Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

22 Ekim 2010

SEVGİLERİN KARŞILIKSIZ ...YARDIMLARIN GİZLİ OLACAK ..!

Ekim 22, 2010 0
SEVGİLERİN KARŞILIKSIZ ...YARDIMLARIN GİZLİ OLACAK ..!
İlkelerin Olacak
Seni Satın Alamayacaklar..
Aptalların Uydurduğu
Atasözlerine
...İnanmayacaksın:
..."Paranın Satın Alamayacağı Şey Yoktur ."
"Herkesin Bir Fiyatı Vardır ."
Gibi Sözlere Kanmayacaksın ..!
Onurunla, Kimliğinle
Ve Beyninle Akıllı Yaşayacaksın
Üreteceksin, Seveceksin,
Sevileceksin
İnançlarının Arkasında Duracaksın
Sevgilerin Kaşılıksız..
Yardımların Gizli Olacak..!
Seni Attan, Ottan Ayıran Özelliğin
Farkına Varacaksın...
Çünkü Sen İnsansın..
Ve Bunu Yakaladığın Gün,
Bembeyaz Yaşayacaksın ..!

 
Müjdat GEZEN




SEVGİYE HESAP SORMAYIN !

Ekim 22, 2010 0
SEVGİYE HESAP SORMAYIN !


Sevgiye hesap sormayın! çünkü sevgi, kendinden başkasına hesap vermez. o ne borç verir ne borç alır! ne alır ne de satar! bunun için ne çoğalır ne de azalır. hep, bugün,yarın ve kıyamete kadar tam olarak kalacaktır. sevgide daha çok ve daha az kavramı yoktur. aklımıza onu tartmak veya karşılaştırmak geldiği an, arkasında sadece acı hatıralar bırakarak kalbinizden çeker gider... kaç kere sizi sevgi kördür derken duydum. bununla sevgilide hiç bir kusur görmez demek istiyorsunuz. aslında körlük görme derecelerinin en üstün noktasıdır. keşke hiçbir şeyde ayıp göremeyecek kadar kör olsaydınız! ne zaman sevgi gözlerinizi temizlerse o zaman gördüğünüz her şey sevginize layık olacaktır..

19 Ekim 2010

İÇİMDEKİ SENİ

Ekim 19, 2010 2
İÇİMDEKİ SENİ


İçimdeki seni seviyorum,
Her sabah seni düşünerek uyanmayı
Akşama sanki gelecekmişsin gibi
İple çektiğim saatleri…
Sen geleceksin diye kendime daha bir özenmeyi,
Saatlerce ayna karşısında vakit geçirmeyi,
Seni düşlemeyi…
Düşlerken avunmayı,
Avunurken ağlamayı,
Ağlarken kavuşmayı…


İçimdeki seni seviyorum ben,
Senden daha çok sevdiğim için,
İçin için yandığım,
Özlemleri katıp aşıma,
Hasretliği içtiğim için.
Seni sevmeyi seviyorum
Ve kendimi seviyorum en çok da,
Seni böylesine sevdiğim için…



Mehpare ÖĞÜT
2010







18 Ekim 2010

BENİM İÇİN ÜZÜLME..

Ekim 18, 2010 0
BENİM İÇİN ÜZÜLME..

Varsın sensiz kalsın yüreğimdeki kelimeler
Varsın öksüz desinler,
Sevilmedi ama çok sevdi desinler
Gücenmem inan hiçbirine / söylenenlere
Kalbim yaralı da olsa
Tek kelime etmem ardından / ettirmem de kimseye..


Ben senli düşlerin avuntusuyla yaşarım;
Gelmeyeceğin günlerin hasretiyle,
Takvimleri her gün üçer beşer sayaraktan,
Ve her günü sana adayaraktan,
Yaşarım inan ölmem merak etme,
Benim için üzülme..

Benim için üzülme sen,
Geldi geçti işte, canımı bile acıtmadı derim.
İnan anlamaz kimse halimden,
Göz yaşlarımı da saklarım,
Tenha köşelerde ağlarım, bir de geceleri
Yeter ki merak etme ve
Kafana takıp da benim için üzülme SEN…



Mehpare ÖĞÜT
 2010


17 Ekim 2010

İKİMİZ İÇİN BİR HİKAYE...

