Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

29 Aralık 2009

BİR BARDAK SÜTÜN HATRI..

Aralık 29, 2009 0
BİR BARDAK SÜTÜN HATRI..
Howard, yoksul bir ailenin çocuğuydu
ve okul giderlerini karşılamak için
kapı kapı dolaşarak eşyalar satıyordu.

O gün, hiçbir şey satamamıştı ve karnı da çok açtı.
Bundan sonra çalacağı ilk kapıdan
yiyecek birşeyler istemeye karar verdi.
Kapıyı açan sevimli genç bayanı görünce utandı.
Yiyecek bir şeyler yerine "Affeders...iniz,
bir bardak su rica edebilir miyim?" diyebildi yalnızca.
Genç bayan, çocuğun aç olabileceğini düşünerek
kocaman bir bardak süt getirdi ona. Çocuk,
sütü yavaş yavaş içine sindirerek içtikten sonra
"Çok teşekkür ederim, borcum ne kadar?"
diye sordu genç bayana.
Genç bayan, "Borcunuz yok" diyerek,
yüzünde sıcak bir gülümsemeyle devam etti;
"Annem, gösterdiğimiz şefkat ve nezaket
karşılığı olarak asla bir bedel ödenmesini
beklemememizi öğretti bize" dedi.
Çocuk "O halde çok teşekkürler, yürekten
teşekkür ederim size" dedi. Howard Kelly,
evin önünden ayrıldığı zaman
kendisini yalnızca bedensel olarak değil,
ruhsal olarak da güçlü hissediyordu.
Yıllar sonra genç bayan çok ender rastlanan
bir hastalığa yakalanmıştı. Yöredeki doktorlar
çaresiz kalınca, hastalığı ile ilgili araştırmalar
yapılması için onu büyük kente gönderdiler.

Dr. Howard Kelly, konsültasyon yapması için
çağrıldığı hastanın hangi kasabadan geldiğini
duyunca heyecanlandı. Artık genç olmasa da
yıllar önce kendisine sevgiyle yaklaşan bayanı
ilk gördüğü anda tanımıştı ve onun yaşamını
kurtarmak için elinden geleni yaptı.

Uzun süren tedaviden sonra
bayan sağlığına kavuştu. Dr. Kelly,
denetlemesi için önüne getirilen faturaya
şöyle bir baktı ve üstüne birşeyler yazarak
zarfın içine koydu ve hasta bayanın odasına gönderdi.
Kadın elleri titreyerek aldı zarfı eline.
Açmaya korkuyordu... Hastane faturasını
asla ödeyemeyeceğini ve geri kalan yaşamı boyunca
bu faturayı ödemek için çalışacağını biliyordu.
Sonunda zarfı açtı ve faturaya iliştirilmiş
bir not dikkatini çekti. Kâğıtta şunlar yazılıydı:
"Hastane giderlerinin tamamı
bir bardak süt karşılığı ödenmiştir.".


Steve GOODİER

EVLİLİK NEDİR ?

Aralık 29, 2009 0
EVLİLİK NEDİR ?
Almitra sözü aldı ve sordu:
— Peki üstad; evlilik nedir?
Cevap şöyle geldi:
— Siz birliktelik için doğmuşsunuz. Ölüm meleğinin beyaz kanatları sizi ayırana kadar ayrılmayacaksınız.Allah'ın sessiz tanıklığında bile beraber olacaksınız; ama birlikteliğinizde mesafeler bırakın; bırakın ki, cennetin rüzgarları aranızda dans e...debilsin...Birbirinizi sevin ama, aşk tutsaklığı istemeyin; bırakın aşk, ruhunuzun kıyılarına vuran dalgalar gibi olsun... Birbirinizin bardağını doldurun ama aynı bardaktan içmeyin; ekmeğinizden verin birbirinize; ama aynı somundan ısırmayın... Birlikte şarkı söyleyin; lakin birbirinizi yalnız bırakmayı da bilin, sazın telleri de yalnızdır ve armoni içinde aynı melodiyi seslendirir... Birbirinize kalbinizi verin; ama karşılıklı kilitleyip saklamak için değil! Sadece hayatın eli o kalbi saklar! Birlikte durun; ama yapışmayın, tapınakların sütunları da bitişik değildir! Ve unutmayın, meşe ile çınar birbirlerinin gölgesinde büyümezler...
Halil CİBRAN

20 Aralık 2009

....

