Bugün içimde, dizelerin bile doldurmakta zorlandığı koca bir sessizlik var. Bana şiiri sevdiren, kelimelerin sadece kâğıt üstündeki siyah lekeler değil, kalbe dokunan birer nefes olduğunu öğreten o güzel insan, Ahmet Telli göçüp gitti bu dünyadan. Bir şairin ölümü, sadece bir ömrün sonu değilmiş meğer; onun dizeleriyle büyüyen, teselli bulan, dünyayı onun gözleriyle anlamlandırmaya çalışan bizlerin de içinden bir şeylerin kopup gitmesiymiş.
Herkesin hayatında onu bir yerinden yakalayan, ruhunun kuytularına dokunan bir rehber vardır. Benim rehberim de onun o mağrur, hüzünlü ama bir o kadar da umutlu sesiydi. Ne zaman sığınacak bir liman arasam, ne zaman bu dünyanın haksızlığına, kabalığına karşı içimde bir isyan büyütsem, kendimi hep onun dizelerinde bulurdum.
"Dövüşenler var bu dünyada, rüzgârlar var / Ve kalbini bir mızrak gibi göğe fırlatan çocuklar..." Onun şiirlerinde sadece aşkı, yalnızlığı ya da hüznü bulmadım ben; direnmeyi, ne olursa olsun insan kalabilmeyi, kırıldığımız yerden yeniden yeşermeyi öğrendim. O, bana hüznün de asil bir duygu olduğunu, acının içinden bile nasıl bir parça umut devşirilebileceğini gösterdi. Şiiri sevdiysem, şiirle iyileşebildiysem, bu tamamen onun o naif ve sarsılmaz kalemi sayesindedir.
Şimdi arkasında koca bir külliyat, zihnimize kazınmış yüzlerce dize ve buruk bir yürek bıraktı. "Belki yine geliriz" diyordu bir şiirinde... Gittin işte kaptan. Ama gidişin sadece fiziki bir ayrılık. Çünkü bana kattığın o ilk şiir sevgisi, her dizede çarpan o heyecanlı kalbim olduğu sürece, sen benim için hiç ölmeyeceksin.
Her yağmur yağdığında, her haksızlığa öfkelendiğimde ve her sevdada yine senin sesin yankılanacak içimde.
Güle güle usta, güle güle kalbimin şairi... Bize bıraktığın her bir kelime için sonsuz teşekkürler.
Ruhun şad olsun.
Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL
&
SOLUK SOLUĞA
"Uçurumlar var diyordun, insanlığın önünde
Ölüm diyordun, her solukta pusuda
Oysa biz bir aşkın tel örgülerinde
Kuşlar gibi çırpınan iki yaralı sığıntıydık."
Çocuksun Sen
"Çocuksun sen sesinin rengi çocuk
Dünyanın bütün sabahları seninle uyansın
Ve her şey seninle başlasın yeniden...
Çocuksun sen, unuttun mu Sınıfta kaldığını hüzün dersinden Ve ne zaman gelsen bir bayram gibi Gözlerinin içi gülerek gelirdin."
BELKİ YİNE GELİRİM
"Gidiyorum bu şehirden, içimde bir çocuk
Ağlıyor, gizlice el sallıyor arkamdan
Gidiyorum, ama gözlerim kalıyor sende
Belki yine gelirim, bir yağmur ikindisinde...
Çünkü bir çığlık gibi büyür içimde
Seni sevmenin o amansız macerası."
HÜZÜN İSYAN OLUR
"Hüzün taze bir ekmek gibi bölüşülürken
Biz o ekmeğin katığına isyanı sürdük
Çünkü bilirdik, hüzün tek başına
Bir yenilgidir karanlığın karşısında."