Ekim 17, 2010 0
İKİMİZ İÇİN BİR HİKAYE...


İkimiz için bir hikaye yazdım bu gece
Yalnızlığa ait seven kalplerde
Dolaşsın dilden dile diye…

Görmeden sevmeyi öğrendim seninle,
Ve konuşmadan hissetmeyi,
Sıcaklığını, merhametini,
Aşk’a susamış yüreğimde…

İkimizin hikayesi olsun istemiştim.
Sadece sen ve ben,
Bir bütün, bir elmanın yarısı gibi,
İkimize ait bir dünya
İkimizin yaşadığı bu şehirde…

Sensizliği yaşamak haz veriyordu bana
Nasıl olsa bir gün kavuşuruz diyordum.
Günler günleri kovaladı,
İçimi derinden bir hüzün dalgası kapladı,
Ve en nihayet anladım ki gelmeyecektin,
Artık sen ben de değildin…

Şimdi ne olacaktı halimiz,
Aynı şehirde iki yabancı
Aynı havayı soluyan.
Şimdi el mi olduk birbirimize,
Ya günün birinde karşılaşırsak seninle,
Olur ya, aynı şehirdeyiz biliyorsun
Bakmak da mı haram gözlerine…


MEHPARE ÖĞÜT
2010

16 Ekim 2010

SEN YİNE SÜKUTU GİYİN YAR...

Ekim 16, 2010 0
SEN YİNE SÜKUTU GİYİN YAR...


Sen yine sükûtu giyin yâr!
Dilersen hiç konuşma.
Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda.
Çarpsa da bir tokat gibi yüzüme, her harfi yoluna heceledim.
Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim;
söz verdim ben bu yüreğe,
hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim……

MEVLANA

ADI HÜZÜN OLSUN...

Ekim 16, 2010 0
ADI HÜZÜN OLSUN...


Öteki renklerini aldığın,
Tek mevsimlik dünyamın,
Ve senden bana kalanların,
Rotasız başlayan yolculuğumun,
Her limanda yüzleştiğim sensizliğin,
Adı hüzün olsun!

Bir türlü gelmeyen geleceklerin,
Bir yarısı sende kalan geçmişin,
Ve her gün biraz daha kaybolan iyimserliğimin,
Adı hüzün olsun!

Gittikçe tuhaflaşan tavırlarımın,
Azalan ideallerimin,
Alışkanlık haline gelen sıradanlıkların
Birbirine benzeyen her günün
Adı hüzün olsun!

Aklımda kalan şarkı sözlerinin,
Anılarını sakladığım kirli odamın,
Yağan yağmurun,
Cama dayanmış soluk yüzümün,
İçimde ağlayan çocuğun,
Adı hüzün olsun!

Artık gelmeyeceğine olan inancımın,
Eksik yüreğimin, göremediğim renklerin,
Sensizliğin, yarım kalmışlığın,
Adı hüzün olsun!

Değişmeyen şeylerin,
Aynı filmin tekrarına benzeyen rüyaların,
Sadakatini elden bırakmayan gönlümün,
İçimdeki yalnız şairin, bu yaşantının,
Ve bu şiirin adı hüzün olsun!
 

Şemsettin KAYA
Şiir FM

....

Ekim 16, 2010 0
....


"Seni Diğerlerinden Farksız Yapmaya Bütün Gücüyle Gece Gündüz Çalışan Bir Dünyada ,
Kendin Olarak Kalabilmek Dünyanın En Zor Savaşını Vermek Demektir..."


Doğan Cüceloğlu
(savaşçı)

BİR İLAHİDİR AŞK !...

Ekim 16, 2010 0
BİR İLAHİDİR AŞK !...