Aralık 20, 2009 0
....

SANA BEN HUMMALI GİZLER BÜYÜTTÜM...

Aralık 20, 2009 0
SANA BEN HUMMALI GİZLER BÜYÜTTÜM...
Düşlerde sevdim seni, söyleyemedim...
Sessiz öptüm nefesini, söyleyemedim...

Ben seni, hep senin bilmediğin zamanlarda, senin bilmediğin mekanlarda sevdim... Bunu sana hiç bir zaman söyleyemedim...
Anlatabilecek kelime bulacağımı hiç sanmadım... Düşlerimdeydin hep... Öyle büyüktü ki varlığın beni aştı ama sana ulaşmadı...
Ben seni, hep uzak sevdim, uzak öptüm... Sessiz, sakin, sen rahatsız olma, ürkme diye, benden kaçma diye usulca öptüm... Her nefesim senindi... Çünkü ben, sen nefes alıp verdikçe vardım... Ama sana ne sesimi, ne nefesimi duyuramadım... Çığlık oldu sevgim, çarptı herkese... Bir sana teğet geçti... Öğrenemedin... Söyleyemedim...


Sana ben şiirler, sözler büyüttüm,
Sana ben baharlar, yazlar büyüttüm,
Sana ben hummalı gizler büyüttüm,
Söyleyemedim...

Her kalemin ucuna düşen harf sendin... Her dilimin ucuna gelen kelime sendin... Ben her yazdığım kelimede seni büyüttüm, ben her kurduğum cümlede seni büyüttüm... Sen bilmedin, ben söyleyemedim...
Bahar sen varsan gelirdi, yaz sen varsan güzeldi... Her gelişin bahar, her dokunuşun yazdı bana... Ben her bahar hüzün kaplar, her yaz yaşlar akıtırdım yokluğunda... Ben her baharı sen diye bekledim, ben her yazı sen diye geçirdim... Bütün güzelliklerini sana büyütüm... Sen bilmedin, ben söyleyemedim...
En ateşlisi sanaydı aşkın... En güzeli, belkide en büyüğü sanaydı... Gizli gizli yanardı yüreğimde... Aşkım büyüktü, ateşi büyüktü, giz'i hepsinden büyüktü... Gösteremedim... Nasıl beni yakıp, erittiğini bilemedin... Oysa sen buz gibiydin... Yine de gelmedin... Nasıl bir yürek büyüttüm sana gizli gizli... Sen bilmedin, ben söyleyemedim...


Şarkılar yazdım sana, okuyamadım...
Hep yanımdaydın oysa, dokunamadım...
Sana ben hayaller, düşler büyüttüm,
Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm,
Sana ben hummalı aşklar büyüttüm,
Söyleyemedim...

Her şarkıya seni koydum, her şarkıyı sana yakıştırdım... Sen varsın diye söyledim hepsini ama sana duyuramadım...
Hep benimle olduğunu hiç bilmedin. Hayalinle yatar, hayalinle kalkardım anlamadın. Anlamadığın, hissetmediğin için dokunamazdım sana, duvarların öyle kalındı ki, yapamadım...

Hayallerimdin işte sen, bütün düşlerimdin...
İyiye, kötüye akan her damla yaş sanaydı, sensiz olmazdı...
Ateş gibiydi işte aşkın, dedim ya yakardı, söndüremezdim...
Ama sen hiç birini bilmedin,
Ben de Söyleyemedim...

*alıntı*