Ş A İ R A N E: #BENİMYAZILARIM
#BENİMYAZILARIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#BENİMYAZILARIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

07 Haziran 2024

DEĞİŞİME AÇIK OL !

Haziran 07, 2024 0
DEĞİŞİME AÇIK OL !

Değişim, yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır. Her insanın hayatında belirli bir dönemde değişim ihtiyacı hissettiği anlar vardır. Bu değişim, bazen bilinçli bir tercih, bazen de kaçınılmaz bir zorunluluktur.

Değişim, her zaman kolay olmayabilir; hatta çoğu zaman zorlu ve sancılı bir süreçtir. Ancak, değişim olmadan büyümek ve gelişmek mümkün değildir.Kişisel gelişim, kişinin kendisini daha iyi tanıması, potansiyelini keşfetmesi ve hedeflerine ulaşması için yaptığı bilinçli bir çabadır.

Değişim, kişisel gelişimin en önemli unsurlarından biridir. Kendini geliştirmek isteyen bir birey, öncelikle değişime açık olmalı ve değişimi kucaklamalıdır. Çünkü gelişim, eski alışkanlıkları bırakmayı, yeni beceriler kazanmayı ve daha iyi bir versiyonuna dönüşmeyi gerektirir.Değişim sürecine başlamadan önce, kişinin kendisini objektif bir şekilde değerlendirmesi önemlidir. Nelerden memnun değil? Hangi alanlarda gelişmek istiyor? Hangi alışkanlıklarını değiştirmek istiyor? Bu sorulara dürüstçe yanıt vermek, değişim sürecinin ilk adımıdır.Değişim sürecinde hedef belirlemek de çok önemlidir. Net ve ulaşılabilir hedefler koymak, bu hedeflere ulaşma motivasyonunu artırır. Küçük adımlarla başlamak ve her bir adımı başarıyla tamamladıkça daha büyük hedeflere yönelmek, değişim sürecini daha yönetilebilir hale getirir.

Kişisel gelişim yolculuğunda sabır ve kararlılık da kritik öneme sahiptir. Değişim bir anda gerçekleşmez; zaman alır ve bazen geri adımlar atmak gerekebilir. Bu süreçte kararlı olmak, motivasyonu yüksek tutmak ve pes etmemek önemlidir. Her zorluk, kişiyi daha da güçlendirir ve hedeflerine bir adım daha yaklaştırır.Değişim sürecinde destek almak da faydalıdır. Bu destek, bir mentordan, koçtan veya aynı yolda ilerleyen bir arkadaş grubundan gelebilir. Destek almak, motivasyonu artırır ve süreç boyunca karşılaşılan zorlukları aşmada yardımcı olur.

Sonuç olarak, değişim kişisel gelişimin anahtarıdır. Değişim sürecini kucaklamak, kişinin potansiyelini en üst düzeye çıkarması ve daha tatmin edici bir yaşam sürmesi için gereklidir.

Unutmayın, her yeni gün, değişim için bir fırsattır ve bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek kişinin kendi elindedir. Değişimden korkmayın; çünkü değişim, büyümenin ve gelişmenin en doğal yoludur.

Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL


 

17 Mayıs 2024

OLUMLAMA YAPIYORUM : HER YENİ GELİŞİME KENDİMİ AÇIYORUM

Mayıs 17, 2024 0
OLUMLAMA YAPIYORUM : HER YENİ GELİŞİME KENDİMİ AÇIYORUM

 Yokluklarına alıştığımız insanların aslında hiç yanımızda olmadıklarını anladığımızda iş işten geçmiş oluyor !


Çünkü, her zaman için birilerinin yanında olmak ya da yanımızda olmalarını istemek kendimizle olan yalnızlığımızı paylaşmak adına istediğimiz bir durum... Yalnızlığı sevmeyen insanların dört duvar arasında yaşamalarını istemek ise oksijen olmadan da yaşayabilirsin demekle aynı şey bence...


Kendimden biliyorum... Her ne kadar yalnızlığı sevsem de bir süre sonra iç dünyamı karartan, boğuluyormuş hissine kapılmama neden olan psikolojik bir durumun içinde buluveriyorum kendimi. O an için hiçbir şeyin avutmadığını söylemekse yerinde olur. Ve öyle anlarda bir şeye, birilerine, bir sese ihtiyaç duyarsınız. Dört duvar üstünüze geliyor gibi olur ve gelir de.. Gözlerinizi kapatıp kaçmak istersiniz bu durumdan. Belki bir şarkı mırıldanmak iyi gelir dersiniz ama sesiniz bile duvarlara çarpıp döner gerisin geriye.. İşte o zaman anlarsınız ki yalnızlık size göre, insanlara göre bir şey değildir. Çoğu insan yalnızlığını sevdiğini bu durumu kabul ettiğini söyler ama bence bu doğru değildir. Çünkü yalnızlık çok da sevilecek bir şey değildir. Bir şeyleri paylaşmadan hayatı geçirmek insanlar için uygun bir davranış şekli değildir. İlla ki bir paylaşım, bir iletişim olmak zorundadır. Bu karşı dairedeki bir komşunuz, markette ki bir çalışan, iş yerindeki bir arkadaşınız ya da çok uzaklarda bile olsa telefonun öbür ucundaki ses. Yani yaşayabilmemiz adına mutlaka birilerine ihtiyaç duyarız. Tıpkı yemek-içmek gibi... Ama öyle durumlar daha doğrusu öyle insanlar da vardır ki etrafımızda aslında yalnızlığımızı, hayatımızı paylaştığımızı düşünürken bir de bakmışız ki o bize ait olanları paylaşır başka birileri ile. İşte o zaman da kendi yalnızlığımızın iyi olduğuna hükmeder, geride bırakıp her şeyi kendi kabuğumuza çekiliriz sessizce. Bir daha kimsenin duymayacağından emin olana dek. Bu durum ne kadar sağlıklı olabilir ki ! Düşününce dünya üzerinde tüm canlılar birbiri ile iletişim halinde iken bizim kendimizi yalnızlığa makhum etmemiz ne kadar doğru ! Sırtımızdan vuranlar oldu diye kendimizi kapalı kapılar ardına kilitlemek de neyin nesi ! Dışarıda akıp giden bir hayat varken kendimizi soyutlamak da ne demek ! Doğru değil elbette. Biz bir bireyiz. Hatalarımızla sevaplarımızla. Bu dünyada nefes alan, yaşamaya çalışan ve iletişim halinde olmak zorunda olan. Kendimizi cezalandırmak, kendimizi bir şeylerden sırf bizi dışlayanlar yüzünden mahrum bırakmak. Öyleyse önce kendimizi hapsettiğimiz odanın kilidini açıp kapıdan dışarı çıkıyor, doğan güne merhaba deyip yürümeye başlıyoruz. Aldığımız her nefes için Yaradana şükredip yeni gelişime kollarımızı açıyoruz. İsteyen bizi sırtımızdan vursun kime ne !... Biz her defasında düşüp yeniden kalkmasını biliriz elbette. O güce sahibiz. Önemli olan kendimize olan inancımızı yitirmeden, hayatın güzelliklerini hissedebilmekte. Gelene gidene eyvallah deyip yürümeye devam edebilmekte...  Hayırlısı diyelim öyleyse ve yeni oluşumlara açalım kendimizi tüm güzelliklerle birlikte...

Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL

2024 Mayıs