Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

11 Mart 2025

BAHARA DOĞRU

Mart 11, 2025 2
BAHARA DOĞRU

 


Kışın gri örtüsü yavaş yavaş kalkıyor. Günler uzuyor, yayılan ışık biraz daha sıcak vuruyor tenimize. Sabahları havada hafif bir serinlik olsa da, güneş yükseldikçe içimizi ısıtan o özgün sıcaklığı yeniden kendini hissettiriyor. Ağaçların dallarında minik tomurcuklar oluşmaya başladı bile. Rüzgârın taşıdığı koku değişti; toprak daha canlı, yağmurlar daha yumuşak artık, gökyüzü daha mavi.


Her bahar, dünyanın yeniden doğuşuna tanıklık etmektir. Bir sabah, penceresi açıldığında ilk kuş sesi, kışın bitmekte olduğunu haber veren bir haberdir. Karların yerinde saklanan kökler artık uyanıyor, doğanın depolanan bağrına düşen her tohum filizlenmeye hazırlanıyor. Doğa, kendi kendini tamamlayarak yeniden hayata dönüyor.


İnsan, baharı yalnızca doğada değil, içinde de yaşar. Kendi baharına yürür insan; umutlarını sulayarak, düşlerini yeşerterek. İçindeki kışları bahara çevirmek için çabalayarak… Dalların yeniden tomurcuklanması gibi ruh da yenilenir, kırılan yanlarımız iyileşir, taze sıcaklıklarla içimizde bir bir çiçekleri açar.


Her bahar, yeniden...

Bahara doğru...

Yeni umutlarla birlikte.



Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL
Mart 2025


21 Şubat 2025

KIRIK BİR KALP

Şubat 21, 2025 6
KIRIK BİR KALP

 
















Kırık bir kalp, fırtınanın ortasında kalmış bir gemiye benzer. Dalgalar, hayal kırıklığı ve üzüntünün acımasız sarsıntılarıyla döver durur. Yelkenler yırtılmış, umutlar suya düşmüştür. Kaptan, yani kalbin sahibi, pusulasını kaybetmiş, yönünü şaşırmıştır.

Ancak unutmayın ki, her fırtına bir gün diner. Güneş, bulutların arasından yeniden doğar. Kırık bir kalp de iyileşebilir, yaraları kabuk bağlayabilir. Önemli olan, kaptanın umudunu kaybetmemesi, mücadele azmini korumasıdır.

Kırık bir kalp, geçmişin hayaletleriyle dolu bir sandıktır. O sandığı açmak, acıları yeniden yaşamak demektir. Ama aynı zamanda, dersler çıkarmak, tecrübeler edinmek için de bir fırsattır. Kırık bir kalp, daha güçlü, daha bilge bir kalbe dönüşebilir.

Unutmayın ki, her kalp farklıdır. Kimi kalpler çabuk iyileşir, kimi kalpler daha uzun süreye ihtiyaç duyar. Kimi kalpler, başkalarının yardımıyla iyileşir, kimi kalpler kendi kendine iyileşir. Ama her kalp, iyileşme potansiyeline sahiptir.

Kırık bir kalp, bir veda mektubudur. Geçmişe, acılara, hayal kırıklıklarına bir veda. Ama aynı zamanda, yeni başlangıçlara, yeni umutlara da bir davettir. Kırık bir kalp, geleceğe doğru açılan bir kapıdır.

Unutmayın, siz yalnız değilsiniz. Kırık kalpler, birbirini anlar, birbirine destek olur. Birlikte, bu zorlu yolculuğu aşabilir, yaralarınızı birlikte sarabilirsiniz.

Kırık bir kalp, bir şiirdir. Acının, hüznün, umudun, yeniden doğuşun şiiri. Bu şiiri okumak, kendi kalbinizin sesini dinlemek demektir. Kırık bir kalp, bir şarkıdır. Aşkın, ayrılığın, özlemin, yeniden birleşmenin şarkısı. Bu şarkıyı dinlemek, kendi duygularınızla yüzleşmek demektir.

Kırık bir kalp, bir aynadır. Kendinizi, geçmişinizi, hatalarınızı, pişmanlıklarınızı gördüğünüz bir ayna. Ama aynı zamanda, kendinizi yeniden keşfetmek, daha iyi bir insan olmak için de bir fırsattır. Kırık bir kalp, geleceğe doğru atılan bir adımdır.

Unutmayın, her şey geçer. Kırık bir kalp de geçer. Önemli olan, umudunuzu kaybetmemek, mücadele azminizi korumaktır. Ve unutmayın, siz değerli ve seviliyorsunuz.


                                    Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL

                                                ŞUBAT 2025


15 Şubat 2025

ÖLÜME DAİR

Şubat 15, 2025 6
ÖLÜME DAİR

Aslında yoktuk biz

Hiç olmamıştık zaten bu dünyada

insan demişlerdi adımıza

gerisi yalandı nasıl olsa...

Bir kalp vermişlerdi elimize

kiminde hüzün, kiminde neşe

yaşarken bile bilinmedi kıymetimiz

öldükten sonra ise silinecekti her şeyimiz...

Ne gelmişiz ne de gitmişiz olacaktı bir diğer adımız

anlatamadan halimizi unutulup gidecektik

silinecektik yeryüzünden...

Bir karış toprağa sığınıp

karışacaktık küllerin arasından bilinmezliğe

çaresizlik ne zor şeydi aslında

ölüp gitmek, gidip dönememek

kalakaldığın bir bilinmezliğin ortasında

anan yok, baban yok, kardeş yok, eşin-dostun yok

yok oğlum yok

yalnızlığın dibine vurduğu yerdesin işte

sessizliğin hüküm sürdüğü dipsiz kuyularda

kapkaranlık bir odada

kurtarılmayı beklemek boşuna..

boşuna kardeşim yaşamak bile boşuna.

Geldim gördüm gittim diyeceksin sonunda

gözün bile görmeyecek, görmeyi bile istemeyeceksin

giderken sarılıp yalnızlığına

ölüm demişler adına

kendi soğuk

adı soğuk

bir hiç'lik ki sorma

arayan yok

soran yok

gören yok

kimliğin bile geçersiz kalacak

adın bile unutulacak

arada ki bakarlarsa birkaç fotoğrafdan seni anacaklar

birkaç saniyeliğine ağlayacaklar

sonrası mı, sonrası boş işte usta..

garip gelmişsin garip gideceksin bu dünyadan

elin boş

kalbin boş

Bomboş....


Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL


 

25 Ocak 2025

HZ. MEVLANA'NIN EVRENSEL BAKIŞ AÇISI

Ocak 25, 2025 2
HZ. MEVLANA'NIN EVRENSEL BAKIŞ AÇISI

 


Hz. Mevlana'nın evrensel bakış açısını anlatan bir sözü:

”Dert ve iç sıkıntısı, suçlu için zindan olur, çarmıh olur. Aslında dert bir köktür. Kök dal budak verir. Çoğaldıkça çoğalır, artıkça artar. Kök gizli idi. Meydana çıktı, yani bir ağacın kökü yere gömülmüş, gizli bir halde iken, dallarının, budaklarının meydana çıktığı gibi. Sen duyduğun iç sıkıntısını ve ferahlık hallerini birer kök say ki onların eserleri kendini gösterecektir. Sende bulunan kök. soysuz kötü kök ise, vakit geçirmeden onu sök at: sok at da o kötü kök, yeşilliğin arasında çirkin bir diken bitti.. İç sıkıntısı, gönül darlığı gelince, çaresine bak, yani sebebi ne ise, o sebebi defet.

Çünkü dalların hepsi kökten biter. “