Hiç bitmeyecek bir şiirin sözleri yazılırdı sana,
Bobinler sana döner, senin için katlanırdı gazeteler
Seni sevmelerin alacakaranlık kuşakları açılırdı
Yorgun kelimeler bu şehrin üzerine düşünce…
Simsiyah bir gece akıyordu gözlerimin önünden. Bütün kalabalıkları geride bırakmış, kavgadan, ihanetten uzak kalışımın şerefine kadeh kaldırıyordum. Geleceğimi duvarlara çiziyor, melankolik sevdalarıma içli bakışlar atıyordum. Kendimle uzlaştığım, kendimi dinlediğim gecelerden biriydi bu ve ben yıldızlara seni anlatıyordum.
Ellerimi yüzüme kapadığımda sevecen bir bakışla yanıma sokulurdun oysa. Darmadağın olurdu hayalin güvercin bakışlarınla. Bir şiir olurdum yüreğinde pişerek, bir anıt olurdun gözlerini gözlerime dikerek. Kan revan içerisinde seni düşünür, yalnız senin olduğun gecelere dolanırdım bir gök kuşağı gibi.
Yürekteki rotayı kaybettiğin anlarda son bir sözün, belki de isyanını algılardım ağlayışlarından. Sığındığın geceler aynalara dargındı ve konuşmayı beceremezdi. Oysa film başlamıştır ve bu oyun oynanacaktır. Bir vahşi menekşe kokusunca eser zaman, rüzgârca. Sen kaçarken bana ulaşır kokun, ulaşır bu kırılgan sevdalar şairine.
Kalbinin dalları aynalara tutununca gülüşlerin tırmanırdı karlı dağlarımı. Ben seni düşünürken denizlerim taşar, atardım en tiz çığlıkları. Güzelliğinin üzüm bağları soluklanır mahzenimde ve basardım en korkusuz naraları. Hiç bitmeyecek bir şiirin, hiç bitirilemeyecek sevmelerin yansımaları düşerdi ak kâğıtlara. Bobinler senin için döner, senin için katlanırdı gazeteler. Seni sevmelerin alacakaranlık kuşakları açılırdı, gün bu şehrin üzerine düşünce.
Kar kalkmayan dağlarının zirvelerinde bir başına üşürsün oysa. Bir masal perisi düşlerim bakışlarının ütopyası gönlümü bulunca. Ben ki; nice seçeneksizliklerin içimde dama oynadığı mevsimlerden kopup seni buldum. Bu kentin sokaklarında bir sana yürüdüm, bir seni soludum. Yüreğime doladığın düğümlerle dolaştım, kimi de rengârenk bir ışık demeti oldum.
Bazen ulaşılmaz bir serap oldun, bazen de yanı başımda dururken seni içtim yudum yudum. Bütün sancılarımın alaca karanlık labirentlerinde sesin seni yaşamalara çağırıyordu beni. Beni sevme olasılığını bile düşünmeden koşulmamıştım atımı uzak ülkelerine. Bildiğim tek doğru sen, inandığım tek gerçektin. Öyle güçlü oluyordum anlayacağın sevgi sözlerini duyduğumda. Muhteşem bir şölendi sesinin tınısında dans etmek. Umudum kendini tazeliyor, sevgiyi anlatmak ve o sevginin koluna girmek farklı kılıyordu beni.
İmkânsızı hapsedip binlerce kilitle, darmadağın kelimeler tuzağına yürüyordum belki de. Üzerimde taşıdığım kimlik çiçeklerle bezeliydi. Seni sevmelerin sıfır noktalarından en uç iklimlere yürürken yüreğimdeki ışık yetiyordu bana. Her gün seni yeniden keşfedip, sevginin kırılma noktalarından ustaca atlıyordum. Ben konuşurken sen susuyor, sen konuşunca da kendime susma hakkı veriyordum. Saatler hızla kovalıyordu bizi. Bilinmezliğin ışığı çok uzaklardaydı ve biz birbirimizi aramaktan bıkmamıştık.
Pencereden gözlerini bembeyaz karlara dikiyordun soğuk kış günlerinde. Sırtını bir alev yalıyor, titrek ellerin ellerimi okşamak istiyordu belki de. Oysa mükemmel sevgilerde bile bir şeyler eksik oluyordu. Arayışlarla geçen ömrümüzün dengesiz törpülerinde tutunduğumuz tek şey yalnızlıktı. Yaşam kimi zaman bir hüzün şöleni, keşke’ler ise asla doldurulamayacak sayfalardı. Sesinin Ummanları suskunluğumun dayanma gücünü zorladığı anlarda, her defasında umudun resmini yapmam da bundandı.
Yine de yaşamdan beklediğimiz tadımlık kavuşmalardı her seferinde. Buncadır yanlış denklemlerden doğrular ararken, yaşadığımız düş kırıklıkları beynimizdeki hayaller gerçeğe yakın durmuştur. Sevgiyi aradığımız saatlerde karanlığı delik deşik etmelerimiz, her gün yeniden hazırlandığımız bir oyunun rol kesmeleridir. Sevgideki aykırılıklar ritimsiz bir müziğin güftesi olur bazen de. Kuşaktan kuşağa anlatılan bir hikâyenin gecelere yansıyan gülümsemelerinde iki kişilik bir oyundur sevda. Hüznün tortularıdır geride kalan. Karşı koyamadığımız bir karabasan, belki de hiçbir zaman çözemeyeceğimiz büyüsüyle hala tanımlanamayan ‘Suskun Bir İlahidir Aşk’..


