06 Şubat 2011

SANA BİZİ ANLATMAK ...

Sana aynalardan yöneliyordum. Hayatının hiçbir döneminde varlığımdan haberdar olmadığını bildiğim halde, kendinden uzak yaşamalarında en çok gördüğüm… Kırık cam parçaları hüznünü anlamlandırmama yetiyordu ama ben vazgeçmedim.

Nasıl yapabilirdim ki ? Mevsimler gözlerimizden akıp giderken, otoriter kimliğim altında ezilen çocukluğum yalnız senin yanından kendini yaşıyordu. İlk kez bisiklet kullanmalarımda olduğu kadar özgür hissettiğimi sen anlıyordun. Çünkü yalnızca çocuk olabildiğim kadardım bu batık kentte.

En çok buydu belki de. Uçsuz bucaksız mavi köpükte çırpınmalarımız zamana verilen tüm isimleri tüketiyordu kendiliğinden. Kumdan kalelerimiz vardı; hesapsız düşlerimiz. Kağıt gemilerimiz ıslanmıyordu biz gülümsedikçe.

Kendi kimliğimizi hiçbir olmaza aldırmadan kabullenebiliyorduk. İrkilmelerimiz yoktu; bizden olmayanlara da aldırmıyorduk. Paylaşımlarımız bir o kadar herkes içindi. Sımsıkı kucaklıyorduk insan bileni. Sokaklarda sır oluyor, “yaşıyor muyum ?” diye soranlar için umut dağıtıyorduk sevgiden. Bilinmezlere yolculuk yapmak olsa da yaşam korkmuyorduk.

Nihilist bir felsefeyle tükenenleri ömrün en savunmasız coşkusunu yaşayarak buluyor, korkulardan sır demetleri biriktiriyorduk.

Aslında tüm yaşam öyküleri kendimizindi. Bayram ertesi sarsılırdı coşkularımız. Caddelerde, evlerde, vitrinlerde cıvıl cıvıl akıyorduk. Konuşandık parlayıp sönen suskunluklarda. Ve yaşayandık pek parlak olmayan diğer yüzünü. Kimsesiz ağlayandık…


Nur GEZEK
-Senin İçin’den-


Nihilist Tanımı : hiçci, hiçbirşeyin gerçekte var olmadığını düşünen kimse. (bkz: nietzsche)