Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

29 Nisan 2009

İTİRAZA İTİRAZIM VAR

Nisan 29, 2009 0
İTİRAZA İTİRAZIM VAR

Sut limanlarinda poyrazlarla lodoslar oluyorum
Dondukce, dondukce basim, martilar kusuyorum
Derya bir Kuran-i Kerim yapraklar'ni bir bir aciyorum
Karis, karis, karis, karis, karis, karis, karis karistiriyorum
Bakara oynuyorum Fatiha'nin Bakara suresiyle
Ve zarlarla ki hepsi ayri bir Sure alayidir
Nedir diye, nemenedir bu arabesk diye diye
Martilar bu sakasi yok, akaraplar tarafindan aglanilan
Bir mersiye - sad olsun ruhu - Tamburi Cemil Bey'e
Odeon bir rekorla kosan bir gramafonmus bu dunya
Kurdukca donuyorum, dondukce caliyor, caliniyorum
Ben ki Kibariye bir hirsiz ve Ferdi Tayfur kadar eski bir sipiker ve kokoyiniman
Kendimden kendimi caliyorum, kendimle, kendimle kendimi
Yasasin mahsere dek bu kisir olmayan dongu
Yasasin Veli`fendiler'de mahserin o dokuz doguran suvarisi
Benden once de vardi, benden sonra da tufan
Yasamak olunmez ki yasamayi yasamaklan
Gonderin de Hasan-huseyin emminin, dalgalandikca bu kirmizi don
Bir arabesk bu, ister sol olsun, ister sag
Ve indikce kustugum martilarin guzel gozlerinden yaslar
Caputlar kalkip kalkip Marmara'nin dalga kiranlarindan
Kondu-konacak geceleri Haci Bektas-i Veli'nin turbesindeki o milyon yillik dut agacinin dallarina
Bu siir ve bu nane, ifademe mani olmayan bir damla meni
Lumpen kesilmis sahsimin kuzgunlasmasiyla birden goge agan
ve agaran mechul bir artisiyla
Ki istersen demevi bir RH pozitif de olabilir.
Iste bu siirin kendini cektikten sonra Kodak'la nefsine nefes etmesidir
Zaten siir denen nesne, eski bir an'aneyle, dogan cocugun kulagina ezan makamiyla isminin uflenmesidir
Ya da tinlatmaktir icinle icin icin olan tambur ola ki evreni
Ve de cinlasin deyuu Neyzen'in neyi (gorulmemis hic neyin cinladigi
bu ana dek)
Ve en arabesk ve en cagdas adamimiz Orhan Veli'nin kuzular kulagina
Maraz ve menapoz, muhteris ve muteriz itirazlara itirazim var,
itirazim, itirazim
Ama halka, halka halka halkalanan halka dunden ve yarindan
her zaman raziyim.

Can YÜCEL

GÜZ SÖYLENCELERİ

Nisan 29, 2009 0
GÜZ SÖYLENCELERİ
Nedir bu yüzyıldır karanlık bakışlarını görürüm ayın
başımı çevirip duyarım kokusunu bir güz günü korkulu
sabahın
serinliğini taşır derin duyguların
pınar tadında duru çimen kokan
yaşlı ağaçlarda salınır gizemli ışınları
Omega'nın
Nedir bu onulmaz bir yara gibi yüzün
bırakırım artık ne olursa olsun
köprülerin orada
çökmüş toprak mı
yoksa yiten deniz mi içimizde uğuldayan

ağzın mayıs ağzı
Kuşkundur gövden, ama
bir zamanlar gülde gözükmüştü tanrı
nice güller böyle gövdenden yaprak dökerken

Nedir bu kuşkun kısır toprak
üstünde binbir dansı onaylamayan rüzgar
uçup giden yaz içindir
dokunmayın ayın tenine
yanar parmak uçlarınız, teniniz sonra
nedir bu yüzün uzak yaşam taraçalarında

Gülseli İNAL

TENİNDEKİ KUTSAL MUM

Nisan 29, 2009 0
TENİNDEKİ KUTSAL MUM

En ayıp sözcüklerle soyardım bedenini
Düşlerimin teriyle kirletir
En sabırsız, en iştahlı, en yabancı yanımla girer
Arzularımın kanıyla kirletirdim onu.

Oysa kötülendikçe, kirlendikçe yüreğinden
Işımaya başlayan
Hissettiğim en kırılgan bedendi seninkisi

Biterdi sonra her şey
Asıl serüveni başlardı bedeninin
Çekilir bir köşeye seyrederdik

Ayıp, kirli, kötü
Ne varsa
Teninin içindeki pencerelerde yanan kutsal bir muma dönüşürdü
Çekilir bir köşeye seyrederdik...

Cezmi ERSÖZ

YALNIZLARIN İSYANI

Nisan 29, 2009 0
YALNIZLARIN İSYANI

Bütün köprü korkulukları tanır dirseklerini
Her köşe başındaki fenerde sen varsın
Her yalpalayan adam sensin
Açık perde uçlarında çıkmaz sokaklar sallanır
Boşluklarda sen

İşaret lambalarını söndürebilseydin
Sökebilseydin bütün çivilerini yıldızların
Çekip gitmeleri unutsaydın
Unutsaydın bütün çuvallamaları
Bütün yengileri, bütün yenilgileri
Sallayıp sallayıp da silkeleyebilseydin
Kurtulurdun

Gemiler iskelelere bağlanırken rakamsız saatlerde
Kediler çöp tenekelerini kazırken
Bütün bekçi düdüklerinde yalnızların türküsü
Sonra çekip giderken bütün yalnızlar
Sonra hepsi kaldırım taşına ilan kağıdı gibi yapışır
Güneşe karşı dikilir delik papuçlu ayaklar
Yalnızların isyanını ayaklar haykırır

Ayhan HÜNALP