Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

05 Temmuz 2009

ARALIK GÜNLERI IÇIN BIR ASK DENEMESI

Temmuz 05, 2009 0
ARALIK GÜNLERI IÇIN BIR ASK DENEMESI

Ask bu
Kanatları yıldırımlanmıs katı bogalar
Atesin saydam gövdesini kırarak
Yatarak hayat dolu sarnıçların karnına
Sıkı sıkıya kapalı sivri ve kıvrak gaga
Delip geçecek dalıp yeryüzünü
Bak istersen avuçlarıma
Küçük parmagın hizasında o derin havzada
Gögüs gögüse iken ikimize
Iki ayrı kadeh gibi doldurulmus yudum kat'i
Sesin
Sırrım
Gözüm palaspandıras çehremde
Ask bu
Çölün sarı sofrasında atlılar
Hepsinde
Gererken parçalanan elimde
Çelik yay parçaları
Agızlarımız kum rüzgarlarıyla yanık
Yiyip içmezik acıkmazık
:Baskanları
Uyutmasın vahalar diye
Koynuna doldurmus yılanları:
/çocuk
Bir tane.Dayanmıs yanagını cama
Karsı evin balkonuna bakıyor

Orada bir çocuk
Tutunmus demirlere../
Iki kadeh arasında ufak kara nehrim
Beni senden bölen.Suyu yakut de ki kafur
Çölün arı çehrenin gamsız ölümün uzakça oldugu bir demde
Diz çökeyim söyle
Tahtın nerede
Bende kaynayan sende kaynak
Tıpatıp iki kristal küre
Aramızda ceylanımsı bir sıçrama
Çalkalanır sonsuzca.Söyle irice
Bir kelime bul ok atsın dös kemigime
Öfkemi iyi belesin öfken
Ask duraksar ve yara alır
Uçak çelik rengi gögü sesiyle sokunca
Alçalarak yemyesil ekinlerin arasına
Kuru ekmek yiyen üzgün köylüleri bombalamaya
Ilkin küçük nir göl kan dolu agzı
/hava nasıl da yesil/
Su mu yoksa o katı ısık mı yanakların tasıdıgı
Nilüferler isteklerkoca bir dev
Ask bu çignenmis kırbaçlanmıs alta laınmıs
Tanıyıp tutunacak bir insan arayan
Gördülçe çelik kazanlarının iç kaynamasını
Kaliforniyadaki silah fabrikalarını
/Doların egemenlig halkın refahı:
Depolar bosalmalı/
Ask ask bir sehir harabesi daha kazandın
Kursun kanatları gergin
Fosforlu mermiler yine taze
Yıldırımlanmıs bogalar
Havanın katı gövdesini kırarak
Yararak hayat dolu sevdanın karnını
Pilot agzı zehirli bir dil

Kentelenmis çeneler arasından
Gözler ovaya basını çıkaran insanları
Haydi ask ask
De ki dagları delerim senin için
Yıldızlar yakarıslar açık kartlar
Ve haydi hosçakal
Kilimin üstünde
Bir ampül
Bir kırbaç bir ayakkabı

Cahit ZARİFOĞLU

NEYİNE SENİN SEVDALANMAK

Temmuz 05, 2009 0
NEYİNE SENİN SEVDALANMAK
Desene senin neyine aşık olmak,
Akıl başka yerde, yürek başka teldeyken
Neyine senin sevdalanmak…

Oldun da ne oldu mu diyeceksin,
Yoksa hakkındır git sev mi ;
Bilmem bu kaçıncı diye kakınç mı edeceksin
Neyine senin sevdalanmak…

Eller fezaya çıkıp inerken,
Sen bir aşktan diğerine geçerken,
Beklediğin bir türlü gelmezken,
Neyine senin sevdalanmak…

Çekilip otur bir köşeye,
Bakma öyle aşk meşk işine,
Dünyada kalmış tek işmişçesine
Neyine senin sevdalanmak…

Gönül der ki aşk bir hayaldir.
Bir anlık bir hevestir.
Bilmiyorsa sevginin değerini seni seven.
O zaman kanma söylenen her söze.
Bu yüzden sen en iyisi mi sevme boş yere.
Sevip de yanma, acı çekme,
Hiç olmazsa üzülme,
O yüzden ki en iyisi mi sen
Sevdalanma kimseye…


