03 Şubat 2013


Türkçe sözlükteki anlamı: “Yiğit, sözünün eri, güvenilir kimse” dir…Mert insanlar, toplumun çoğunluğu tarafından hem beğenilir, hem de itelenir aslında…Hatta kendini mert bir insan olarak niteleyen insanlar bile mertlik düşmanıdır…Açık sözlü ve doğrudan yana olmak ne yazık ki zarar verir mert olan kişiye…Eğer bir iş yerinde çalışıyorsa, patron ya da idareci tarafından itici bulunur…Çünkü onlar her şeye boyun eğen “Evet efendimci!..” çalışandan hoşlanırlar…Hele yalakalar baş tacı edilir bu tip kişilerce…Sert, otoriter bir babanın mertçe davranan bir evladına, aferin demeyeceği önceden bellidir…Yüzüne karşı yanlışlarının söylenmesi, eleştirilmesi otoriter babanın hiç hoşuna gitmez…Oysa, o babaya sorsanız, mert bir insan olmasını ister evladının…Öyle olmasına bilinçli olarak izin vermediği halde…

Bize doğruyu, güzeli, iyiyi, mertliği, milli duyguları ve Atatürk ilkelerine bağlılığı öğrettiler sevgili öğretmenlerimiz…Ben de öğretmen olarak mert olmalarını istedim öğrencilerimin…Onları, sözüne güvenilir, ahlaklı birer birey olarak topluma kazandırabilmekti amacım…Mert olanlar yeterince yükselemediler ne yazık ki…Beni dinlemeyip toplumun üç kağıtçı, acımasız, zayıf olanı deviren, iyileri öğüten, çalan çırpan, düzene uyum sağlayan öğrencilerim ise servet sahibi oldular…İyi ki dinlemedik öğretmenimizin öğütlerini diyorlardır şimdi o öğrencilerim…Bana olan saygılarını da ihmal etmeden…Çünkü mertlik iyi bir sıfat sayılmıyor artık!..Köroğlu’nun “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu!..” dizeleriyle yansıttığı bozulma zaman içinde her alana sirayet etti…Önlenemedi siyasi, ahlaki, kültürel yapımıza zarar vermesi…Mertlik para etmiyor, hatta var olan paranı da alıp götürüyor, diyor şimdiki gençler!..Prim vermiyorlar mertliğe…

Mertlik önemini yitirmişse büyük bir tehlike de çığ gibi büyüyor, düzenbazlar cirit atıyor, ahlaksızlık kol geziyor, üç kağıtçılık yaygınlaşıyor, köşeyi dönme hırsı pek çok bedeni tümör gibi sarıyor, toplumda çürüme ve kokuşma had safhaya ulaşıyor demektir…Oysa toplumumuzu ayakta tutanlar mert insanlardır…Onların dengeli davranışlarıdır…Mert insanları itibarsızlaştırmak, her olumlu gelişmeye ket vurmaktır, güzellikleri baltalamaktır…Yanlıştır, hatadır, kusurdur…

Devleti yöneten kişiler de mert kişilerden hoşlanmaz…Mert gazeteciler, mert yazarlar, mert yöneticiler, mert iş adamları, mert sendikacılar, mert görsel program yapımcıları, mert film yapımcıları, oyuncular, tiyatrocular sevilmiyor…Kimisi bu nedenle işini kaybediyor…Kimisi düşüncelerinden dolayı hapse giriyor…Kimisi tartaklanıyor…Kimisi de devleti yönetenlerin kontrolleri dışında kalabilen iç ve dış karanlık güçler tarafından katlediliyor…Her zaman hazır olda bekleyen, pek çok olumsuzluğa göz yuman, gerçekler yerine kurmaca haberler ve yorumlar yazan, gazeteciler, yazarlar, ekonomistler, çeşitli kurumlara atanmış yöneticiler, tek ses veren borazancılar, refah içinde sürdürdükleri yaşam biçimlerinden dolayı oldukça mutlular…Mertçe davranmak yerine güçlüden yana tavır alarak zenginleşme derdindeler…

Mert insanları hangi siyasi görüşte ya da cinsiyette olursa olsun severim…Onlar toplumumuzun yüz aklarıdır…Düzenbazlardan, sahtekârlardan, zenginleşebilmek için her şey mübahtır anlayışıyla hareket edenlerden, başkasının acısını hiçe sayarak icralık malları değerinin çok altında satın alanlardan, tefecilerden, gıda ürünlerine bile insan sağlığı için zararlı katkı maddelerini bilerek ilave edenlerden, hileli mal satanlardan, dolandırıcılardan, tüm vicdansızlardan nefret ederim…

Mert insanları artık mumla arıyor olmak ıstırap veriyor bana…

Sevgiyle kalın!..

Asım ERDOĞAN


ŞAİRANE @ 2007-2017. Blogger tarafından desteklenmektedir.

ŞAİRANE . 2017 Copyright. All rights reserved. Designed by Blogger Template | Free Blogger Templates