Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

20 Mart 2018

Rûberû & Yüzyüze

Mart 20, 2018 0
Rûberû & Yüzyüze





Ey sevgili! olur da çehrene bir bakış atabilirsem ve yüz yüze gelebilirsek,
Gönlümde taşıdığım derdini anlatırım sana, nükte nükte, ince ince…

Ayrılığında kalbimin kanı, şu iki gözümden akıyor,
Dicle nehri, denizler, çeşmeler, dereler misali…

Ey sevgili! olur da çehrene bir bakış atabilirsem ve yüz yüze gelebilirsek,
Gönlümde taşıdığım derdini anlatırım sana, nükte nükte, ince ince…

Hüzün dolu gönlüm, aşkını can kumaşına dokumuş,
İplik iplik, sicim sicim, tel tel, aheste aheste…

O güzel yüzünü görebilmek ümidiyle sabâ rüzgârı misâli dolaşıp durmuşum,
Ev ev, kapı kapı, sokak sokak, mahalle mahalle…

O nazik dudaklarının çevresi…yanaklarında misk-i anber kokan tüyler…
Gonca mı gonca, gül mü gül, lâle mi lâle kokular…

Ey sevgili! olur da çehrene bir bakış atabilirsem ve yüz yüze gelebilirsek,
Gönlümde taşıdığım derdini anlatırım sana, nükte nükte, ince ince…

Ayrılığında kalbimin kanı, şu iki gözümden akıyor,
Dicle nehri, denizler, çeşmeler, dereler misâli…

Hüzün dolu gönlüm, aşkını can kumaşına dokumuş,
İplik iplik, sicim sicim, tel tel, aheste aheste…

Tâhire, kendi gönlünü dolaştı da senden başkasını bulamadı,
Sayfa sayfa, perde perde, kat kat…

Ey sevgili! olur da çehrene bir bakış atabilirsem ve yüz yüze gelebilirsek,
Gönlümde taşıdığım derdini anlatırım sana, nükte nükte, ince ince…

Ayrılığında kalbimin kanı, şu iki gözümden akıyor.
Dicle nehri, denizler, çeşmeler, dereler misâli…

**********

1814-1852 yılları arasında yaşamış olan ''Tahirih Kurretu'l-âyn'' diye bildiğimiz İranlı kadın şair Fatimih Baraghani tarafından yazılmış bir şiir, rûberû. Farsça, yüz yüze anlamına gelmekte… Günümüzde de Mohsen Namjoo tarafından bestelenip seslendirilmiş.


Ø  Müziği bu linkten dinleyebilirsiniz  https://www.youtube.com/watch?v=pBP9-RBzBRA



09 Mart 2018

BAŞKALARININ İŞİNE KARIŞMA !...

Mart 09, 2018 0
BAŞKALARININ İŞİNE KARIŞMA !...


4. Murat zamanı denilince akla hemen içki yasağı gelir. Kendisi içmesine rağmen 4. Murat memlekette içkiyi ve fal taşlarını yasaklamış, yasaklara uyulup uyulmadığını da bizzat kendisi kontrol eder olmuştu. Yanına iki adamını alan 4. Murat tedbili kıyafet İstanbul sokaklarında dolaşır, yasakladığı içkinin içilip içilmediğini kontrol ederdi. Yasağa uymayanlar da en ağır şekilde cezalandırılırdı.

Yine günlerden bir gün 4. Murat yanına adamlarını alır ve teftişe çıkar. Ancak bu sefer şehir merkezini değil de köyleri teftiş edecektir. Ne de olsa içmek isteyenler köylerde gizli gizli içiyor olabilir. Köyün birinde adamın birinin süt sağdığını görür. Süt sağımı ilgisini çeker ve başlar adamı izlemeye. Köylü sütü sağar, kovasını doldurur tam işi bitti derken kovasına bir tekme atar ve tüm sütü döker. 4. Murat hayretler içinde bu duruma tepki verir. “Bre adam sen naparsın, sağdığın sütü neden dökersin?” İşine karışılmasına sinirlenen köylü 4. Murat’a bir tokat patlatarak “Sen kim olursun da benim işime karışırsın” der. 4. Murat yediği tokatın etkisiyle kendisinin padişah olduğunu açığa çıkarır. Köylü karşısındakinin padişah olmasından hiç rahatsız olmamış bir şekilde “Padişah da olsan benim işime karışamazsın. Ben padişahlıktan anlamam, sana karışmam, sütçüyüm, süt işinden anlarım. Sen de bundan anlamazsın, karışamazsın” der. 4. Murat köylünün kendine olan güvenini takdir eder ve adama hak verir ancak yediği tokat da ağırına gitmiştir. Tokatın intikamını bir şekilde almayı aklına koyarak köylüyü İstanbul’da saraya yemeğe davet eder. Köylüden yemeğe geleceği sözünü alarak ayrılır.