Mehpare ÖĞÜT
MART 2009

27 Haziran 2009

AŞKIN TARİFİ

Haziran 27, 2009 2
AŞKIN TARİFİ
Aşk, uzun bir yolda yürümektir; bazen tek, bazen de iki kişiliktir.
Aşk, hayatta verebileceğin en büyük mücadele ve sen de onun kahramanısındır.
Aşk, ölmekse, ölüm kurtulmaksa, sakın ümitlenme; çünkü o seni takip eder her gittiğin yerde.
Aşk, bazen dudaklarda, bazen de yüreklerde tatmaktır; en saf ya da en acımasız haliyle.
Aşk, bazen kör kuyulara dalmak gibi bir şeydir; sevdiğin yoksa yanında.
Aşk, seni sensiz yaşamaktır bu dünyada; gelmeyeceğini bile bile…
Aşk, tarifi imkansız bir duyguysa eğer, o zaman bir de sen sor seven kalbine.
Aşk, virgülle başlayıp, noktayla biten bir cümleye benzer; severek başlayan ve çoğu zaman ayrılıkla biten.
Aşk, yürekte kıvılcım, gözlerde yaş, ruhta heyecan yaratır.
Aşk, seni sana anlatamamak gibi bir şeydir; dilin tutulduğu anlarda.
Aşk, aşk bazen de hiç başlamadan biten bir duygudur yalnız kalplerde…



Mehpare ÖĞÜT
2008

SADECE YÜREGİNİ DİNLE...

Haziran 27, 2009 1
SADECE YÜREGİNİ DİNLE...



Bir gün yollarımız ayrılsada ve ben bir yerlerdeysem, seni görme olanağım olursa, boşa geçirilmiş bir yaşam gördüğüm her sefer nasıl üzüldüysem öyle üzüleceğim, aşk yürüyüşünü tamamlayamamış bir yaşam beni hüzünlendirir.

Kendine dikkat et.Hayatta yanlışların yerine doğruları koymak istediğinde şunu anımsa:Yapılacak ilk devrim insanın kendi içinde yapacağıdır, evet ilk ve en önemli devrim budur.İnsan kendi hakkında bir düşünceye sahip değilken, ne istediğini; hayattan ve insanlardan ne beklediğini bilmiyorken bir düşünce uğruna savaşmak yapılabilecek en tehlikeli şeylerden biridir.

Hayatını basitleştirme ve ucuz zevkler uğruna harcama onu.Hayat ilkbaharda dağlardaki karların erimesi kadar çabuk sona erer.Anlamadan bitiverir.

Yaşadığımız her saniye bize bahşedilmiş birer mucize olsa gerek.O kadar ki, geri alınması ve tekrar yaşanması olanaksız.Bunu bil ve her sıkıntılı anında bunu anımsa.Acıları ve üzüntüleri, hayatının büyük bölümüne yayarak kendini yıpratma.Dolu dolu, heyecanla, severek, sevilerek yaşa.

Sevmekten ve çok sevilmekten korkma.Sevmek, en yüce değer; ölesiye uçsuz bucaksız sevmek.Sevilmek de bir o kadar.Sevmenin güzelliği sevilmenin ızdırabında, sevgisizliğin sızısı içimizde saklı.

Birgün arkana baktığında ki o gün mutlaka gelecek tüm benliğini pişmanlık kaplamasın.Yapamadıklarının pişmanlığı ile değil, yapabildiklerinin hazzıyla yaşlan.Her zaman yapılan yanlış nedir bilir misin?
Hayatımızın ve hayatımızda yer eden insanların hiç değişmeyeceğini sanmaktır, trenin ray değiştirmeden sonsuza kadar gideceğini düşünmektir.Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir.

Artık çıkış yolunun kalmadığını sandığın bir durumda, umutsuzluğun zirveye vardığında, rüzgâr hızıyla her şey değişir, alt üst olur ve bir andan ötekine geçerken kendini yeni bir yaşantının, yeni insanların içinde bulursun.

Doğru insan ve insanlarla beraber olmak ise kaderin hayâl gücünün renkliliğine değil, tamamen bizim seçimimize bağlıdır.Senin için çırpınan insanlara bak, hakettikleri değeri ver.Birileri için çırpınan, fedakârlık yapan, gerçekten seven insanları yeniden bulmak çok zor.
İnsan elindekilerin kıymetini genellikle bilmez, onları kaybedince değerlerini anlar.Buna fırsat verme, çok geç olabilir.

Birgün yolunu yitirdiğini, şaşırdığını hissettiğin zaman agaçları düşün, onların büyüme biçimini anımsa.Unutma ki yaprağı gür, ama kökü zayıf bir ağaç ilk güçlü rüzgârda devrilir, oysa kökü güçlü ve az yapraklı ağaçta can suyu bin güçlükle dolaşır.Kökler ve yapraklar aynı ölçüde gelişmelidir.

Çevrendeki insanlar bunu sağlayabilecek nitelikte olmalıdır; olayların içinde ve üstünde olmalısın, ancak böyle gölge ve sığınak sunabilir, ancak böyle doğru mevsimde çiçeklerle ve meyvelerle donanabilirsin.Ve sonra önünde yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilmediğin zaman herhangi birine öylece girme; otur ve bekle.Hayatına girecek insanları belirlerken de buna dikkat et.

Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin soluk aldıysan öyle soluk al, hiç bir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle ve yine bekle.
Dur sessizce dur ve YÜREĞiNi DiNLE.
Seninle konuştuğu zaman kalk ve
YÜREĞiNiN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GiT,
ve YÜREĞiNiN BELiRLEDiĞi KiŞiYi SEÇ...

alıntıdır..