04 Şubat 2012

AĞLAMAK GÜZELDİR



Sezen Aksu: ”Ağlamak güzeldir, süzülürken yaşlar gözünden…Sakın utanma…Ağlamak öfke, delice nefret, doruklarda aşk, doyumsuz sevinç…Kahreden keder, kısaca hayat…Ve nefesindir… Ağlamak şu geçici dünyada , her şeye rağmen var olmak demek…Ağlamak yaşanan binlerce duygu, insanca coşkunun güzel bir şeyidir…Ağlamak senin kara dünyada, hâlâ sevdiğin ve hissettiğin, tüm güzelliğin ve çirkinliğinle var olduğundur…” diyor bir şarkısında…Yürek tellerini titretircesine…Var olmak ekseninde ağlamak üzerine söylenmiş, ne güzel sözler bunlar öyle değil mi sevgili dostlar!..Can-ı gönülden evet dediğinizi duyar gibiyim…Çünkü bizi anlatıyor bu sözler…Hepimizi…Yanağımızdan damla damla süzülen tertemiz gözyaşlarımızı…

Aynı Sezen Aksu bir başka şarkısında da: “Sen ağlama, dayanamam…Ağlama göz bebeğim sana kıyamam…Al yüreğim senin olsun…Yüreğin bende kalırsa yaşayamam…” diyor…Hangimiz sevdiğimizin ağlamasına dayanabiliriz?..Sevdiğimizin akıttığı gözyaşı yüreğimizi damla damla incitir elbette acıtır hatta kimi zaman da dağlar…Sezen Aksu’nun bu farklı yaklaşımı asla bir çelişki değil…Evet ağlamak güzeldir genelde; ama yürek kaldırmaz sevdiğinin döktüğü gözyaşlarına…Dayanılmayız gerçekten…Ağlamak sizi rahatlatır; ama sevdiğinizi de üzer…

Ağlayan birini gördüğümüzde de üzülürüz, sevgili dostlar!..Gözyaşları her yüreğe ulaşır çünkü…Lime lime olur içimiz…Hemen bir mendil uzatma, akan gözyaşlarını silme arzusu sarar tüm bedenimizi…Saçlarını okşama, teselli etme ihtiyacını duyarız kimse bizi zorlamadan…Niçin ağladığını merak ederiz…İnciten her kim ise kızarız ona…Hıçkırıklar bir ok gibi saplanır yüreğimize…Ağlayan kişinin başını omzumuza yasladığımızda huzur buluruz, rahatlarız…Sığınacak bir liman bulmuştur kırılan yürek…

Nice gaddar yürekler de var hep ağlatan…Gözyaşlarıyla beslenen…Ağladıkça vuran…Vurdukça daha da azgınlaşan…Sonra da insanım diye hiç utanmadan aramızda dolaşan…Kan emen vampirler gibi gözyaşı emen, acayip insanlar!..Yenimahalle’de otururken komşumuz böyle bir insandı ne yazık ki…Her akşam ağlatırdı eşini…Hıçkırıklarını duyar, üzülürdük…Gündüz normal olan eşinin akşam bu derece değişmesine anlam veremezdik…Bir gün, aile içi diye müdahale edemediğimiz olay apartman içine taşınca, hepimiz dışarı çıktık…Eşini aşağı kat merdiven boşluğuna ittiğini gördük dayanamadık, müdahale ettik…Bağırdı, çağırdı…Aldırmadık…O gün bizde kaldı eşi…Göndermedik evine…İçki nedeniyle eşinin değiştiğini ve her akşam eziyet ettiğini ve bu nedenle akşamın olmasını hiç istemediğini öğrendik…Üzüldük tabi…

“Erkekler ağlamaz!..” sözü hiç doğru değil…Erkekler de ağlar…Duygusal, yüreği insan sevgisiyle dolu her erkek ağlar…Bir zayıflık değildir ağlamak…İnsan olmanın gereğidir…Ben ağlarım…Hassas olduğum için, ağlayabildiğim için de mutluluk duyarım…Ağlamayı acizlik olarak değil tersine Sezen Aksu’nun da dediği gibi var olmak olarak algılarım…

Sevinçten de ağladığımız olur zaman zaman…Evladınızın diploma töreni, asker oğlunuzun yemin töreni, nikah töreni, bir torunun doğumu, baba ya da anne olduğunuz an, unutulmayacak mutlu anlardır…Ağlarız mutluluktan…Sevinç gözyaşlarıdır bu dökülenler…Hoşnut oluruz…Hemen arkasından da güleriz ağladığımıza…

Sulu gözler de vardır…Hemen her şeye ağlar…İşte bu tip insanlar dayanıksızdır, mücadele güçlerini yitirmişlerdir…Her başarısızlık karşısında gözyaşı dökmeyi alışkanlık haline getirmişlerdir…Bu kişileri yakından tanıyanlar, her sorun karşısında ağlayacağını bilirler…Acizlik olarak yorumlamak belki insafsızlık olur; ama bu tür insanların gözyaşları ve direnmeyen tavırları biraz canımızı sıkar…Mücadele etmek yerine ağlayıp sızlanmayı tercih ettikleri için tesellilerimiz de isteksiz olur…

John Vance Cheney diyor ki: “Gözler yaşarmadıkça, gönülde gökkuşağı oluşmaz…” Ne kadar doğru dediğinizi duyar gibiyim…

Asım ERDOĞAN

Hiç yorum yok: