Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

28 Ağustos 2008

BİR ŞAİR & BİR ŞİİR

Ağustos 28, 2008 1
BİR ŞAİR & BİR ŞİİR
ROBERT BLY

23 Aralık 1926’da Minnesota’da Norveç kökenli bir ailenin çoğu olarak doğdu. 1944-46 yılları arasında iki yıl donanmada kaldıktan sonra, önce Minnesota’da St. Olaf Koleji’ne, bir yıl aradan sonra da illüstrasyonist bir grup yazarla tanıştığı Harvard’a gitti. Bu dönemde Harvard, Donald Hall, Adrienne Rich, Kenneth Koch, John Ashbery ve John Hawkes gibi yazarlar için bir buluşma merkeziydi. 1950 yılında mezun oldu ve yazıları yanında konuşmalarıyla da dikkat çekti. O, genç şairler için bir öncü ve savaş karşıtı hareketin liderlerindendir. Bly bir çok şiir koleksiyonunu tamamlamış ve Amerikan şiirinin öncülerinden biri olmuştur. 1956’da Fullbright bursuyla Norveç’e gitti ve Norveç şiirlerini İngilizce’ye çevirdi. Norveç’te kaldığı sürece içinde Pablo Neruda, Cesar Vallejo, Gunnar Ekelof, Georg Trakl ve Harry Martinson gibi meşhur şairler üzerinde çalışma imkanı buldu. Amerika’ya dönünce “popüler edebiyat” çalışmaları yaptı, The Fifties, The Sixties ve The Seventies’le dönemlerin şiirlerini kendi kuşağına tanıttı. Şiir üzerine denemeler yazdı. 1966’da savaş karşıtı bir grup Amerikan şair ile birlikte Vietnam Savaşı’na karşı bir cephe oluşturdu. Bunun yanında bir “Erkekler Hareketi”nin de başlatıcısı oldu. Bir Grimm masalından hareketle bir tür "derin erkek"liği incelediği Iron John: A Book About Men kitabı [“Demir John: Erkekler Hakkıda Bir Kitap” isimli bu yapıtı Türkçe’ye “Sert Erkek Güçlü Erkek” adıyla Gülderen Dedeağaç tarafından çevirilmiş ve Gendaş Yayınları’nca 2004 Ekim’de yayımlanmıştır.] büyük yankı yapmış ve dünyanın dikkatini bu "Erkek Hareketi”ne çekmiştir. Bly, 1970’lerde 7 senesini Rumi’nin şiirlerini tercüme etmekle geçirir ve bunları birkaç kitap halinde tanınmayan bir yayınevine bastırır. Kendisi gibi şair bir dostu olan Coleman Barks’a 1970’lerde bazı akademik Rumi çevirilerini verir ve ‘Bu şiirler kafeslerinden kurtarılmayı bekliyor.’ der. Sekiz yıllık bir çalışmanın ardından Barks, ‘Çaldımsa da miri malı çaldım’ diyerek The Essential Rumi (Rumi’nin Özü) adlı çalışmasını yayımlar ve kitap büyük ilgi görerek yarım milyon nüsha satar. Bly yine 70’li yıllar boyunca Hindistan vecd şiirleri, denemeler, tercümeler, hikaye söylemeciliği, meditasyon, mitik güçler üzerine çalışmalar ve onbir şiir kitabı yayımladı. 80’li yıllarda ise, Loving a Woman in Two Worlds, The Wingéd Life: Selected Poems and Prose of Thoreau,The Man in the Black Coat Turns ve A Little Book on the Human Shadow’u yayımladı. Harper Collins tarafından yayımlanan son iki şiir kitabı What Have I Ever Lost by Dying? Collected Prose Poems ve Meditations on the Insatiable Soul’dur. Son zamanlarda basılan önemli bir kitabı da The Maiden King: The Reunion of Masculine and Feminine‘dir. Yeni şiir seçkisi Eating the Honey of Words’ü, ayrıca Ecco Press’den Ghalib, The Lightning Should Have Fallen on Ghalib (Sunil Dutta ile) çevirileri yayımlanmıştır. Best American Poetry 1999’un da editörlüğünü yapmıştır. The Night Abraham Called To The Stars (İbrahim’in Yıldızlara Seslendiği Gece), 50’li yıllardan beri geliştirmeye çalıştığı gazel formunda yazılmış 48 şiirden oluşmaktadır.




BİR YÜZÜN KEŞFİ

Konuşmak öylesine yakınlaştırıyor bizi! Açıyor
Bedenin kırılan dalgalarını,
Balıkları güneşe yaklaştırıp,
Pekiştiriyor denizin omurgalarını!

Bir yüzde gezindim, saatler boyu,
Karanlık ateşlerden geçip.
Bir bedene ağdım,
Henüz doğmamış,
Teni saran bir ışık gibi varolan,
İçinden ay gibi kaydığı tenin.



Robert BLY

27 Ağustos 2008

BEN DE SOBELENMİŞİM...

Ağustos 27, 2008 0
BEN DE SOBELENMİŞİM...
Sizlerin de tanıdığı ve benim de çok sevdiğim değerli arkadaşlarımdan http://supermarket0954.blogcu.com un sahibi arkadaşım Seloş beni sobelemiş ve ben de onun sorduğu sorulara elimden geldiğince cevap vermeye çalışacağım…

1) Blog yazmaya ilk defa nasıl başladın?