Selahattin YETGİN


HAYATTAN NE ÖĞRENDİM ?

Ekim 16, 2010 0
HAYATTAN NE ÖĞRENDİM ?


Sonsuz bir karanligin içinden dogdum. Isigi gördüm, korktum. Agladim.
Zamanla isikta yasamayi ögrendim.Karanligi gördüm, korktum.Gün geldi sonsuz karanliga ugurladim sevdiklerimi. ..Agladim.

* * *Yasamayi ögrendim.Dogumun, hayatin bitmeye basladigi an oldugunu;aradaki bölümün, ölümden çalinan zamanlar oldugunu ögrendim.
* * *Zamani ögrendim.Yaristim onunla...Zamanla yarisilmayacagini, zamanla barisilacagini, zamanla ögrendim...
* * *Insani ögrendim.Sonra insanlarin içinde iyiler ve kötüler oldugunu...Sonra da her insanin içinde iyilik ve kötülük bulundugunu ögrendim.
* * *Sevmeyi ögrendim.Sonra güvenmeyi...Sonra da güvenin sevgiden daha kalici oldugunu,sevginin güvenin saglam zemini üzerine kuruldugunu ögrendim.
* * *Insan tenini ögrendim.Sonra tenin altnda bir ruh bulundugunu. ..Sonra da ruhun aslinda tenin üstünde oldugunu ögrendim.
* * *Evreni ögrendim.Sonra evreni aydinlatmanin yollarini ögrendim.Sonunda evreni aydinlatabilmek için önce çevreni aydinlatabilmek gerektigini ögrendim.
* * *Ekmegi ögrendim.Sonra baris için ekmegin bolca üretilmesi gerektigini. ..Sonra da ekmegi hakça ülesmenin,bolca üretmek kadar önemli oldugunu ögrendim.
* * *Okumayi ögrendim.Kendime yaziyi ögrettim sonra...Ve bir süre sonra yazi, kendimi ögretti bana...
* * *Gitmeyi ögrendim.Sonra dayanamayip dönmeyi...Daha da sonra kendime ragmen gitmeyi...
* * *Dünyaya tek basina meydan okumayi ögrendim genç yasta...Sonra kalabaliklarla birlikte yürümek gerektigi fikrine vardim.Sonra da asil yürüyüsün kalabaliklara karsi olmasi gerektigine aydim.
* * *Düsünmeyi ögrendim.Sonra kaliplar içinde düsünmeyi ögrendim.Sonra saglikli düsünmenin kaliplari yikarak düsünmek oldugunu ögrendim.
* * *Namusun önemini ögrendim evde...Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk oldugunu;gerçek namusun, günah el inin altindayken, günaha el sürmemek oldugunu ögrendim.
* * *Gerçegi ögrendim bir gün...Ve gerçegin aci oldugunu...Sonra dozunda acinin,yemege oldugu kadar hayata da lezzet kattigini ögrendim.
* * *Her canlinin ölümü tadacagini,
ama sadece bazilarinin hayati tadacagini ögrendim.
********Ben dostlarımı ne kalbimle nede aklımla severim.Olur ya ...Kalp durur ...Akıl unutur ...Ben dostlarımı ruhumla severim.O ne durur, ne de unutur ...


MEVLANA