Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

19 Aralık 2008

SU GİBİ OL

Aralık 19, 2008 1
SU GİBİ OL
Şimdi sen su oldugunu düşün. Su kadar özel, su kadar faydalı ve su kadar çok, tükenmez...

İnaniyorum ki gerçekten de öylesin. Ama ister çesmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak; dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın...

Unutma Daha çok bagirdiginda daha çok dinlenmezsin... Gürültünün parçasi olursun sadece!..

Suyun yaninda olanlar suyu en az içenlerdir. Çünkü Su nasilsa burada, lüzum yok ki suyu kana kana içmeye diye düsünürler... Aynen, sesini sürekli duyanlarin seni dinlemedikleri gibi!

Ormandaki hiç bir hayvan, irmagin gürültüler koparan yerinden su içmeye çalismadi simdiye kadar. Hepsi, hep sabahin en sakin anini bekledi suyun durgun yerlerini bulabilmek için, gittiler ve sakin sakin ihtiyaçlarini giderdiler. Onlar için en uygun olan ve kendi istedikleri zamanda...

Sen, hep bir su oldugunu düsün. Su gibi güzel, su gibi yararli, su gibi vazgeçilmez...

Ve su gibi hayat kaynagi oldugunu düsün. Ama su gibi yasatici ol Su gibi yikici, sürükleyici ve öldürücü degil!..

Sen bir su ol... Ama rahmet ol Afet degil ! Su isen tarlalarini basma insanlarin, yuvalarini yikma, ocaklarini söndürme; Sana felaket denmesin !

Su isen bir bardaga sığabil ki; Damarlara giresin!..

Su Yüce Tanri nin insanlar için yarattigi en büyük nimetlerden biri... Ve suya benzedigini unutma ! Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi faydali, su gibi lüzumlu ve su gibi bitmez-tükenmez oldugunu da unutma.

Ayrica su gibi sakin olabilecegin gibi, su gibi de kiyametler koparici olabilecegini unutma...

Unutma; Senin işin rahmet olmak, afet degil !

Vadiler varken önünde ve ovalar varken, yayilabilecegin

Küçük irmaklara ayirabiliyorsan kendini ve bardaklara bölebiliyorsan, hayat verirsin çevrene.

Ve yasayabilirsin dünya dönmesine devam ettigi müddetçe...

Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen korkulan ve kaçilan olursun seller, afetler gibi...

Tercih elindeydi hep ve hep de senin ellerinde olacak...

Ya tutmayi ögreneceksin dilini veya hiç durmadan konustugun için, sadece bombos ve anlamsiz sesler çikartan birisi oldugunu zannettireceksin çevrendeki insanlara !

Ama yapman gereken şu, degil mi;

Düsüneceksin ne zaman ne söyleyecegini. Düsüneceksin kimin dinleyip dinlemedigini, kimin anlayip anlamadigini. Düsüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarini anlatabildigini...

Hatta anlayanlarin anladiklarinin da senin anlattiklarinin ne kadari oldugunu düsüneceksin...

Ve konusmak için en uygun zamani bekleyecek, en az ama en uygun kelimeleri seçmeye çalisacaksin...

Ahmak olmayan yolcularin, önceden aldiklari biletleri ceplerinde oldugu halde, saatlerini kontrol ederek, vakit yaklastiginda, vapurun kalkacagi iskelede hazir olmalari gibi, sen de fikrini bildirecegin kisinin kiyiya yanasmasini bekleyeceksin !..

Demeyeceksin; Ben canim isteyince giderim iskeleye, vapur da o saniyede gelmek zorunda!..

Demeyeceksin; Ben aklima geleni aklima geldigi biçimde söylerim. Karsimdaki de degil duymak, degil dinlemek, anlattigimdan bile fazlasini anlamak zorunda!..

Keske öyle olsaydi. Keske hakli olsaydin, ama maalesef degil...

Agzini açip Selaleden dökülen suyu içmeye çalisan bir tavsan gördün mü hiç ?..

Veya önüne çikan agaçlari dahi sürükleyen bir selden susuzluk gidermeye ugrasan bir ceylan gördün mü ?

Kaplanlar bile içebilmek için suyun durulmasini bekler Beyni olan her yaratik gibi !

