar bakış açısı, emlakçının üç kağıtçı olduğunu, sizi kandırmak ve paranızı kapmak için her türlü dümeni çevirdiğini düşündürür…İyimser bakış açısı ise emlakçının çok iyi bir insan olduğunu, çok ucuza evi size bıraktığını, sizi de çok sevdiğini düşündürür…Oysa, ev alırken, dikkat edilmesi gerekenler bellidir…Emlakçılar, evi satabilmek ve komisyon alabilmek için bire bin katarlar…Olumsuzlukları da pek söylemezler…Ama siz kendiniz tapuya giderseniz, oranın imar durumuyla ilgili gerçekçi bilgileri alabilirsiniz…Rayiç bedeli de öğrenerek evin gerçek değeri ile sizden istenen paranın uygunluğunu denetleyebilirsiniz…Emlakçının komisyon alma hevesini de normal karşılarsınız…Bunu da vermek istemiyorsanız, o zaman sahibinden satılık ilanlarından seçim yaparsınız…

Bir yolcu uğurladınız…Arkasından su döktünüz…Kötümser bakış açısı, kaza olacağını, uğurladığı kişinin öleceğini düşünür…O, yerine ulaşıncaya kadar da bu duygudan kendisini kurtaramaz…İyimser bakış açısı, onun sağ salim yerine ulaşacağını düşünür ve aklına hiç kötü şeyler getirmez…Oysa, hangi kara taşıtıyla gidiyorsa plaka numarasını almak emniyet açısından yeterlidir…Gerisi pek çok faktöre bağlı olacağı için düşünmek ve üzülmek gereksizdir…

Bir yakınınız kanser hastalığına yakalandı…Kötümser bakış açısı, onun hemen öleceğini, artık yapılacak bir şeyin olmadığını düşündürür…İyimser bakış açısı da ölümün asla olmayacağını ve hastanın kurtulacağını düşündürür…Oysa, kanser tedavi edilebilen bir hastalıktır…Mücadele etmek gerekir…Ancak tüm çabalara rağmen ölümün de olabileceği var sayılmalıdır…Sürecin dikkatle izlenmesi ve gereken tedbirlerin alınması yeterlidir…

Yaşamınızı sürdürürken, iyimser bakış açısı, mutlu olacağınızı, rahat bir yaşam sürdüreceğinizi düşündürür…Kötümser bakış açısı ise, sürüne sürüne yaşamınızın süreceğini, ölümün sizin için tek kurtuluş yolu olduğunu düşündürür…Oysa, yaşam, dün, bugün, yarın üçlemesinin harmanlanmasıyla oluşur…Bugünün ve yarının iyi değerlendirilmesi, yaşam koşullarının her iki durumu da karşılayabilecek iyi bir planlama ile oluşturulması gerekir…

Sevgili dostlar!..Her konuda gerçekçi olabilmek, arzulanan bir durumdur…Olayları siyah ya da pembe görmek yerine gerçek renkleriyle görebilmek zorundayız…O zaman, dengeyi kurabilecek ve sağlıklı bir yaşam sürdürebileceğiz…
  
Asım ERDOĞAN
Yorum Gönder