Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

18 Temmuz 2008

RÜYA

Temmuz 18, 2008 1
RÜYA

Senden bana tek hatıra elimdeki resmin,
Solmasın diye saklıyorum onu,
Kimseler görmesin diyorum benden başka,
Canım sıkıldığında sakladığım yerden çıkartıp,
Derdimi anlatıyorum sana.
Sanki dinliyormuşçasına bakıyorsun bana,
Bir şeyler söylemek istercesine,
Sanki o an canlanıveriyorsun yanı başımda…

Saçlarımı okşuyorsun sanki ilk defa dokunur gibi,
Sıcaklığını hissediyorum o an,
Hiç gitmemiş gibisin inan, işte yanımdasın,
Ellerin ellerimde, gözlerin gözlerimde,
Sen ve ben diz dize eskisi gibi…

Ağlamak geliyor birden içimden,
Uyanıverdiğim uykumdan,
Bir rüyaymış diyorum kendi kendime,
Yine her zaman ki gibi bir rüya.
Olsun varsın diyorum,
Geldi ya rüyada olsa,
Diye diye avutuyorum kendimi,
Ya hiç gelmeseydi diyorum ardı sıra….


Mehpare ÖĞÜT
2007

MUTLU AŞK YOK Kİ DÜNYADA

Temmuz 18, 2008 0
MUTLU AŞK YOK Kİ DÜNYADA

Aslında hiçbir şey kâr değil insana
Ne gücü ne zayıf yanları ne de yüreği
Gölgesi bir haç gölgesidir kollarını açsa
Ve kırar göğsüne bastırırken sevdiği şeyi
Tuhaf bir ayrılıktır hayatı kapkara
Mutlu aşk yok ki dünyada

Hani giydirilmiş erler bir başka yazgıya
İşte o silahsız askerlere benzer hayatı
Sabahları o yazgı için uyanmış olsalar da
Tükenmiştirler ve kararsızdırlar akşamları
Söyle yavrum şu sözleri ve sakın ağlama
Mutlu aşk yok ki dünyada

Güzel aşkım tatlı aşkım çıbanım derdim
Yaralı bir kuş gibi taşırım seni şuramda
Ve görmeden bakanlar şu halimize bizim
Süzdüğüm sözleri söylerler benden sonra
Ve her şey der demez ölür iri gözlerin uğruna
Mutlu aşk yok ki dünyada

Yaşamayı öğrenmek bizimçin geçti çoktan
Ağlasın gece içinde kalplerimiz yan yana
En küçük şarkıyı mutsuzluktur kurtaran
Her ürperiş borçlu baştan bir hayıflanmaya
Ve her kitar havası beslenir hıçkırıkla
Mutlu aşk yok ki dünyada

Acılara batmamış bir aşk söyle bana
Yıkmamış kıymamış olsun bir aşk söyle
Bir aşk söyle sarartıp soldurmamış ama
İnan ki senden artık değil yurt sevgisi de
Bir aşk yok ki paydos demiş gözyaşlarına
Mutlu aşk yok ki dünyada
Ama şu aşk ikimizin öyle de olsa


Louis ARAGON

KAR MÛSIKÎLERİ

Temmuz 18, 2008 0
KAR MÛSIKÎLERİ

Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu;
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.

Bir kuytu manastırda duâlar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı,

Bir erganun âhengi yayılmakta derinden...
Duydumsa da zevk almadım İslâv kederinden.

Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,
Tanbûri Cemil Bey çalıyor eski plâkta.

Birdenbire mes'ûdum işitmek hevesiyle,
Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle.

Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez'deyim artık!

Yahya Kemal BEYATLI
Varşova / 1927

17 Temmuz 2008

GÜNEŞİ GÖREBİLMEK

Temmuz 17, 2008 0
GÜNEŞİ GÖREBİLMEK

Bir zaman tünelinin içinden geçen yaşantılarımız var her birimizin de. Kimimizin tüm dilek ve arzularının gerçekleştiği pembe bir dünya; kimimizin de her şeye rağmen hiçbir işinin yolunda gitmediği..
Bazen bir dilek tutarız söylenen şarkıların ardından, ya da gökten bir yıldız kayar ve aklımızdan sevdiklerimizi geçirir, onların iyi olmalarını dileriz bizleri Yaratandan. Bazen de düşünürüz sadece kalben…

Daha dün üç-beş yaşındayken bugün 30’lu-50’li yaşlara gelmişsek eğer, farkına varamadığımız bir şekilde geçen ömrümüz için hayıflanmaya başlarız; ne çabuk geçti diye..Saçlarımıza düşen her bir akta bunun daha iyi farkına varıp, zaman zaman olumsuz düşüncelere dalar, gözlerimize düşen yağmur bulutlarına rağmen yine de güleriz kendimizi zorlayarak da olsa…

Zaten hayata bir sıfır yenik başlayan biz insanlar için, kat ettiğimiz yol boyunca ayağımıza takılan o kadar çok çakıl taşı olur ki, başlangıçtan bitime kadar ha bire o taşları ayıklamak ve toplamak zorunda kalırız. Kimine ayağımızla vurup uzaklara fırlatmak isteriz ama bu seferde canımız yanar. Yanınca da yakınında olmak istemeyiz.

Elbette ki hayat hepimiz için gülen yüzünü göstermeyecektir. Mutlaka güneşi göremeyeceğimiz zamanlarda biz insanoğlu için olacaktır. Ama bazen de kendi güneşimizi kendimiz yaratır ve tüm olumsuzluklara rağmen her şeyi iyi yönünden ele alırsak eğer, biraz da iyimserlik oyunuyla mümkün olacaktır eminim ki güneşi görebilmek. Belki tam değil ama ucundan da olsa güneşi orda hissetmek bile içimizde çok farklı duyguların ve düşüncelerin canlanmasına izin verecektir. Yeter ki bizler, perdemizi aralayalım ve güneşin içeri girmesine izin verelim…
Güneşi görebilen yüreklere sahip olmanız dileklerimle…

Mehpare ÖĞÜT