Bilgisayarımı 2005 yılının son aylarına doğru ani bir karar ile almıştım. Bir süre sonra da internetimi bağlattım. İnternette gezinirken ve özellikle de şiir ve edebiyat sayfalarını ararken karşıma bir şiir çıkmıştı. Bu şiir adını daha önce duymadığım birisi tarafından yazılmıştı. Sonradan keşfettim ki bu bir blog sayfasıydı ve ben o sayfaya gelen diğer ziyaretçilerin de sayfalarını dolaştıktan ve bu güzel ve de farklı paylaşımları gördükten sonra aralarına katılmaya karar verdim ve Blogcu ile blog yazma olayına merhaba dedim. Şu an iki yılı doldurmuş ve Blogcu’dan gelme bir blogspot üyesi olarak devam etmekteyim…

2) Blog yazılarının konusunun belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor musun? Yoksa içinden geldiği gibi mi yazıyorsun?

Hepinizin de bildiği üzere, blog camialarında çeşitli kategoriler var. Hobiden tutunda, yemek, mizah, aşk ve daha bir çok ad altında. Ben de bu kategoriler içerisinde şiir ve edebiyat üzerine hasbelkader bir şeyler yapmaya çalışan birisi olarak bu kategori altında yazmaya ve paylaşımlarda bulunmaya karar verdim. Ancak ne yazık ki şiir ve edebiyattan hoşlanan arkadaşlarımız var elbette aramızda ama, birçok kişide farklı şeyler görmek istiyor. Blogcu’dayken kendi yazdıklarımın yanı sıra sevdiğim yazar ve şairlerin de paylaşımlarını yapıyordum tıpkı burada olduğu gibi ama, gelenlerin sıkılmasını istemediğimden ve bir de ne yalan söyleyeyim yine mi aynı şeyler demelerinden korktuğumdan tarihsel ve kültürel konulara da değiniyordum. Blogspot’a geçtiğim de ise bunun yanlış olduğunu anladım. Ve okuyan bir kişi de olsa sadece şiirlerimi ve diğer yazdıklarımı, bununla birlikte de yine sevdiğim şair ve yazarların eserlerini paylaşmak istedim. Bu nedenle de artık aynı çizgide blog hayatıma devam etmek istiyorum…

3) Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceksin?

Blog yazmak çok keyifli. Her ne kadar ellerim ve kollarımdaki ağrılar beni yorsa da. Ben bu olaydan ve bir şeyleri paylaşmaktan zevk alıyorum. Hele hele benim yazdığım bir şiir ve ya yazıya olumlu ya da olumsuz yorum gelse dahi. Bu nedenle daha ne kadar yazarıma kesin bir cevap vermek çok zor. Ama ben sizler olduğunuz ve devam ettiğiniz sürece varım diyebilirim…

4) Blog yazmak senin için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?

Hayır, öyle bir şey söylemem mümkün değil. Sanal bir ortamda bile olsa burada öyle sıcak dostluklar yaşanıyor ki, bu beni çok mutlu ediyor. Hiçbirimiz birbirimizi tanımıyoruz. Huyumuzu suyumuzu bilmiyoruz ama yine de ben işteyken akşam eve gelir gelmez sizleri ziyaret etmek için sabırsızlanıyorum. Yazdıklarınızı teker teker okuyor ve elimden geldiğince cevap vermeye çalışıyorum. Yani hala zevkli olduğunu söyleyebilirim…

5) Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor musun?

Hayır etmiyorum. Eğer zamanlamayı doğru yaparsanız ve doğru zamanda ve doğru yerde olursanız, hiçbir şeyden feragat etmenize gerek yok diye düşünüyorum. Bu sadece plan işidir. Tıpkı yatmadan önce dişleri fırçalamak gibi…

İşte bu kadar. Elimden geldiğince samimi bir şekilde sorulan soruları cevaplamak istedim. Ben de sizlere yürekten sevgi ve selamlarımı gönderirken, en az sizler kadar değerli iki arkadaşımı sobeliyorum. Umarım kabul ederler…


Çok değerli dostlarımdan
http://geleceginmeslekleri.blogspot.com’ un sahibi arkadaşım Aslı ile, http://tropical-malibu.blogspot.com un sahibi arkadaşım Tropicalmalibu’yu. Umarım onlarda bu tatlı ve hoş oyuna katılarak bizlerle düşüncelerini paylaşırlar…


mehp@re

26 Ağustos 2008

AŞKININ ESİRİYİM

Ağustos 26, 2008 1
AŞKININ ESİRİYİM

Leyla’ya hükmeden bir gönlün sahibiyim.
Yıldızlar kadar uzak bir aşkın esiriyim.
Ne yardan geçerim, ne de serden;
Senden gayrı hükümsüz bir aşkın esiriyim.

Ateş böcekleri dans eder durur gecenin karanlığında.
Başım döner durur da el açarım Mevla’ya…
Kızılcık şerbeti içer de kan kusturur aşkın bana.
Fani dünyanın gömleğini sırtıma giyerde, aşk diye inlerim…

Mehpare ÖĞÜT
Ağustos 2008

25 Ağustos 2008

SEVGİ NEYDİ !

Ağustos 25, 2008 0
SEVGİ NEYDİ !

SEVGİ NEYDİ?.. SEVGİ EMEKTİ...

SEVGİ İYİLİKTİ, DOSTLUKTU, SEVGİ EMEKTİ…

DURURSAM BİR DAHA KURTULAMAM,

ZİYANI YOK GÜLÜŞÜ YETER BİZE…
YÜREĞİM KAYDIYSA GÜNAH MI…

ÇAMURA SAPLANSAM YARDIMA GELİR MİSİN…
ELİNİ TUTTUM SICACIKTI, YÜREĞİ ELİMDEYMİŞ GİBİ…

ELİNDEN TUTUVERSEM BENİMLE GELİR Mİ !
SENİNİM İŞTE ALIP GÖTÜRSENE BENİ…

ELVEDA ASYA, ELVEDA SELVİ BOYLUM, AL YAZMALIM, ELVEDA…
BİTMEMİŞ TÜRKÜM BENİM…