11 Kasım 2013



Kasım ayı geldi yine…Sonbahar tüm güzelliğiyle hüzün melodileri söylüyor bize…Dökülen yapraklar, içimizden kopup fırlayan anılarımızı simgeliyor…Sevmem sonbaharı…Ayaklarımın altında çıtırdayan yapraklar, sonbahar şarkılarını anımsatır bana…”Düşen bir yaprak görürsen, beni hatırla demiştin/Biliyorsun seni ben, sonbaharda sevmiştim” diyen Yıldırım Gürses’i, Seninle bir sonbahar mevsimiydi tanıştık/Sanki birbirimizi yıllarca aramıştık/Düşmeden el diline mesut günler yaşadık/Yabancı olduk şimdi, yazık birbirimize/İstersen gel dönelim, eski günlerimize” diyen Nesrin Sipahi’yi canlandırırım gözümde…Gözlerim nemlenir…Nedense ayrılıkları, ölümleri, acıları, sıkıntıları bir film şeriti gibi gözlerimin önünden geçirir sonbahar…Oysa bilirim, bugün o yapraklarını döken ağaçlar, ilkbaharda yeniden hayat bulacak, dallarına su yürüyecek, kokulu çiçekler açacak, moral verecek her birimize…Teselli etmez bu beni…Kimler görebilecek acaba o güzelim yeni baharı?..Bilebilir miyiz?..Hafiften başlayan hüzün tüm benliğimi sarıverir birdenbire…Sararmış, kurumuş yapraklar, rüzgarla savrulurlar sağa sola… Çöpçülerin, o sararmış, kurumuş yaprakları toplayıp plastik torbalara doldurması, geriye dönüşü olmayan bir yolculuğu dikte eder bana…Yahya Kemal Beyatlı’nın “Sessiz Gemi” şiirini mırıldanırım o an dize dize…Ölümün soğuk yüzünü hissederim…

Madalyonun öbür yüzü, çok farklıdır…Bayılırım sonbahar manzarasına…Renk cümbüşü, hüzünlenen yüreğimi hoplatır yerinden adeta…Kırmızı, yeşil, sarı, kahverengi, kızıl her renk öyle ahenklidir ki sonbaharda…Doğanın vedasına, şapka çıkarırım…Hele bir göl görüntüsü de eşlik etmişse bu manzaraya, doyamazsınız hazzına…Elimde fotoğraf makinesi, koşarım bir manzaradan diğer bir manzaraya…Sonbahar manzarası, kasım aşklarını da körükler…”Kasımda Aşk Başkadır” filmini bilirsiniz…Konusu şöyledir: “Nelson Moss (Keanu Reeves) yaşamını işine adamış tipik bir iş adamıdır…Bir ehliyet sınavında Sara(Charlize Theron) ile tanışır…Sara her ay evini ve kalbini problemli bir adamla paylaşır…Sara, Nelson’a 1 ay boyunca onunla yaşamasını teklif eder(Kasım ayı boyunca)...Nelson teklifi kabul eder ve aynı evde yaşamaya başlarlar; ama birbirlerine aşık olurlar…Bu hesapta yoktur…Sara, hayatında ilk kez bir erkeğe aşık olmuştur ve aslında kendisi kanserdir; fakat bunu Nelson’la paylaşmaz…Nelson Sara’nn kanser olduğunu öğrendiğinde, Sara, Nelson’dan ayrılmak ister...Nelson bu ayrılığa karşı çıksa da olaylar Sara ile ayrılması sonucunu doğurur…” Duygusal bir filmdir, “Kasım’da Aşk Başkadır” filmi…Bu filmi anımsarım, her sonbahar manzarasını izlemeye başladığımda…

Karamsarlık ya da mutluluk seçeneği karşınızda durur sonbahar mevsiminde…Ben, her yılın kasım ayında yaşarım bu ikilemi…Çünkü hüznün ve coşkunun harmanlanmasıdır sonbahar…Bir yanıyla hüzün verir, diğer yanıyla yüreği hareketlendirir, coşturur…Sonbahar, kuru, ruhsuz ağaçları, beklenilen soğuk havaları, kısalan günleri, koşuşturmaları, sıkıntıları, ister istemez anımsatır… Suratlarımız asılır, morallerimiz bozulur…Oysa kış da güzel bir mevsimdir…Kim sevmez kar yağışını ve o muhteşem kar manzarasını?..Öyle değil mi?..Önemli olan, her mevsime ikinci yüzüyle güzel yüzüyle bakabilmek, bunu başarabilmek…

O nedenle, sonbaharın ikinci yüzünü yani güzel yüzünü görmekte yarar var…Doyasıya yaşamalı tüm insanlar, sonbahar manzarasının hazzını…O halde, bırakınız lütfen, yüreğinize baskılamayı…Ayaklarınızın altında bastıkça çıtırdayan kurumuş yapraklar, bir melodi fısıldıyor gibi gelsin size…Parçalanmış bulutların arasında eskisi gibi güçlü olmayan güneşin batışı manzarası, sevgi dağarcığınızı artırsın yüreğinizde…Sonbaharın tüm renkleri ılık ılık aksın içinize…Aşık olun yeniden, eşinize, sevgilinize…Okşayın onların ruhlarını…Sonbaharın
coşkusunu yaşayın!..

İşte o zaman muhteşem yüzünü gösterecek size sonbahar!..


Asım ERDOĞAN



ŞAİRANE @ 2007-2017. Blogger tarafından desteklenmektedir.

ŞAİRANE . 2017 Copyright. All rights reserved. Designed by Blogger Template | Free Blogger Templates