Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

13 Aralık 2021

ESKİ EV

Aralık 13, 2021 0
ESKİ EV

 


Kapısından kaç kere girip çıktığım
Tepesinde siyah benekli kedinin pineklediği
Yıllara meydan okuyan bahçe kapısı
şimdilerde kırık dökük dağılmış yerlere..

Her yaz koşarak gittiğim
kapısından neşeyle geçtiğim
çiçekler arasında gezindiğim
o çiçekli bahçedeki ev
geçmişte kalmış anılarla birlikte
çöktü çökecek küçük bir sarsıntıyla birlikte....

ne anılar biriktirmiştik oysa ki
şarkılarla yeri göğü inlettiğimiz
el yapımı çardağında dinlendiğimiz
merdivenlerinden inip çıkarken seslerden irkildiğimiz
neşeli bir evdi birlikte eğlendiğimiz...

Şimdilerde ne zaman gitsem
uğrarım her defasında mütemadiyen
Görmeden gitmem hatrı kalır diye
bir süre seyrederim uzun uzun
anıların eşliğinde...

Hiçbir şey aynı kalmıyor yeryüzünde
zaman herkesi değiştiriyor her haliyle
geriye kalan sadece yaşanmışlıklar oluyor anılar eşliğinde
ve sonunda kırılıp dökülüyor bu ev gibi her şeyde....


Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL
Aralık 2021


03 Aralık 2021

YAŞAMA UMUTLU BAKAN ÇOCUKLAR

Aralık 03, 2021 0
YAŞAMA UMUTLU BAKAN ÇOCUKLAR



ne zaman görsem burnu akan, yüzü kirli bir çocuk
elleri küçücük yüreği büyük

kağıt toplayan, simit satan

çocukluğunu yaşayamayan

yaşayamadığı halde gözleri parlayan

umut veren bakışlarıyla yüreğimi dağlayan

bir çocuk en nihayetinde henüz on yaşında yok!

kırılır kalbim, hüzünle dolar içim

sitemim kendimedir en çok da

sahip olduklarıma şükretmeyi unutan kalbime

al gör derim kendi kendime

Bak da gör;

şu çocuk kadar büyük değil düşlerin.

şu çocuk kadar büyük değil yüreğin...


Bir rüzgar eser aramızda

birimiz garpta birimiz şarkta

oysa ki aynı şehrin sınırlarında

soluyoruz aynı havayı aslında...


Ne gündüzümüz ayrı ne de gecemiz

gördüğümüz Ay'sa Ay, Güneş'se Güneş

mevsimleri saymıyorum bile

Yaz'ımızda aynı Kış'ımızda...


ne zaman görsem burnu akan, yüzü kirli bir çocuk

üstü başı yırtık-yamalı, ayakları çıplak

karınları yarı tok, yarı aç

evlerine üç beş para götürüp 

günü kurtarmak adına

çalışıyorlar çocuk yaşta karın tokluğuna

çoğu akşamları aç ve aç yatarak

yarınlar için hayaller kurarak

kapatıyorlar gözlerini bir sonraki sabaha kadar....


Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL

Aralık 2021






27 Kasım 2021

BENİ ÇOK SEV

Kasım 27, 2021 0
BENİ ÇOK SEV


 Netflıx dizilerinden 1.sırada yer alan; senarist ve yönetmenliğini Mehmet Ada ÖZTEKİN'in yaptığı, Sarp AKKAYA, Songül ÖDEN, Ercan KESAL ve Aleyna ÖZGEÇEN'in başrollerde oynadığı sosyal konulu, dramatik, şiddet ve argo içeren Türk yapımı film. 


