İYİ OLALIM - Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

07 Mart 2026

İYİ OLALIM

 


Son paylaşımımın üzerinden epey bir vakit geçmiş .. Tabii ki de boş durmuyorum. Geçen sene başladığım resim kursu bir hayli meşgul ediyor beni ve elbette çok sevgili kitaplarım. İnsanın içinde biriktirdiği, söylemek isteyip de söyleyemediği ne çok şey var. Bazen haykırmak, içindekileri kusmak istiyor ama olmuyor. Kendi adıma konuşmam gerekirse, bazen değil çoğunlukla eski çocukluk günlerime gidiyorum. Sanki o anı tekrardan yaşıyormuş ya da yaşamak istercesine... Size de oluyor mu böyle haller bilemem ama benim sıklıkla olur. Bunun geçmişle bağını koparamamakla ilgili bir durum olduğundan yüzde yüz eminim çünkü kopmasını istemiyorum. Çünkü yarım asırlık ömrümün çoğunluğunda en mutlu ama en mutlu olduğum yıllar çocukluğuma ait yıllardı. Sizler de eminim “evet” diyorsunuzdur içinizden... Neden biliyor musunuz ? Çünkü o yıllarda ne yokluktan, ne kavgalardan, ne kötülerden bihaberdik. Varsa yoksa aklımız oyun oynamakta, arkadaşlarımızla birlikte olmakta, komşunun bahçesinden çalacağımız elmada, annemizden yiyeceğimizi bildiğimiz dayağa rağmen yaramazlıktaydı. Güzel günlerdi.. Belki şu an da sahip olduğumuz bir telefona, bir bilgisayara ya da lüks sınıfına giren şeyler yoktu ama mutluyduk. Biz gerçekten mutlu çocuklardık. Çünkü bizleri yetiştiren anne babalarımız iyi insanlardı. Onlardan merhameti, saygıyı, sevgiyi, dürüst olmayı, kısacası insan olmayı öğrendik. Olmayanlar için yorum kapalı, konuşmak ise abes ile iştigal olmak demektir.

Olamamışların dünyasında yaşamak, aynı havayı solumak, yanyana durmak... Aynı şeyleri düşünmemek ne korkunç bir şey. İşte o yüzden basit bir yaşamın aksine şiddeti, öfkeyi, kötülüğü arzulayanlar ve sırf bunlardan beslenen insanlarla çevrili bir dünya. İnsan korkmuyor değil. Elbette korkacağız. Yaşamımızın, Yaradanın dışında başka birisi tarafından elimizden alınmasından, yollarda korkarak yürümekten, yarına ne olacak diye düşünmeden edememekten ya da gelecek güzel mutlu günlere erişip erişemeyeceğimizden... İyilik ve kötülük... İki kavram. İşte insanlık burada başlıyor. Tarafını seçeceksin illa ki. Ya iyilerden olup kazanacak ya da kötü olup kaybedeceksin. Kötü olup kazanacağını düşünenler aslında büyük bir yanılgının içindeler. Öyle ki şu an onlara her şey yolunda gidiyor gibi gelse de aslında hiç de öyle değil inanın ki. Eğer inançlı bireylerseniz mutlaka kötülerin kaybettiğini ve er ya da geç iyilerin kazandığını bilirsiniz. O yüzden ben iyi olmayı seçiyorum bugünde, yarında... Belki çok fazla şeyim yok ama önemli olan sahip olamadıklarımda değil bana bahşedilen bir avuç mutlulukta. Sevdiklerimle, sevenlerimle ve şu kısacık ömrümde sahip olduğum yaşadığım, hayat bulduğum, beni ben yapan anılarımda. Önemli olan da bu değil mi!

İyi olalım, iyi insanlar, iyi bir toplum... Kötülükten kim ne kazanmış ki !! Hayat denen şu kısacık zamanda kötülükle, öfkeyle, başkalarına verilen zararlarla elimize ne geçecek ki ! Hadi geçti ya sonra ? Bu işin sonrası yok. Sonrası ölüm, sonrası kaybediş... Sonrası yok oluş....


Bugün içimden geldiği gibi yazmak istedim. Çok yazma isteği olmasa da...


Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL

Mart 2026


2 yorum:

  1. Merhabalar.
    Kuşağınızı bilmiyorum ama paylaşımdan anladığıma göre siz de biraz eskilerdensiniz. Evet bizim çocukluklarımız çok güzeldi. Çevremizde hep iyi insanlar vardı. O zamanlar böyle şimdiki gibi kötü insanlarla karşılaşmak mümkün değildi. Sevgi, saygı, merhamet, yardımlaşma ve her şeyden ötesi, insanlarımız haset değildi, çevremizde kötücül insanlar yoktu, hep iyicil insanlar vardı.

    Ben de elbette hep çocukluk dönemlerine gitmeyi arzu edenlerdenim. Teknoloji bu kadar gelişmiş değildi. Ellerimizde hep oyuncaklarımız vardı. Hatta bir çoğumuz oyuncaklarımızı kendimiz yapardık.

    O zamanlar yoksulduk, birini bulurken, diğerini bulamazdık. Doymak için yerdik, örtünmek için giyerdik, tatil nedir bilmezdik ama çok mutluyduk. Allah rahmet eylesin, değerli tarih hocamız İlber Ortaylı'yı 78 yaşında çoklu organ yetmezliğiyle kaybettik. Allah rahmetiyle muamele eylesin. Şunun şurasında ne kalmış ki, yetmiş yaşı devirdim; 8 yıl dediğin ne ki, göz açıp kapayıncaya kadar o yıllarda geçer ve sıra bize de gelir.
    Dünyayı yaşanmaz kılan ve insanları yaşama azminden ve isteğinden koparan bu gidişat hiç iyi değil. Kime dokunsam, bin ah işitiyorum. Çevremiz bir ateş yumağı oldu, bize ne zaman sıçrayacak diye devamlı tedirgin ve tetikteyiz. Böyle yaşamak mı olur? İsrail ve ABD ikilisi kimseyi takmıyorlar ve tüm Ortadoğu ülkelerine kan kusturuyorlar. Yazık değil mi orada yaşamaya çalışan insanlara. Bu zulme bir dur diyecek de yok!
    Her şey gönlünüzce olsun, size sağlık, sıhhat ve afiyetlerle birlikte huzur ve mutluluklar dilerim. Allah'a emanet olun.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar Recep bey, ben de 74 kuşağındanım. Birçok şeye yetişmiş bir birey olarak noktasından virgülüne kadar tüm söylediklerinize katılıyorum. Eskiden insanların bir amacı olurdu yaşamak adına. Şimdi ne o amaç, ne de o istek kaldı. Sadece boğaz tokluğuna yaşayıp gidiyoruz. Söylenecek ne çok şey var ama susuyoruz. Bakalım bu filmin sonu nasıl bitecek. Allah'a sığınmaktan başka çaremiz kalmadı. Rabbim inşallah güzel eyler....Selam ve saygılarımla

      Sil

Yorumunuz İçin Teşekkürler Ediyorum