Aradan iki ay geçmiştir. Köylü peynirini yapar ve satmak için İstanbul’a gittiği sırada padişahı ziyaret için saraya uğrar. Kapıdaki görevliler köylünün kıyafetlerine bakarak içeri almak istemezler ama köylünün ısrarı üzerine padişaha sorarlar. “Köylü kılıklı birisi sizi görmek istiyor” derler. 4. Murat telaş içinde hemen köylüyü içeri almalarını emreder ve adamlarına deniz kenarında en kallafisinden bir sofra hazırlamalarını buyurur. Sofrada altın kaşık ve çatallar, değerli taşlarla süslenmiş çanak çömleklerle servis yapılmasını emreder. Padişah ve köylü sofraya otururlar. 4. Murat çorbasından bir kaşık içer ve altın kaşığı denize atar. Değerli taşlarla kaplı tuzluğu kullanır ve sonra denize atar. Sadrazam ve adamları hayretler içinde padişahı seyretmektedir. Köylüden ise çıt yoktur. Sadrazam sonunda dayanamaz sorar: “Padişahımız efendimiz, bilmeden bir kusur mu işledik? Neden o değerli eşyaları atarsınız, bize mi kızdınız?” Köylü oradan ayağa kalkar ve bu sefer de sadrazamın suratına tokatı indirir. “Padişahın işine ne karışırsın?” der. Padişah tokatın intikamını almak isterken, sadrazamı da tokat yemiştir.

Alıntı…

08 Mart 2018

KADINLAR GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN !...

Mart 08, 2018 0
KADINLAR GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN !...

Kadındır; cefayı da vefayı da bilen, çeken…

Hangi kadındır ki analık ve eş olma duygularından yoksun olsun. Bu yüzden boşuna dememiştir Peygamberimiz “ Cennet anaların ayakları altındadır” diye ve yine değildir boşuna “yuvayı dişi kuş yapar” sözüde…


Kadın, koklanmayı bekleyen bir çiçektir; yalnız sulamak gerekir. Siz onu ne kadar sular ve ona ne kadar özen gösterirseniz, o da o kadar güzel kokmaya, açmaya ve açtıkça da etrafına güzellikler sunmaya devam eder.

Kadın bir hamurdur yoğurmasını bilene…Ona öyle şekiller verebilirsiniz ki bir tüy kadar hafif ve bir pamuk kadar yumuşak olabilir, eğer iyi ellerdeyse. Kısacası onu bir melek ya da şeytan yapmak sizin elinizdedir.

Kadın bir denizdir aslında, ucu bucağı olmayan… Ancak onu keşfe çıkmaya karar verdiğinizde bulabilirsiniz. Öylesine ki içinde her şeyi barındıracak kadar derindir. Acıyı, sevinci, hüznü, mutluluğu, neşeyi, terk edilmeyi… Bunların hepsi de onun en gizli hazinesidir yürek denen sandığının içinde. Yeri ve zamanı geldiğinde çıkarıp kullandığı.

Kadın cesurdur;Yeri geldi mi sevdiğini tüm dünyaya haykıracak kadar hem de. Yeter ki karşılık bulabilsin sevgisine. Eğer sevildiğini hisseder ve anlarsa ve siz de ona hissettirmeyi başarabilirseniz şayet, kendinizi şanslı hissedin çünkü; bir kadın tarafından seviliyor olmanın tadına varabileceksiniz demektir.

Kadın güven demektir verebiliyorsanız aynı şekilde. Ne verirse insan onu alır hesabıyla; eğer siz güven duymak istiyorsanız ona da bu güveni vermelisiniz ki zarar görmesin ilişkinizde ve her telefon çalışında ya da eve her geç gidişinizde sizi kapıda asık suratla karşılayıp; içinden çıkamayacağınız “neredeydin ?, kiminleydin ?” gibi binbir soruyla karşılamasın.

Kadın güçtür; her başarılı erkeğin arkasında yer alan.
Kadın, kadındır her şeyden önce de. Aşk, sevgi, romantizm eşliğinde… Ve yaşamak istedikleriniz yaşattıklarınızdır aslında.

Kadın güzeldir her yaşta. Eğer sizde katkıda bulunabiliyorsanız ona bir şekilde.

Kadın zekidir, tüm erkeklerle boy ölçüşebilircesine.

Ve kadın bir hazinedir… Bu yeryüzünde ki tüm elementleri kendinde barındıran paha biçilmez nitelikte.

Ve kadındır bir erkeği aslında adam eden; bundan adam olmaz denilse bile.

Ve kadın ki; Adem bile Havva’dan beri tüm erkeklerin gözdesi olmayı başarabilmiş yegane varlık bu evrende…

Eğer, bir kadını seviyorsanız ona iyi davranın… Unutmayın ki; sizin anneniz ve kız kardeşiniz / leriniz de bir kadın.

Tüm ülkem kadınlarının ve dünya kadınlarının, 08 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu olsun. hak ettiğiniz tüm değerlere ve güzelliklere sahip olabilmeniz dileklerimle…

******

Ben kadınım!
Doğuran, besleyen, büyüten
Yeri geldi mi erkeğinin yerine eve para getiren...
Bakan göze, tutan ele mahrem
Babadan olma, anadan doğma
Doğduğu günden itibaren kaderine razı gelen...
Konuşsa ayıp, sussa anlaşılmayan
Ezilen, dövülen, öldürülen
Sevilmeyen, hor görülen, kimliksiz-kayıp
Adı sadece kadın olan kadınım ben
Tüm kayıp kadınlar gibi yaşamadan ölen...

Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL



01 Mart 2018

DÖNMEK

Mart 01, 2018 0
DÖNMEK



Dönmek, mümkün mü artık dönmek
Onca yollardan sonra
Yeniden yollara düşmek

Neresi sıla bize, neresi gurbet

Al bizi koynuna ipek yolları
Üstümüzden geçiyor gökkuşağı
Sevdalı bulutlar uçan halılar
Uzak değil dünyanın kapıları


Neresi sıla bize, neresi gurbet
Yollar bize memleket

Gitmek, mümkün mü artık gitmek
Onca yollardan sonra
Yeniden yollara düşmek

Neresi sıla bize, neresi gurbet
Yollar bize memleket

Murathan MUNGAN