Hadi... Sen simdi su oldugunu düsün, ve kendini su gibi hisset...

Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararli...

Su gibi hayat kaynagi ve su gibi bitmez-tükenmez oldugunu hatirla...

Ama yine su gibi bir küçük bardagin içine sigdir ki kendini

Girebilmeyi ögren insanlarin damarlarina.


Hayat ver... Vazgeçilmez ol !!..

SU GİBİ OL: TEMİZ VE TEMİZLEYEN !!!


MUAMMER ERKUL

TESTİYE BAKMA, İÇİNDEKİ SUYA BAK

Aralık 19, 2008 0
TESTİYE BAKMA, İÇİNDEKİ SUYA BAK

Ne vakte kadar testinin şekli, biçimi ile üstündeki nakışlarla oyalanıp duracaksın? Testini şeklini, nakşını bırak da içindeki suyu ara.Yani, insanların güzelliklerine, dış görünüşlerine bakma da ahlâklarına, huylarına, tabiatlarına bak. • Ey gördüğü güzele takılıp kalan kişi!Onun sûretini görüyor, mânâsından, yâni, ahlâkının güzel mi, çirkin mi olduğundan gâfil bulunuyorsun. Eğer akıllı bir adam isen sedefteki inciyi bul . • Dünyadaki kalp sedefleri, yâni, bedenlerimizin hepsi de can denizinin feyzi ile diridir. • Ama her sedefte inci yoktur.Gözünü aç da her birinin gönlüne, içine bak.

Ne vakte kadar testinin şekli, biçimi ile üstündeki nakışlarla oyalanıp duracaksın? Testini şeklini, nakşını bırak da içindeki suyu ara.Yani, insanların güzelliklerine, dış görünüşlerine bakma da ahlâklarına, huylarına, tabiatlarına bak. • Ey gördüğü güzele takılıp kalan kişi!Onun sûretini görüyor, mânâsından, yâni, ahlâkının güzel mi, çirkin mi olduğundan gâfil bulunuyorsun. Eğer akıllı bir adam isen sedefteki inciyi bul . • Dünyadaki kalp sedefleri, yâni, bedenlerimizin hepsi de can denizinin feyzi ile diridir. • Ama her sedefte inci yoktur.Gözünü aç da her birinin gönlüne, içine bak. • Onda ne olduğunu, bunda ne olduğunu ayırt et.Çünkü, o değersiz biçilmez inci, pek az bulunur. • Şekle bakarsan dağ, bir la’le göre yüzlerce defa büyüktür. • Görünüşte elin,ayağın, saçın, sakalın gözüne göre yüzlerce defa büyüktür. • Fakat, gözünün bütün uzuvlardan daha kıymetli olduğunu sen de bilirsin. • Gönlüne gelen tek bir düşünce yüzünden de ,yüzlerce cihan bir anda baş aşağı devrilir gider. • Pâdişahın bedeni de ,görünüşte diğer insanların bedeni gibidir.Fakat yüzlerce asker ,onun arkasından koşar.Onun izinden yürür. • Sonra ,o pâdişahın şekli ,görünüşü de ,bir gizli düşünce tarafından sevk ve idare edilir. • Şu sonsuz ,sayısız halka dikkatle bak ,hepsi de bir düşünceye dalmış ,yeryüzünde sel gibi akıp gitmede . • O düşünce ,halk ında önemsiz küçük bir şeydir.Fakat, sel gibi dünyayı sürükler götürür. • Görüyorsun ki ,dünyada her hüner ,her sanat bir düşünce ile meydana gelmede ,olmadadır. • Evlerin, köşklerin, şehirlerin, dağların, ovaların, nehirlerin; • Balığın deniz yüzünden diri olduğu gibi;yeryüzünün ,denizin ,güneşin ,göğün düşünce ile hayat bulduğunu görüyorsun da , • Neden körleşiyorsun ,aptallaşıyorsun da beden sana Süleyman gibi büyük; düşünce ,karıca misali küçük görünüyor? • Neden gözüne dağ pek büyük de ;düşünce fare biri zayıf görünüyor?Neden dağı kurt gibi görüyorsun? • Dünya, senin gözünde büyüyor ,sana korku veriyor ;buluttan ,gök gürültüsünden ,gökten titriyor ,korkuyorsun? • Ey eşekten de aşağı olan kişi! Taşın nasıl bir şeyden haberi yoksa senin de düşünce dünyasından haberin bile yok.Sen düşünce dünyasından eminsin ,gâfilsin. • Çünkü sen bir şekilden, kalıptan ibâretsin;akıldan payın yok.Sen ,insan huylu değilsin ,insan şeklinde bir eşek sıpasısın. • Bilgisizliğinden ötürü sen, gölge varlığı insan sanıyor,insan görüyorsun da ,bu yüzden sence insan ,bir oyuncak ,değersiz bir varlık oluyor. • Düşünce ve hayâlin örtüsüz, perdesiz, kol kanat açacağı, bütün sırların meydana çıkacağı kıyâmet gününe kadar dur bekle… • O zaman dağların yün gibi yumuşadığını, şu soğuk ve sıcak yeryüzünün yok olduğunu görürsün. • Ezelî, ebedî hayata ve sonsuz sevgiye mâlik olan Allah’tan başka, ne gökyüzü ne yıldız, ne de başka bir varlık görürsün.

