KENDİNLE BARIŞIK OLMAK - Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

12 Ocak 2026

KENDİNLE BARIŞIK OLMAK

Kendinle barışık olmak,
aynaya bakınca kusur saymayı bırakmaktır önce.
Yarım kalmış cümlelerini
geç kalmış sevinçlerini
ve yanlış yerlerde sustuğun anları
aynı masaya oturtabilmektir.
İnsan kendisiyle barıştığında
geçmiş artık bir suç dosyası olmaz;
sadece okunup kapatılmış bir defterdir.
Ne inkâr edersin olanı
ne de sürekli yargılarsın.
“Böyleydim” dersin,
“ve buraya kadar geldim.”
Barış, büyük bir zafer değildir aslında;
her sabah kendine
biraz daha az sert davranmaktır.
Hatalarını savunmadan,
doğrularınla övünmeden
aynı cümlede tutabilmektir kendini.
Kendinle barışık olduğunda
kimsenin onayına yaslanmazsın.
Sessizlik eksiklik değil,
yalnızlık kusur olmaktan çıkar.
İçinde taşıdığın insan
nihayet yorulmadan yürür.
Ve o zaman anlarsın:
Dünyayla aranı düzelten şey
başkaları değil —
kendinle imzaladığın
sessiz bir anlaşmadır.

Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL 
Ocak - 2026

7 yorum:

  1. Ne kadar güzel bir şiir. Kaleminize, yüreğinize sağlık.
    Ben maalesef geçmişteki hatalarımı (asla savunmam) hatırlayıp çok üzülenlerdenim. Tek tesellim hatamın hata olduğunu bilmek..aynalar ise bakmak bile istemiyorum, nerede gençliğim diyorum. Kabullenmedim değil kabullendim ama üzülüyor insan yine de. Keşke yaşlansak da buruşup, kırışmak olmasaydı. :) Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok gecikmiş bir teşekkür ile özürlerimi kabul edin lütfen. Çünkü uzun bir süredir bloğa girmiyordum. Mağlum dünya işleri, resim kursu, kitaplar.. Vaktimi alınca. Bu yüzden gecikmeli olarak yanıt veriyorum size. Şiirimi beğenmenize çok sevindim çok teşekkürler ediyorum. Ben de de o kabulleniş var ama içimden. Kimselere söylemem sadece ben bilirim. Hatamı bildiğimde düzeltmek için kendime telkinlerde bulunuyorum ne kadar işe yarıyor bilemem, tartışılır. Aynalara gelince hiç öyle demeyin lütfen. İnsan her yaşta güzel.. Çizgiler yaşamımızın ve yaşanmışlıkların bir parçası. Baktıkça ne çok anı biriktirmişim dercesine. Sevgilerimle esen kalın...

      Sil
  2. Merhabalar.
    Ne güzel yazmışsınız. Kaleminize, emeğinize ve gönlünüze sağlıklar olsun. Ah kendimle bir barışık olabilsem.
    Selam ve muhabbetle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar Recep bey çok teşekkürler ediyorum. İlla ki barışık olmak zorundayız çünkü başka bir biz yok.. Yaşadığımız yaşayacağımız her şeyi kabullenip yolumuza devam edeceğiz. Selamlarımla esen kalın

      Sil
  3. Merhabalar.
    Dünya ile aramızı düzeltebilmemiz için, önce kendimizle barışık olmamız gerektiğini anlatan şiirinizi okudum ve çok beğendim. Kaleminize, emeğinize, gönlünüze ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim.

    Şiirinizde, kendimizle barışık olduğumuzda, kimsenin onayına muhtaç olmayacağımızı dile getirmişsiniz. Kimsenin onayına yaslanmadan yaşamak, ne kadar güzel bir durum.

    Ben kendimle barışık bir insan değilim. İşte bu yüzden dünya ile aram iyi değildir.
    Selam ve muhabbetle.

    YanıtlaSil
  4. Merhabalar.
    Dizeleriniz doğruyu söylüyor ama, yaşam boyunca alınan yanlış kararlar ve hatalar olunca, insan nasıl kendini affedecek ve kendisiyle barışık yaşayacak. Belki bunu başaran insanlar vardır ama, bu benim için hiç mümkün değil. Ben ne kendimle barışık olabiliyorum, ne de dünyayla. Ben asla hataları affedemiyorum ve kabullenemiyorum. Kendimi zorlasam bile hafızam buna müsaade etmiyor ki, çakılı mıh gibi, ne zaman birazcık beynimi yoklasam çakılı mıhın ucu hemen canımı yakıyor ve hataların izlerinden giderek yaraları depreştiriyor ve kanatıyor. Kanayan yara iyi olmaz!

    Kaleminize, emeğinize ve gönlünüze sağlıklar dilerim. Ne güzel yazmışsınız, doktorun hastasına yazdığı reçete gibi ama bana fayda etmiyor.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Recep bey, insan oğlu şaşar beşer derler ya hani... Neticede insanız. Hata da yaparız, yaptığımız hatayı da kabulleniriz. Aldığımız kararlar zamana ve yerine göre verilir, belki sonra pişman olunur ama hatalarımız ve bazen doğru bazen de yanlış kararlarımız olmasa insan olabilir miyiz ? Hiç sanmam. O yüzden ne yaparsak yapalım, ne karar verirsek verelim; yanlış da olsa hata da olsa, eğrisiyle doğrusuyla bize ait. Önemli olan doğru tartıp bundan sonrasında yolumusa devam edebilmek. Çok teşekkürler değerli yorumunuz için.

      Bu arada bloğunuz pasif durumda... Umarım en kısa sürede yeniden güzel paylaşımlarınızı yayına açarsınız. Selamlarımla esen kalın...

      Sil

Yorumunuz İçin Teşekkürler Ediyorum