03 Şubat 2011


İç Bağlar konusunda bir hafta sonu çalıştayı yapıyordum. Katılımcılardan biri olan Amanda, grubun önünde benimle çalışıyordu. Üzücü bir konuya girdiğimizde, ağlamaya başladı ve hemen şöyle dedi: “Öyle utanıyorum ki ağlıyorum.”

Ona sordum: “Şu anda kendine söylediğin ve utanmana neden olan şey nedir?”

“Ağladığım için bir aptalım ve bur...adaki herkes aptal olduğumu düşünecek.”

Çalıştayda öğretilen konulardan birinin duygularınızla temasta olmayı öğrenmek olduğu düşünülürse, herhangi bir kimsenin Amanda’yı ağladığı için yargılaması pek olası değildi. Amanda’nın utanmasının nedeni, kendi kendini yargılamasıydı.

Hissettiğimiz, yaptığımız ya da başkalarının önünde yapmış olduğumuz birşeyle ilgili olarak kendimizi yanlış ya da kötü diye yargıladığımızda, utanırız. Bir başka kişi tamamen aynı şeyi yapabilir ve utangaçlık hissetmez. Örneğin, çalıştayda benimle çalışmaya gelen bir sonraki kişi genç bir erkekti ve o da ağlamaya başladı. Ama, gözyaşlarından dolayı hiçbir şekilde utanmadığı belliydi. Aslında, ağlayabildiği için rahatlamış gibi görünüyordu.

Kendinizi yargıladığınız ve utanmanıza neden olan davranış türleri nelerdir?

Bir hata yaptığınız için kendinizi yargılıyor musunuz? Utanmanıza neden olan bir hata yaptığınızda, kendinize ne diyorsunuz?

“Şimdi herkes aptal olduğumu düşünecek.”
“Şimdi insanlar beni sevmeyecek.”
“Böyle aptalca birşeyi nasıl yapabildim?”

Elbette, bu ifadelerden herhangi biri utanmanıza neden olacaktır. Ama, ya kendinize şöyle birşey söylemiş olsaydınız, ne olurdu?

“N’apalım, ben de insanım. Herkes bazen hata yapar.”
“Hata yapmamın kötü bir yanı yok. Bu şekilde öğreniyorum.”

Bu tür ifadeler, yargıdan ziyade şefkatten kaynaklanır. Başkalarının önünde kendinize insan olma -ağlama, hata yapma, birşeyi bilmeme, birşey hakkında yanılma, her şeyi berbat etme, bazen kötü davranma, ara sıra birşey unutma, bir kelimeyi yanlış telaffuz etme, araba kullanırken kaybolma, duyarsız olma, ayrılma, sinirlenme, terleme ve kötü kokma ya da diğer vücut fonksiyonlarıyla ilgili sorunları olma, söylemekte olduğunuz şarkının sözlerini unutma, oynadığınız oyunda replikleri unutma, kötü not alma, düşme, dansta adım kaçırma, vb.- izni verdiğinizde utanmazsınız.

Kendinize insan olma iznini verseydiniz, mükemmel olmaz mıydı? Kendinize kendinizi yargılamadan her şeyi berbat etme izni verseydiniz, kendinizi daha özgür ve rahatlamış hissetmez miydiniz? Kendinize insan olma izni vermek, kendinize kimseniz o olma izni vermek demektir: hata yapabilen, her şeyi berbat edebilen, kırılgan olabilen mükemmel bir insan...

Başka insanlardan farklı olsanız, kendinize değer verebilir misiniz? Bir arkadaşım kendinden utanıyor; çünkü, Barry Manilow’u beğeniyor ve “gerçek erkekler”in bu tarz müzikten hoşlanmayacaklarını düşünüyor. Kim olduğunu yargılamak yerine kabul etmeyi öğrense, kendinden utanmayı bırakacak ve kendine değer vermeye başlayacak.

Bizim kültürümüzde, pek çok insan, kendilerine “Çok büyük” ya da “Çok küçük” diyerek, bedenlerinin çeşitli yönlerinden utanmayı öğrendi. Birşey daha büyük ya da küçük değilse tam olamayacağımızın öğretilmesi ne kadar üzücü.

Hepimizin kendimizi olduğumuz gibi kabul etme seçeneğimiz var. Bu seçimi yaptığınızda, artık utanmayacaksınız.


DR. Margaret PAUL



ŞAİRANE @ 2007-2017. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Follow Us

google-site-verification: google58d5a065b06d6d7a.html

ŞAİRANE . 2017 Copyright. All rights reserved. Designed by Blogger Template | Free Blogger Templates