Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

15 Mayıs 2009

SON KEZ ELVEDA

Mayıs 15, 2009 2
SON KEZ ELVEDA
Bir çırptı sessizlik. Sonra bir kez daha çırptı ve yere düştü. Tekrar, ama bu sefer sonsuza dek sessizlik devam etti. Sanki güneş bilerek doğmamıştı o sabah. Bir kanadı kaldırımın üstünde , diğeri gövdesinin altında ve kan gölünün ortasında, sadece sağ gözü belliydi. Küçücük olan kalbi, yine o küçük kalpli insanlar tarafından bir daha atmamak üzere ansızın durduruluvermişti. Artık gökyüzünde bir daha özgürce uçamayacak, istediği yere bir daha gidemeyecekti. O bembeyaz olan tüyleri, al kanlara boyanmıştı. Hayat, onun için bu kadar basit, bu kadar kısıtlıydı. Eğer, o küçük çocuklara doğru uçmasaydı, onların sapanından çıkan taşa hedef olmayacak ve şu anda bilinmez sıcak yerlere doğru uçacaktı. Artık her şey geride kalmıştı. O masmavi derinliklerde bir daha kanat çırpamayacak, hiçbir ağacın dalına konup, güneş ışıklarının altında bahar şarkılarıyla etrafı şenlendiremeyecekti. Ne yazık ki, her şey geride kalmıştı. Gün bir daha ona erkenden doğmayacak, güneş bir daha onu bu denli ısıtmayacaktı.
“Elveda hayat, sonsuza değin elveda. Uçsuz bucaksız mavi deniz, hepinize elveda. Çocuklar size de sonsuza dek elveda. Kırgın değilim siz. Belki bir gün, kimbilir yine karşılaşırız günün birinde bir yerde. Ama, şimdilik hepinize elveda. Bir daha ki yaz görüşmek üzere”…

Mehpare ÖĞÜT
1999

14 Mayıs 2009

HAYAT BU…

Mayıs 14, 2009 1
HAYAT BU…
Hayat bu…
Bazen merdivenlerden inersin,
Bazen de çıkarsın.
Gülenler olur, dalga geçenler olur,
Ağlarsın sessiz sedasız,
Dünyanın en büyük suçunu işlemişçesine,
Saklanırsın bir köşede.
Kapanır kapılar yüzüne,
Kime el açsan boşa çıkar,
Kimden merhamet dilensen ağlatırlar,
Sevgi dersen onu hiç sorma,
Yalandan “seversin” derler,
Ama kalpleri başka söyler.
Bilmezler ki seni, sendeki yüreği,
Aşkın sende bıraktığı izleri…

Hayat bu…
Bazen vurur, bazen de değmeden geçer.
İnleyen her nağmede yüreğin cız eder.
Bir gülersin bir ağlarsın,
Bu da benim hayatım mı dersin, şaşırırsın.
Konduramazsın kendine ama hayat bu işte.
Yaşayacaksın sürünsen bile.
Hayat bu, yaşa seni yaşatabildiğince….


MEHPARE ÖĞÜT
MART 2009

....

Mayıs 14, 2009 0
....

SEVDALAR BOYLE BASLAR

Mayıs 14, 2009 0
SEVDALAR BOYLE BASLAR

Once dunyama sesin girdi ozlemli, kisik
Bir mutluluk mustusu gibi ta uzaklardan
Cok sonrasi optugum o gul dudaklarindan
Once sesindi cagiran beni gur ve aydinlik

Once kucuk ellerin kondu avuclarima
Yolunu sasirmis bir kus gibi, urkek
Alistim herseyine, her yerine giderek
Saplandin ignelerce parmak uclarima

Once bir aksamdi gelen seninle dopdolu
Inanilmaz, doyulmaz, anlatilmaz, kanilmaz
Bir aksamdi sevgiden, apaydinlik, bembeyaz
Bir aksamdi, alev alev istekli, duygulu

Hersey gercekti, oylesine guzel, yalansiz
Agladim sensiz gecen ve gececek gunlere
Sende olumsuzlugun cagrisini duydum once
Sonra tutusup, yandim ben, sevdalandim apansiz.

UMIT YASAR