MEVLANA

Ellerimde Bir Göztaşı

Aralık 19, 2008 0
Ellerimde Bir Göztaşı

Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum
Ne bileyim, bir damlanın böyle deniz olduğunu
Şaştım, mavi bir fal gibi açılınca önümde
Giritli bir ölümüm varmış, bir balıkçı fitil gibi
Patlayacakmış avucunda otuz çubuklu gençliğim
Üç günde mi desem, üç gökte, üç kulaçta mı
Ben ki, o camgöbeği çiçekler açan ağaç
Kırılmaz bardaklar gibi tuzla buz olacakmış
Ne zaman boğulsam böyle yosun kokuyordu ışık
Sabahcı kahvelerde bir çiroz ötüyordu
Ve dalgalarımı geçen o deniz şoförleri
Böyle uyur düşlere bindirmiş gemiler
Uyuklar gibi üstünde mermer masaların
Bir tahta parçasıydım, osmanlı bir kazadan kalmış
Yüzüyordum, islam kaptanın ahşap ayağında
Öbür tahtalara öbür insanlara doğru
Cumhurdu mürekkep balığı, simsiyah yüzüyordum
Ne bileyim, bir korkunun böyle destan olduğunu
Ağardım, nisanlayınca gece, ve yavrulayan yalnızlık
Ya da ilk insanın doğduğu, öldüğü dağdı Moby Dick
Nefes aldıkça filbahriler köpürüyordu sulardan
Çanlar çalıyor kulaklarımda, yunuslar yarışıyordu
Alyuvarlar, dolkuşları ve rüzgar midyeleri
Dedim, dünya gibi bulut yok dünya üstünde
Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum
Ne bileyim, bir türkünün böyle Veysel olduğunu
Açıldım, çıkmaz bir sokak gibi, kapanınca denizde.

Can YÜCEL

DENİZ MELTEMİ

Aralık 19, 2008 0
DENİZ MELTEMİ

Hayır yok tenden artık; hatmedildi kitaplar.
Ah! Bi kaçsam! bilirim, o mest kuşlara diyar,
Bir akl'almaz köpükle göklerin arasında.
Bir şey tutamaz gayrı, gözlerin aynasında
Yanan bahçeler bile, bu deniz kokan gönlü;
Tutamaz ne geceler, ne duran o hüzünlü
Boş kâğıtlar üstüne iğilmiş kandil öyle;
Tutamaz o çocuğunu emziren taze bile,
Gidiyoruz! Kalk, gemi! Yalpanı vur şöyle bir,
Ve sonra al bir günâ âleme doğru demir!
Ümitten onca çekmiş sıkıntı şimdi, dersin,
Hayır duasına mı kanmakta mendillerin?
Belki de bu direkler, fırtınalara davet,
Nâçar bir gün yığılır güverteye...Ne imdat,
Ne görünürde ada ve ne kürek ne yelken;
Ama sen geçme gine gemici türküsünden!

Stéphane MALLARMÉ