19 Aralık 2010

SÜK’U’TA ERDİM SEVGİLİ !...


Dilim bağlanmışçasına ve sana giden her yol tıkanmışçasına,
Çıktığım her yolun sonunda;
Varacağım her limanda sana koşarcasına,
Yalın ayak, çırılçıplak geliyorum sana…
Ruhumun tüm saflığıyla, geçmişten kalan enkazları atarak bir kenara,
Tüm aşk yokluğunun naraları arasında,
Ve daha önce hiç olmadığı kadar,
Hiç sevmediğim / sevemediğim kadar,
Bir sen büyüyor ki içimde, hiç sorma…
Sorma sevgili !.
Tarifini yapamam sana,
Ben bile böylesine şaşkın ve böylesine mahsunken,
Allah aşkına, Leyla ve Mecnun Hatrına,
Hiçbir şey sorma Sevgili bana..

Dipsiz bir kuyuya düşmüşçesine,
Gün ışığım oluyorsun en zifiri gecelerde..
Koynumda büyüttüğüm tüm hüzünlerle birlikte;
Penceremden sızan ay ışığım gibi,
Sen giriveriyorsun ansızın yüreğimden içeriye…
Ve sük’u’ta eriyorum gelişinle..
Diniyor ruhumdaki tüm çırpınışlar..
Sanki sensiz geçen yıllara meydan okurcasına,
Derinden bir “oh” çekiyorum…
Yokluğunda büyüttüğüm çiçeklerimi suluyorum;
Senin gelişinle açan menekşelerimi,
Onlar bile ne kadar özlemişler seni…

Ve ben ki sük’u’ta erdim sevgili..
Söyleyemem seni nasıl sevdiğimi…


Mehpare ÖĞÜT
2010