Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

06 Aralık 2008

NİCE BAYRAMLARA HEPBİRLİKTE !!!

Aralık 06, 2008 3
NİCE BAYRAMLARA HEPBİRLİKTE !!!
Kurban, kurban etmek; Allah’a şükretmek adına yapılan duaların ve kabul olan isteklerin karşılığını Yüce Yaratan’a sunmak olarak tanımlayabiliriz. Kurban etmek ile ilgili olarak,
Yıllardır çocuk özlemiyle yanıp tutuşan ve sürekli Allah’a yalvaran Hz.İbrahim’in dualarının kabul olması sonucu dünyaya gelen oğlu İsmail’i biraz büyüyüp serpildikten sonra, rüyasında onu kurban etmesi gerektiğini görür ve Oğluna ;

RESİM - Rembrandt Harmensz. van Rijn

"Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi.

O da,

“Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” der

Peygamberlerin rüyaları normal insanların rüyalarından farklı olduğundan bu bir emir olarak kabul edilmiş ve İbrahim peygamber oğlunu kurban etmeye götürmüştür. Ancak Allah'ın emriyle bıçak çocuğu kesmez. Bu esnada Cebrail kucağında bir koç ile gelir. Bu imtihan başarı ile geçildikten sonra tüm İbrahimi dinlerde Zilhicce ayının 10. günü aynı şekilde kurban kesilerek kutlanan bayram olmuştur.

Bu nedenle biz de Yüce Rabbimize şükrederek tüm dualarımızın kabul ve günahlarımızın af olması dileklerimizle;

Tüm İslam Aleminin, Ülkemizin ve Siz Değerli Dostlarımızın Mübarek Kurban Bayramlarını Kutluyor ;
Sağlık ve Mutluluk Dolu, Sevdiklerinizle Birlikte Nice Güzel Bayramlar Geçirmenizi Diliyorum…


Mehpare ÖĞÜT

KURBAN BAYRAMI...

Aralık 06, 2008 0
KURBAN BAYRAMI...

Kurban Bayramı (Arapça: عيد الأضحى; 'Īd al-'Adhā, Farsça: عید قربان; Eid-e Gorbān), Müslümanlar tarafından Hicri Takvime göre Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan bir dini bayram. Zilhicce ayın onuncu, onbirinci ve onikinci günlerine ' Eyyâm-ı nahr ' (Kesme günleri) ve bir önceki gün olan Zilhicce ayın dokuzuncu gününe Arefe denir. Kurban Bayramı, aynı zamanda İslam âleminin her yıl Mekke'de hac farizasını ifa ettikleri vakittir.

Kurban Bayramı, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olun birçok ülkede dinî bayram olmasının yanı sıra resmî tatil ilan edilir. Ramazan Bayramı ile beraber İslam dinindeki en önemli iki bayramdan biridir.

Bayramda Bayram Namazı kılınır ve Bayram hutbesi okunur.

Arefe günü ikindi namazından itibaren bayramın son ikindi namazı dahil her farz namazdan sonra teşrik tekbirleri okunur:

Allahü Ekber Allâhü Ekber Lâ ilâhe İllâllahü Vallâhü Ekber, Allâhü Ekber ve Lillâhi`l-Hamd

Kurban Bayramı adını Müslümanların büyük veya küçük baş bir hayvanı Allah rızası için kurban etmesinden alır. Kurban, Arapça kökenli bir kelime olup Türkçe'ye Farsça'dan geçmiş bir sözcüktür[1]. Arapça "K-R-B" kökünden türemiş olup [2] akraba kelimesiyle aynı kökene sahiptir. "Yakınlık" veya "Yakınlaşma" demektir. Kurban kelimesiyle "kul'un Allah'a yaklaşması" veya yakınlaşmasını sağlama anlatılır.

KURBAN'IN ISTILAHI ANLAMI

]Istılahta, yani bir İslam dini terimi olarak Kurban, Allah’a yaklaşmak ve Allah rızasına ermek niyetiyle kesilen, kurban edilen, hayvan demektir. Kur'an'da geçen İbrahim peygamber ve oğlu İsmail ile ilgili kıssadan yola çıkarak, kurban kavramı, çok daha genel bir adanmışlığı, Allah için bireyin her şeyini feda edebilecek olmasını, Allah'a teslimiyeti ve ona karşı şükür içinde olmayı ifade etmektedir. Kur'an 'da Hac Suresinde geçen şu ayet, kurbanın islam inancındaki yerini özetler:

"Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir." (Hacc 22/36;37)

DİĞER DİLLERDE KURBAN

Kurban Bayramı farklı dillerde ve farklı kültürlerde, kültürel etkilerle de, farklı isimlerle anılmaktadır. Arapça İyd-el Adha şeklinde okunan tüm dünyada yaygın olan bir isimdir. Türkçede Kurban Bayramı olarak anılırken, Hindistan ve Pakistan'da bayrama genelikle Bakra Eid denir ki bunun anlamı "Keçi Bayramı"dır; bu ülkelerde sıklıkla kurban edilen hayvan keçidir. Bakra Eid Güney Afrika'da da kullanılan bir isimdir. Bangladeş'te kullanılan yaygın isimlerse Id-ul-Azha ve Korbani Id'dir. Türkçe ismine benzer bir şekilde Bosna-Hersek, Bulgaristan da Koç bayram, Arnavutluk'ta Kurban Bajram şeklinde anılır. Nijerya'da Babbar Sallah, Somali'de ve Kenya ile Etiyopya'nın Somalice konuşan bölgelerinde ise Ciidwayneey olarak anılır.

TARİHÇE

Tevrat'a göre İbrahim, ikinci oğlu İsmail'ı (büyük oğlu ishak ise bundan önce kovulmuştu) Allah'a kurban etmek ister. Ancak onun yerine bu manevi adanışın kabulü sebebiyle kendisine gönderilen bir hayvanı kurban eder. (Yaratılış: 22)

Kur'an metinlerinde bahsi geçen çocuğun "yumuşak huylu bir erkek çocuk" olmasından bahsedilip ismini belirtilmemiştir (Sâffât Sûresi: 101). Fakat genelde İsmail olarak tefsir edilir ve müslümanlar çocuğun İsmail olduğuna inanırlar.


Diğer İslami kaynaklara göre, İbrahim Peygamberin eşinin kısır olması nedeni ile bir çocuğu olmayınca (bazı rivayetlere göre 125 yıl[kaynak belirtilmeli] ) Allah'a yalvarır, dua eder. Kendisinin ve eşinin yaşlı olduğu bir zamanda mucizevi bir şekilde oğlu olur. [3] Çocuk biraz büyüdüğünde, İbrahim peygamber rüyasında onu kurban etmesi gerektiğini görür. Oğluna "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” der [4] Peygamberlerin rüyaları normal insanların rüyalarından farklı olduğundan bu bir emir olarak kabul edilmiş ve İbrahim peygamber oğlunu kurban etmeye götürmüştür [kaynak belirtilmeli]. Ancak Allah'ın emriyle bıçak çocuğu kesmez. [kaynak belirtilmeli] Bu esnada Cebrail kucağında bir koç[kaynak belirtilmeli] ile gelir. Bu imtihan [5] başarı ile geçildikten sonra tüm İbrahimi dinlerde Zilhicce ayının 10. günü aynı şekilde kurban kesilerek kutlanan bayram olmuştur. İslam peygamberi , Hac gibi terkedilen İbrahim' geleneği, tekrar hayata geçirmiştir.


DİPNOTLAR

1-^ "kurban" maddesi. Güncel Türkçe Sözlük. Türk Dil Kurumu. URL erişim tarihi: 12 Aralık 2007.
2-^ Hughes, Thomas Patrick. A Dictionary of Islam. W.H. ALLEN & CO., 13 WATERLOO PLACE, PALL MALL S.W. Londra, orijinal basım tarihi: 1895. URL erişim tarihi: 12 Aralık 2007.
3-^ Hud Suresi 71. Ayet: "İbrahim’in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak’ı müjdeledik; İshak’ın arkasından da Yakûb’u."
4-^ Saffat Suresi 102
5-^ Saffat Suresi 103-106: "Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca: Ey İbrahim! Rüyayı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Bu, gerçekten, çok açık bir imtihandır, diye seslendik."

04 Aralık 2008

MUTLU OLMAK POLYANNACILIK MI?

Aralık 04, 2008 1
MUTLU  OLMAK  POLYANNACILIK MI?


