Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

10 Şubat 2020

SÖZ

Şubat 10, 2020 0
SÖZ



Acılarımız var elbette kapanması imkânsız ya da zor olan
Payımıza düşen her neyse, kabullenişimiz ondan.

Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL
Şubat 2020


21 Ocak 2020

EVRENİN ŞARKISINI DİNLE !

Ocak 21, 2020 0
EVRENİN ŞARKISINI DİNLE !





Kendimden biliyorum. İstediğim bir şey için evrene yolladığım enerjinin yüksekliğinin bana geri yansımasını. Bir şeyi çok istediğimde ama yürekten, ama sessizce ve sadece içimden, Allah’ım duyuyor beni. Evren, isteğime cevap veriyor. Çünkü gelecek olanın bir vakti zamanı var deyip bırakıyorum bir köşeye. O da geliyor sessizce, uzun zamandan beri beklenilen misafir misali. O an evrende yalnız olmadığımı, beni duyan, yaratan Rabbimin varlığına bir kez daha ve sonsuz kere, koca bir şükürle tekrar tekrar inanıyorum. İnanmazsam, hiçbiri olmazdı biliyorum.

"İsteyin, isteyin vereyim" diyen Rabbimize kendinizi anlatmaya hiç gerek yok. Olur ya da olmaz. Oluyorsa olması gerektiğinden, olmuyor ise hayırsız olduğundan diyeceksiniz, kalbinize en ufak bir şüpheyi  bile düşürmeden. Biliyorum, beklemek zordur. Zaman alır, yorar insanı. Ben de bekledim pek çok şeyi. Bazı insanlar doğuştan şanslıdır, bazıları ise kendi şansını yaratır. Bence en makbulü kendinizin yarattığı şanstır ve o şansı hiç kimsenin elinizden almaya gücü yetmez. Çünkü o artık sizin kapınıza kadar gelmiş ve içeri girmesine ramak kalmıştır. Şans, her zaman yaver gitmez, bilirim. Ama tekrar denemenin ne sakıncası olabilir ki. Deneyeceksin… 1, 3, 5… Sonra baktın olmuyor bırakacaksın onu bir köşeye. Sen bıraktın ya, işte dönüm noktası tam da orada. Sen tam vazgeçme noktasına gelmişken o şans senin kapına kadar geldi bile. Çünkü sen denedin, denendin, pes etmedin, son ana dek. Üzüldün, kırıldın, yoruldun ve ağladın hem de. İşte şimdi her şey senin elinde. İpler sende. Haydi durma. Tut ipi ve tırmanmaya başla. Kolay değildir yükseğe çıkmak. Önemli olan oraya kadar çıkıp dibe vurmamak. Artık, şans, başarı, her şey senin emrinde. Onu kullan, değerlendir, kimseye boyun eğmeden, kendini göster, evrenin sana verdiği mesajları dinle. Çalış, başkalarının senden iyi olmasını önemsemeden, sen daha çok çalış. Onlardan daha iyi olmak adına elinden geleni de yap gelmeyeni de. Zamanını iyi değerlendir. İşine ayırdığın vakti, kendine, ailene, sevdiklerine ve çevrene de ver. Ver ki, zaman bile sana imrensin. İstemeyi bil, istemeyi. Evrenin sesine kulak ver. Bir ağacın, bir kuşun, bir yaşlının, bir çocuğun… Dinle, evrenin şarkısını dinle ! Bak her şey yola çıkmış senin için geliyor, sana geliyor. Sen yeter ki şarkıyı dinle!


Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL


20 Ocak 2020

ÇÜNKÜ, KAR BEYAZDIR

Ocak 20, 2020 0
ÇÜNKÜ, KAR BEYAZDIR



Dışarısı ayaz,
Kar da var…
Hava karanlık
Üşüyor insanlar…
            Buz tutmuş yollar
            Paytakça yürüyor insanlar
            Kediler sinmiş
            Isınmayı bekliyorlar…
Çatılar bembayaz
Görünmüyor karşılar
Kuşlar bile gitmiş
Issız ağaçlar…
            Hava karanlık
            Bir üşengeçlik üstümde
            Geçse de bitse diyorum şu kış,
Isınsın bir an önce içimizde…
Seviyorum dersem yalan olur
Sevmiyorum dersem de
Asilliğini seviyorum karın
Ve her şeyin üstünü kapatmasını bir de…
Soğuk da olsa
Üşütse de bizi
Ölümü düşündürse de
Bahara hazırlayışını
Yaşamak lazım yine de
Yine de sevmek lazım karı
Çünkü; kar beyazdır.
Şehrime kar yakışır…

Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL
2020



13 Ocak 2020

İLETİŞİM DONANIMLARI

Ocak 13, 2020 0
İLETİŞİM DONANIMLARI

"Bir elmanın yüreğinde gizlenen tohum, görülmez bir elma bahçesidir. Ama bu tohum bir kayaya rast gelirse, ondan hiçbir şey çıkmaz."

Halil Cibran

Şimdi size, sol elimde bir meşe palamadu ve sağ elimde bir çakıl taşı göstermekte olduğumu varsayın.

...Sol elimde görmüş olduğunuz bu meşe palamudu, kendisi gibi kaç tane meşe palamudu üretme potansiyeline sahiptir?

Bu meşe palamudunun bir meşe ağacı olması olasılığı var mı?

Evet, var!

Peki bu ağacın yeni meşe palamutları üretme olasılığı var mı?

Evet, var!

 Peki, bu meşe palamutlarının her birinin bir meşe ağacı olma olasılığı var mı?

Evet, var!

 Demek oluyor ki sol elimde gördüğünüz bu meşe palamudu, kendisi gibi sonsuz sayıda meşe palamudu üretme potansiyeline sahiptir.

 Öte yandan sağ elimde tutmuş olduğum çakıl taşının üretme potansiyeli sıfırdır. Çakıl taşı kendisi gibi çakıl taşı üretme olanağına sahip değildir.

 Siz 'potansiyel' nedir bilmezseniz, bilinciniz 'potansiyel farkındalığıyla donanmamışsa, elimde tuttuğum bu iki şeyi potansiyel açısından ayırt edemezsiniz; her ikisini de bir 'nesne' olarak görürsünüz.

 Potansiyelin ne olduğunu bilen biri, meşe palamudu ve çakıl taşını farklı algılar ve bunlarla ilgili farklı düşünür. Bu kişi, bir tek meşe palamudunda, tüm Türkiye'yi meşe ağacıyla donatacak bir potansiyel olduğunu bilir ve bu gözle meşe palamaduna bakar.

 Potansiyelin ne olduğunu bilmeyen biri ise, çakıl taşı ve meşe palamudu aynı şeylermiş gibi düşünür. Örneğin, ona göre, her ikisi de fırlatılacak bir nesnedir ve eline geçirdiği zaman bilinçsiz olarak meşe palamudunu da çakıl taşı gibi fırlatır, atar.

 DOĞAN CÜCELOĞLU