Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

06 Mart 2010

ÜÇ NASİHAT...

Mart 06, 2010 0
ÜÇ NASİHAT...

Yıllar önce, çok uzaklarda bir adam varmış.
Bu adam çalışmak amacı ile çok uzaklara gitmiş ve yıllarca
çalışmış. Sonunda memleketine dönme zamanı gelmiş. Bu
çalışma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmiş ve evinin yolunu tutmuş.
Evine doğru giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş.
Yolda yürürken köşe başında birisi
"Bi...r nasihat bin akçe, bir nasihat bin akçe" diye
bağırıyormuş.
Adam düşünmüş: 'Nasıl olur, bir nasihati bin akçeye
satarlar, ben yıllarca çalıştım ve sadece 3000 akçe biriktirdim' Bu ise
pek akli ermemiş ama merak iste.
Duramamış ve adama bin akçe vererek o
nasihati satın almış.
Nasihat " KADERDE NE VAR İSE O ÇIKAR"
ve yoluna devam etmiş...
İlerde yine köse başında başka bir adam bağırıyormuş "bir nasihat bin akçe" diye.
Adam yine dayanamamış bin akçe de o adama vermiş ve
ikinci nasihatı da satın almış.
İkinci nasihat da: GÖNÜL KIMI SEVERSE GÜZEL ODUR"
Son kalan bin akçesi ile de yoluna devam etmiş.
Tam şehrin çıkışında yine köşe başında bir adam bir
nasihati bin akçeye satıyor.
Adam bir parasına bakmış, bir de nasihati satan şahsa, dayanamamış ve kalan son akçesiyle de o nasihatı satın almış.
Son nasihatte:
"HİÇ BİR İŞ ACELEYE GELMEZ".
Parasız yoluna devam etmiş. Şehrin çıkışında büyük bir topluluk ile karsılaşmış.
Topluluk telaş içindeymiş. Yaklaşmış ve oradakilerden birine neler
olduğunu sormuş.
Oradan birisi açıklamış, demiş ki :
Burada şehrin tüm su ihtiyacını karşılayan bir kuyu var, ama
kuyunun içinde de canavar var. Canavar suyu tutmuş, göndermiyor.
Aşağıya kim indiyse bir türlü çıkamadı.
Şimdi herkes korkuyor aşağı inmeye"
Adam düşünmüş ve ilk satın aldığı nasihat aklına gelmiş.
"Kaderde ne var ise o çıkar" aşağı inmeye karar vermiş. slında bu nasihatleri
herkes
bilir ama
uygulayabilmemiz için belli bir bedel ödememiz gerekiyor.
İnince canavar hemen adamı yakalamış ve yerine götürmüş.
Demiş ki:"Buraya gelenlerin hepsine bir soru sordum ve bilemediler. Eğer sen
bilirsen seni serbest bırakırım."
Bir dizine sarışın ve dünya güzeli bir kadın, diğer dizine de kurbağa
koymuş ve
"söyle bakalım hangisi güzel?" demiş.
Adam düşünürken aklına ikinci
aldığı nasihat gelmiş ve "gönül kimi severse güzel odur" demiş.
Bu cevap canavarın çok hoşuna gitmiş. Zira canavar,kurbağanın gözlerine
aşıkmış.
Adamı salmış ve suyu bırakmış. Almışlar krala götürmüşler ve ağırlığınca altın
vermişler.
Adamımız yoluna devam etmiş ve nihayet evine varmış. Evinin camından
içeri bakmış. Bir de ne görsün; karisi genç biri ile diz dize oturuyor. Hemen kılıcını çekmiş ve tam içeri girerken üçüncü nasihat aklına gelmiş
"Hiçbir is aceleye gelmez".
Kılıcını kınına koymuş ve içeri girmiş. Hoş beşten sonra karısına o genci
sormuş.
Kadın da: "Bey sen gittiğinde ben hamileydim ve bir oğlumuz oldu.
Bu genç senin oğlun" demiş.

KADERİNİZ VE YOLUNUZ AÇIK OLSUN, HAYAT ACELE ETMEYE GELMEZ !

BİR SÖZ...

Mart 06, 2010 0
BİR SÖZ...
Öfke ya da nefretin hakimiyetine girdiğimizde kendimizi zihinsel ya da fiziksel olarak tam hissetmeyiz. Herkes bunu fark eder ve bizimle birlikte olmak istemez. Sadece kanımızın peşinde olan pireler ve sivrisinekler dışında, hayvanlar bile bizden kaçar. İştahımız azalır, iyi uyuyamayız, bazen ülser oluruz ve sürekli bu... durumda olursak yaşam süremizi de kısaltırız.

DALAI LAMA

BİR TAPINAKTIR DOĞA...

Mart 06, 2010 0
BİR TAPINAKTIR DOĞA...
Bir tapınaktır doğa, sütunları canlı
Anlaşılmaz sözler duyulur zaman zaman
Sembol ormanları içinden geçer insan
Tanıdık bakışlar süzer gibidir sizi

Bir derin, bir karanlık birlik içinde
Aydınlık kadar sonsuz, gece kadar geniş
Uzaktan söyleşen uzun yankılar gibi
Renkler, sesler, kokular karışır birbirine


Kokular vardır ...çocuk tenlerinden taze
Obua sesinden tatlı, çayır gibi yeşil
Kokular da vardır azgın, zengin, gürül gürül

İnsana sonsuz şeylerin tadını veren
Misk, amber, aselbent, buhur gibi kokular
Duyuları, düşünceyi alıp götüren


CHARLES BAUDELAIRE

ÜMİT YAŞAR OĞUZCANDAN...

Mart 06, 2010 0
ÜMİT YAŞAR OĞUZCANDAN...
Mektuplarınla resimlerini yakacak gücü kendimde bulamasam, o zaman da kendimi yakardım. Şu herkeste seni gören gözlerimi, şu her yerde sana koşan ayaklarımı ve şu her zaman sana yazan ellerimi yakardım. Tenimden yükselen alevler ta Allaha kadar uzanır, ona çaresizliğimi anlatırdı. Seni güçsüz, zayıf bir insan tarafından sevilmenin hayal kırıklığına uğratmamak için, şimdi benim yerime, senden kalanları yakacağım. Ben yaşadıkça, varlığım bütün çaresizliklere meydan okuyacak. Unutma; seni sevdiğim için ölebilirdim, seni sevdiğim için yaşayacağım. Biraz sonra mektuplarınla resimlerini tutuşturacak bir kibrit çöpü gibi çekiliyorum hayatından. Her şeyiyle onu sana bırakıyorum. Hayatın senin olsun. istersen hayatım da.. Ama sen kendinin bile olamayacaksın artık. Ben yaşadıkça, adım söylendikçe...

Seni bensizliğe ve kendimi sana mahkum ediyorum..


Ümit Yaşar OĞUZCAN