GİTMEK KUŞLAR İÇİN BİR EĞLENCEYDİ, BİZİM İÇİNSE KOCA BİR BOŞLUK - Ş A İ R A N E
https://www.amazon.com.tr?&linkCode=ll2&tag=sairane74-21&linkId=e91fc290c104efcffb7c2bebdab992b6&ref_=as_li_ss_tl
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

10 Temmuz 2026

GİTMEK KUŞLAR İÇİN BİR EĞLENCEYDİ, BİZİM İÇİNSE KOCA BİR BOŞLUK

 



Bugün içimde, dizelerin bile doldurmakta zorlandığı koca bir sessizlik var. Bana şiiri sevdiren, kelimelerin sadece kâğıt üstündeki siyah lekeler değil, kalbe dokunan birer nefes olduğunu öğreten o güzel insan, Ahmet Telli göçüp gitti bu dünyadan. Bir şairin ölümü, sadece bir ömrün sonu değilmiş meğer; onun dizeleriyle büyüyen, teselli bulan, dünyayı onun gözleriyle anlamlandırmaya çalışan bizlerin de içinden bir şeylerin kopup gitmesiymiş.

Herkesin hayatında onu bir yerinden yakalayan, ruhunun kuytularına dokunan bir rehber vardır. Benim rehberim de onun o mağrur, hüzünlü ama bir o kadar da umutlu sesiydi. Ne zaman sığınacak bir liman arasam, ne zaman bu dünyanın haksızlığına, kabalığına karşı içimde bir isyan büyütsem, kendimi hep onun dizelerinde bulurdum.


"Dövüşenler var bu dünyada, rüzgârlar var / Ve kalbini bir mızrak gibi göğe fırlatan çocuklar..." Onun şiirlerinde sadece aşkı, yalnızlığı ya da hüznü bulmadım ben; direnmeyi, ne olursa olsun insan kalabilmeyi, kırıldığımız yerden yeniden yeşermeyi öğrendim. O, bana hüznün de asil bir duygu olduğunu, acının içinden bile nasıl bir parça umut devşirilebileceğini gösterdi. Şiiri sevdiysem, şiirle iyileşebildiysem, bu tamamen onun o naif ve sarsılmaz kalemi sayesindedir.


Şimdi arkasında koca bir külliyat, zihnimize kazınmış yüzlerce dize ve buruk bir yürek bıraktı. "Belki yine geliriz" diyordu bir şiirinde... Gittin işte kaptan. Ama gidişin sadece fiziki bir ayrılık. Çünkü bana kattığın o ilk şiir sevgisi, her dizede çarpan o heyecanlı kalbim olduğu sürece, sen benim için hiç ölmeyeceksin.

Her yağmur yağdığında, her haksızlığa öfkelendiğimde ve her sevdada yine senin sesin yankılanacak içimde.

Güle güle usta, güle güle kalbimin şairi... Bize bıraktığın her bir kelime için sonsuz teşekkürler.

Ruhun şad olsun.


Mehpare ÖĞÜT ŞENGÜL

&

SOLUK SOLUĞA

"Uçurumlar var diyordun, insanlığın önünde

Ölüm diyordun, her solukta pusuda

Oysa biz bir aşkın tel örgülerinde

Kuşlar gibi çırpınan iki yaralı sığıntıydık."

Çocuksun Sen

"Çocuksun sen sesinin rengi çocuk

Dünyanın bütün sabahları seninle uyansın

Ve her şey seninle başlasın yeniden...

Çocuksun sen, unuttun mu Sınıfta kaldığını hüzün dersinden Ve ne zaman gelsen bir bayram gibi Gözlerinin içi gülerek gelirdin."



BELKİ YİNE GELİRİM

"Gidiyorum bu şehirden, içimde bir çocuk

Ağlıyor, gizlice el sallıyor arkamdan

Gidiyorum, ama gözlerim kalıyor sende

Belki yine gelirim, bir yağmur ikindisinde...

Çünkü bir çığlık gibi büyür içimde

Seni sevmenin o amansız macerası."



HÜZÜN İSYAN OLUR

"Hüzün taze bir ekmek gibi bölüşülürken

Biz o ekmeğin katığına isyanı sürdük

Çünkü bilirdik, hüzün tek başına

Bir yenilgidir karanlığın karşısında."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz İçin Teşekkürler Ediyorum