29 Mayıs 2013

Kıssadan hisse ile başlayalım evvela söze…

Zayıf ve dermansız bir balıkçının ağına iri bir balık düştü. Fakat zavallı adam onu zapt edemedi. Balık daha kuvvetli çıktı, ağdan kurtuldu, suya dalıp kayboldu. Diğer balıkçılar; “Tuzağına öyle bir av düştü ama sen kaçırdın!” diye adamı kınadılar.
Adamcağız dedi ki: “Haksız yere eleştiriyorsunuz. Benim kısmetim değilmiş, onun da eceli henüz gelmemiş.”
Hikmet: Kısmetsiz avcı Dicle’de bile balık tutamaz, eceli gelmemiş balık karada bulunsa bile ölmez.

____o____    

Kısmet…
Kısmet diyor herkes. Eş, dost, akraba çevremdeki herkes, her şeye, olmasını ümit ettiği her şeye kısmet diyor. Sevmekten yana da kısmet deniliyor. Kısmetin varsa gelir Yemen’den Çin’den, değilse ne gelir elden sözü hep dolaşıyor dilden dile. Oturup beklemek mi lazım kısmeti yoksa insanın kendisinin araması mı gerekiyor hala anlayabilmiş değilim. Neyi bekliyoruz ya da kimi. Gelmeyecek birini mi yoksa gelecek birini mi, şaşırdım kaldım. Zaman daraldıkça ve ardımızda bıraktığımız geçip giden yıllara baktıkça eli ayağına dolaşıyor insanın. Yok yani yanıp tutuştuğumdan değil de artık şu mahalle baskısı artmaya başladıkça her geçen gün biraz daha ve bir de yalnızlık korkusu sarmaya başladıkça derinden derine, bu kısmeti arama işi tarafıma düşüyor herhalde “O beni bulamadığına göre”… Bilmiyorum da hani nasıl ve nerede arayacağımı. Gördüğümde tanır mıyım ya da tanıyacak mı o beni bundan da emin değilim. Off ne de zor işlermiş bunlar böyle, kısmet kısmet bize de insaf et…

Geçenlerde yan apartmanda oturan ve Karadeniz şivesi ile konuşan yaşlı teyze soruyor;
-Sen cimsun ?
Şu kişinin kızıyım diyorum.
-Haaa cüzelmişsun da
Gülüyorum.
-Evlümisun ? diye soruyor
Hayır diyorum
-Evlen, evlen, diyor.
Kısmet, diyorum…
-Bak cüzelmissun da, niye evlenmiysun, diyor…
Bakalım, diyorum…

Diyemiyorum ki teyzem yok benim bu kalbimin ruh-i haliyetinden anlayacak biri…Yok bu dünyada ruh ikizim. Hint kumaşı da değilim ama bir türlü karşılaşamadık kendisiyle. Derken Özcan Deniz’in şarkısının nakaratı düşüyor dilime ;

“Yok bir sitemim
hayatta her şey kısmet
soldu gençliğim ömrümü aşkla ziyan ettim
ağla gönlüm nasip değilmiş vuslat
rahat uyu yar sana hakkımı helal ettim…”

Vuslat ne kadar da uzak bir kelime bana. Hangi ayrılık var ki vuslat olsun kapımda. Keşke olsaydı da razı gelseydik beklemelere, bıraksaydık her şeyi zamana. Hiç olmazsa bir ümidimiz olurdu yarınlara. Ama o da yok, hakikaten de kısmet….
Oltayı fırlattığımızda denize ya nasip ya kısmet işte öyle bizimkisi de… Kısmetse payımıza düşecek bir şeyler elbet, değilse de oturup ağlayacak değiliz halimize. Olsa iyi olurdu diyeceğiz belki ama olmamasının da bir nedeni var deyip şükredeceğiz Yaradan’a. !

Ne diyelim ya nasip ya kısmet,,, her şey de vardır bir hikmet …!


Mehpare ÖĞÜT



ŞAİRANE @ 2007-2017. Blogger tarafından desteklenmektedir.

ŞAİRANE . 2017 Copyright. All rights reserved. Designed by Blogger Template | Free Blogger Templates