Mutsuz olmayı, şuna buna söylenmeyi, karamsarlığı öylesine derinden öğrenmişiz ki, “Bu ülkede yaşanmaz” ve nihayet “Batsın bu dünya” demeye hakkımız olduğunu düşünüyoruz sonuçta. Ve daha da kötüsü, iyimser birini gördüklerinde canları sıkılıyor kötümserlerin, adeta “Şuna bir şey söyleyeyim de keyfi kaçsın” diyorlar içlerinden. Yıllardır seminerlerimde iyimser olmanın öneminden söz ettiğimde en az bir kişi çıkıp “Hoca iyi de o zaman bu polyannacılık olmaz mı?” der. Bu karamsarlığa prim veren bakış tarzı beni üzüyor. Şimdi söz konusu cümleye tekrar bakalım:

“İyimserlik, küçük şeylerden mutlu olmak polyannacılık sayılmaz mı?

Bu görüşte, sanırım iki hata var. Birincisi “iyimserlik eşittir polyannacılık” iddiasıdır ki bu doğru değildir. İkincisi böyle söylendiğinde polyannacılığın kötü olduğunu kim söyledi?

Polyannacılık, kayba uğradığımızda, elimizde kalanları fark etme ve sevinme becerisidir. Polyannacılık bir psiikolojik savunma mekanizmasıdır, aşırı olmadan yerinde kullanıldığı sürece, kişiyi kaygıdan, sıkıntıdan korur, kişinin yarına kalma ihtimalini arttırır. Polyannacılık, kendini avutmak değil, bardağın dolu yanını fark etmektir.

Diyelim ki birisi bir bacağını kaybetti. Şüphesiz bu kötü bir durumdur. Ancak bu kişinin önünde iki yol uzanır:

Birinci yol, bir bacak gittiği için yaşamdan elini çekmek, sürekli üzülmek, artık hiçbir şeyden keyif almamaktır. İkinci yol ise şudur: Kişi eğer geriye dönüş yoksa, mevcut durumu kabullenir, elinde kalan bacak için sevinir, yaşamdan elini çekmez, yaşama sevincini kaybetmez. İkinci yol polyannacılıktır. Polyannacının ömrü, birinciye oranla daha kaliteli geçer.


Polyannacı tavır, Çin atasözünü hatırlatıyor. Şöyle demiş Çinli:

Tanrım, bana değişebileceğim şeyleri

değiştirme gücü ver.

Değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmemi sağla.

İkisini ayırt edebilmem için de akıl ver.



Değiştiremeyeceğimiz kayıplar karşısında, yaşama sevincimizi kaybetmemek polyannacılıktır. Karamsarlığa oranla da herhalde daha gerçekçi bir tavırdır.




Üstün DÖKMEN

IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN

Aralık 04, 2008 0
IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir ümit türküsü. Kar yağmış dağlara , bozulmamış örtüsüRahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzüGözlerimi kamaştırsa da geleceğim sanaŞimdilik bağlayıcı bir takvim sorma banaIhlamurlar çiçek açtığı zaman

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimedenDağlar çivilendikleri yerlerde çürümedenBebekler hayta hayta yürümedenGeleceğim diyorum ,geleceğim sanaNe olur kesin bir takvim sorma banaIhlamurlar çiçek açtığı zaman

Beklesen de olur , beklemesen deBen bir gökkuruşum sırmalı kesendeGecesi çok süren karlar buzlar ülkesindeHangi ses yürekten çağırırsa seni banaGeleceğim diyorum,takvim sorma banaIhlamurlar çiçek açtığı zaman

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydiSen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydiSevda duvarımı aştım, sendeki bu tılsım neydi?Başka gezegende de olsan dönüşüm hep sanaKesin bir gün belirtmem, ne olur takvim sorma banaIhlamurlar çiçek açtığı zaman

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yenidenYaralarıma en acı tütünleri saracağım benYeter ki bir çağır çiçeklendiğin yerdenGemileri yaksalarda geleceğim sanaOn iki ayın birisinde,kesin takvim sorma banaıhlamurlar çiçek açtığı zaman

Bak işte notalar karıştı ,ezgiler muhalifHava kurşun gibi ağır, yağmur arsızEy benim yeni alfabemdeki kadim elifNe güzellik ,ne tad var baharsızGüzellikleri yaşamak için geleceğim sanaGeleceğim diyorum biraz mühlet tanı banaIhlamurlar çiçek açtığı zaman

Ihlamur çiçek açtığı zamanBen güneş gibi gireceğim her dar kapıdanKimseye uğramam ben sana uğramadanKavlime sadığım ,sadığım sanaTakvim sorup hudut çizdirme banaBen sana çiçeklerle geleceğimIhlamurlar çiçek açtığı zaman


Bahattin KARAKOÇ