Filmde, mahkum bir babanın yıllar sonra kızını ilk defa görmesi için özel izinle bir günlüğüne dışarı çıkmasını ve ardından gelişen olaylar anlatılmaktadır. Her ne kadar Türk filmlerini izlerken daralsam da bu film beni oldukça etkiledi diyebilirim. Konunun gerçek hayatta yaşanılanlarla bağlantısı, işlenişi, deneyimli oyuncuların başarısı, filmin bir bütün olarak seyirciye aktarılması oldukça etkileyici. Konu itibariyle günümüzde, hem ülkemizde hem de tüm dünyada yaşanılan şiddet, cinsel şiddet, taciz, madde kullanımı ve özellikle de kadınlara uygulanan her türlü eylemlerin, sevgisizliğin, yoksulluğun, var olmak adına farklı yollara sapışların insanları nasıl da yanlış yapmaya sürüklediğini göstermesi adına önemli bir film olduğunu düşünüyorum. 


Son yıllarda genç ve yetenekli senarist ve yönetmenlerin de sinema sektöründe önemli yapıtlara imza atması adına mutluluk verici elbette. İzlemeyenler için tavsiye niteliğinde bir film. 


Dipnot: +18 yaş ve üzerindeki yetişkinlerin izlemesi için uygundur.


Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL 

Kasım 2021

24 Kasım 2021

BAZEN

Kasım 24, 2021 0
BAZEN



Bazen yorar insanı küçük şeyler; büyük sırlar vardır küçük şeylerin içinde. Açıldıkça açılır, boyuna posuna bakmadan...
Bazen dinlendirir insanı uzaklar; uzaklığa bir yakınlığı vardır gözlerin. Gözlerin olduğu kadar gönlün de...
Bazen durur tüm adımlar; adamların tembelliğinden değil, yolların düşündürücülüğünden.
Öyle çetrefillidir ki, susar ayaklar da kimi zaman...
Bazen sorar gözler, diller kabul etse bile. Maharet gözleri bile ikna etmektir, güzel söz söylemek değil.
Bazen durur dünya, inecekler iner, sonra yoluna devam eder. Ne var ki, herkes için o duruş anı farklıdır. Kimisi içinse hiç dönmez dünya, ki o da apayrı mesele.
Bazen her şeyi bir mimik anlatır, bazen gözyaşı, bazen bir kelime. Ne kadar da ağır gelir söylemek bazen bir kelime bile.
Bazen bir anı, bir ömür kokar. Bazen bir daha yaşayamayacağını hisseder insan içinde bulunduğu ânı.
Bazen şair olur insan, mısra kuramaz. Bazen mısra kurar insan, şair değildir.
Bazen hiç biridir, ne diyeceğini bilemeyen sıradan biridir işte...
Bazen yaşadığını daha çok hisseder insan, öleceğini unutur büsbütün. Bazen yaşadığını tamamen unutur, hatta bazen her ikisini de.
Bir anı bir anına uymaz derler ya insan için, ya bütün anları birbirinin aynı olsaydı.
Bazen korkutmaz mı bu ihtimal insanı?
Bazen korkar insan gölgesinden. Gölgesinin şahsında kendisinden. Zira kendi vücudu geçmiştir güneşin önüne. Kendi eseridir gölgesi.
Bazen susar insan, dudakları çatlar susuzluktan.
Bazen susar insan, söylenecek çok söz varken bile.
Bazen dolar insan, kimse anlamaz.
Bazen herkes anlar, kendisi kendisini anlamaz.
Yalnızdır bazen insan, öyle yalnız bakar ki dünyaya.
Bazense hiç yalnız değildir, nasıl baktığını bilirse.
Bazen büyük görür insan kendini, ne acizliktir!
Bazen aciz görür, ne büyük bir görüş!
Bazen, 'bazen' değil, 'her zaman' demek gerek.
Ama bilmek gerek, ne zaman? Demek
Her bazen'in bir zamanı gerek.
Bilinmeyen sonlar
beklenmeyen başlangıçlar
Yokuştur bazen
Bazen de karanlıktır engel olan
Siyah ve beyazdır bazen düşler
ne kadar uzak olsa da
Yanı başındadır bazen
Dipsiz kuyular vardır ya hani
Karanlığında ürktüğün
Aydınlığında üşüdüğün
Hayat da öyle işte
Savaşmadan kaybedersin bazen
Bazen de yaşamaya devam edersin
Bin kurşun yemene rağmen…
Emre Nazlı – Oktay Makar