AYRILIK BELKİ DE YENİ BİR BAŞLANGICIN İŞARETİDİR - Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

08 Kasım 2008

AYRILIK BELKİ DE YENİ BİR BAŞLANGICIN İŞARETİDİR

Ayrılıklar zordur aslında…
Önce seveceksin sonra bırakıp gideceksin.
Kim suçlu ki burada.
Giden mi, terk edilen mi !
Yoksa her ikisi de birden mi !


Aslında hiç kimse ayrılmak için sevmiyor birbirini. Tek sorun insanların birbirlerine karşı açık davranmamaları. Yani kendileri hakkında olandan fazlasını abartarak ya da kısarak anlatmalarından kaynaklanıyor bence. Siz yeni tanıştığınız biri için ilk başta bu insan çok iyi , tam bana göre diyebilir misiniz hiç ! Ya da işte bu insan hayatımın sonuna kadar birlikte yaşlanmayı düşündüğüm insan diye düşünebilir misiniz hiç ! Bence tanımanın en güzel yolu insanların birbirlerine verdikleri zamanı iyi değerlendirmelerine bağlı. O yüzdendir ki, bu zamanı iyi değerlendirerek ve kendilerini kendileri gibi gösterirlerse şayet tanıma seviyesine erebilirler ancak. Buna rağmen yıllarca beraber olup aradan geçen onca seneye, yaşanan o büyük aşklara rağmen mahkeme salonlarında birlikteliklerine son veren insan da yok değil hani. Elbette kimse istemez mutluluğu bozulsun ya da yuvası yıkılsın. Ama, zamanla, sanırım ilişkiler yıpranarak daha fazla sürdürülememe noktasına geliyor ki, böyle bir karar alımına gidiliyor. Keşkeler, bazen yerini oh kurtuldum a bırakırken, bazen de sessiz sedasız yaşanan yürekte biriken ama bir türlü söylenemeyen acaba doğru mu yaptık gibi hayıflanmalara bırakıyor. Ne keşkeler, ne de bu hayıflanmalar artık sizi istediğiniz yola götürebilir. Kol kırılmıştır bir kere. O kolu taksanız bile artık eskisi gibi olmasını isteme hakkına sahip değilsiniz ne yazık ki ve işte o yüzdendir ki aşk anlaşılamaz bir noktada yakalar bizleri.
Her geçen gün ve aldığımız nefes bize yeni başlangıçlar yapmamız için fırsatlar yaratır hayatımızda. Yeni emekleyen bebekler misali, sil baştan yeniden bir yol buluruz kendimize ama bu sefer farklı kimselerle. Belki de bu bize verilen ikinci bir fırsattır ama bunu kim bilebilir ki ! Şimdi yola devam etmek zamanıdır ve bu yol her ne kadar canımızı acıtacak ve her adımımızda derin izler bırakacak olsa da, bu yol yürünecektir yeniden ve kim bilir belki de bu sefer, şansımız yaver gidecek ve birlikte yaşlanabileceğimiz insanı en nihayetinde buldum diyebileceksinizdir. Ve tıpkı masallardaki gibi mutlu bir sonla veda edeceksinizdir yaşama ve yaşadığınız hayattan ve aşktan memnun kalarak sevdiğinizle….

Mehpare ÖĞÜT

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz İçin Teşekkürler Ediyorum