Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

17 Eylül 2010

YAŞAM...

Eylül 17, 2010 0
YAŞAM...


"Yaşamın bir yılının ne olduğunu mu merak ediyorsun: Bu soruyu yılsonu sınavında başarısız olmuş bir öğrenciye sor.Yaşamın bir ayı: Bu konuda erken doğum yapmış,bebeğini sağ salim kollarına almak için kuvözden çıkmasını bekleyen bir anneyle konuş. Bir hafta: Ailesine bakmak için bir fabrikada ya da maden ocağında çalışan bir adama sor. Bir gün: Kavuşacakları günden başka bir şey düşünemez olmuş aşıklara sor. Bir saat: Asansörde mahsur kalmış bir klostrofobiğe sor. Bir saniye: Bir araba kazasından kıl payı kurtulmuş bir adamın yüzündeki ifadeye bak. Ve saniyenin milyonda birini olimpiyatlarda uğruna ömrünü verdiği altın madalya yerine gümüş madalya almış atlete sor."




Marc Levy /Keşke Gerçek Olsa

KENDİ ÖZ DEĞERİMİZ İÇİN OLUMLAMA....

Eylül 17, 2010 0
KENDİ ÖZ DEĞERİMİZ İÇİN OLUMLAMA....


Kendimi sevgiyle destekleyip olduğum gibi kabul ettikçe kendimi çok daha değerli hissediyorum. Daha değerli hissettikçe daha iyi oluyorum… Daha değerli hissettikçe daha da güvende oluyorum… Daha değerli hissettikçe daha değerli oluyorum…


Ben kendimi daha değerli hissettikçe gücüm ve yeteneklerim ortaya çıkıyor… Gücüm ve... yeteneklerim ortaya çıktıkça ben kendimi daha değerli hissediyorum… Bütün bunlar bende eşsiz bir harmoni oluşturuyor. İşte ben bu harmoniyim…


Benim kendimi değerli hissetmem için dünyada belirli şartların oluşmasına gerek yok. Ben sadece nefes aldığım için bile kendimi değerli hissedebilirim. Ben kendimi olduğum gibi kabul edip değerli hissettiğimde bütün dış şartlar bana ayak uydururlar ve bana ne kadar değerli olduğumu kanıtlarlar… Ben kendimi olduğum gibi seviyorum ve kabul ediyorum… hayat benim için değerlidir… ve bende hayat için…

Geçmişte kendimi değerli hissetmemiş olabilirim. Ama buna bağlı yaşadığım tüm durumlarım sorumlusu benim. Tüm bu kararları sevgiyle değiştiriyorum… Bilirim ki özdeğer kişinin kendi iç dünyasında kazanılabilir bir olgudur. Şimdi içime dolan öz değerin ışığını hissediyorum…


Ben öylesine değerliyim ki, hayatın tüm güzel olasılıklarına açık ve layık olduğumu anlıyorum… Ben bunu anladıkça hayat tüm güzel olasılıklarını bana açıyor. Bu ne de güzel bir harmonidir…
Ben kendimi değerli hissedebilirim… Ben her an kendimi daha da değerli hissedebilirim… Ve bu benim için bir alışkanlıktır… kendimi sevmek ve değerli hissetmek benim en güzel alışkanlığımdır… Bu beni daha da değerli ve güvende kılar.

Ben kendimi öyle değerli hissederim ki, her ismimi duyduğumda kendime verdiğim değer iki kat artar. Ve iki kat daha… iki kat daha…

Ben kendimi değerli hissettikçe başkalarındaki değeri görmeyi de bilirim... Onlardaki bu değeri her an onlara hissettiririm. Onlardaki mükemmeli görmeyi seçerim… Çünkü onlardaki mükemmel, benim içimdeki mükemmeldir… Ben onları değerli buldukça, onlar beni fazlasıyla bulur bilirim... Bu harmoni ile bir bütün olurum…


Ben değerliyim, ve bunu deneyimlemeyi seçiyorum… Şimdi hızla değişiyorum....

AKIN BERK SÜRÜCÜ
Bir açıklama ekle
Kendimi sevgiyle destekleyip olduğum gibi kabul ettikçe kendimi çok daha değerli hissediyorum. Daha değerli hissettikçe daha iyi oluyorum… Daha değerli hissettikçe daha da güvende oluyorum… Daha değerli hissettikçe daha değerli oluyorum…


Ben kendimi daha değerli hissettikçe gücüm ve yeteneklerim ortaya çıkıyor… Gücüm ve... yeteneklerim ortaya çıktıkça ben kendimi daha değerli hissediyorum… Bütün bunlar bende eşsiz bir harmoni oluşturuyor. İşte ben bu harmoniyim…


Benim kendimi değerli hissetmem için dünyada belirli şartların oluşmasına gerek yok. Ben sadece nefes aldığım için bile kendimi değerli hissedebilirim. Ben kendimi olduğum gibi kabul edip değerli hissettiğimde bütün dış şartlar bana ayak uydururlar ve bana ne kadar değerli olduğumu kanıtlarlar… Ben kendimi olduğum gibi seviyorum ve kabul ediyorum… hayat benim için değerlidir… ve bende hayat için…

Geçmişte kendimi değerli hissetmemiş olabilirim. Ama buna bağlı yaşadığım tüm durumlarım sorumlusu benim. Tüm bu kararları sevgiyle değiştiriyorum… Bilirim ki özdeğer kişinin kendi iç dünyasında kazanılabilir bir olgudur. Şimdi içime dolan öz değerin ışığını hissediyorum…


Ben öylesine değerliyim ki, hayatın tüm güzel olasılıklarına açık ve layık olduğumu anlıyorum… Ben bunu anladıkça hayat tüm güzel olasılıklarını bana açıyor. Bu ne de güzel bir harmonidir…
Ben kendimi değerli hissedebilirim… Ben her an kendimi daha da değerli hissedebilirim… Ve bu benim için bir alışkanlıktır… kendimi sevmek ve değerli hissetmek benim en güzel alışkanlığımdır… Bu beni daha da değerli ve güvende kılar.

Ben kendimi öyle değerli hissederim ki, her ismimi duyduğumda kendime verdiğim değer iki kat artar. Ve iki kat daha… iki kat daha…

Ben kendimi değerli hissettikçe başkalarındaki değeri görmeyi de bilirim... Onlardaki bu değeri her an onlara hissettiririm. Onlardaki mükemmeli görmeyi seçerim… Çünkü onlardaki mükemmel, benim içimdeki mükemmeldir… Ben onları değerli buldukça, onlar beni fazlasıyla bulur bilirim... Bu harmoni ile bir bütün olurum…


Ben değerliyim, ve bunu deneyimlemeyi seçiyorum… Şimdi hızla değişiyorum....



AKIN BERK SÜRÜCÜ


HAYATA YÖN VEREN SÖZLER..

Eylül 17, 2010 0
HAYATA YÖN VEREN SÖZLER..


"30 yılımı kadın ruhunu araştırmakla geçirdim ancak hala cevabını bulamadım. Cevaplanması gereken büyük soru şu; "Bir kadın ne ister?" - Sigmund Freud -

"Deneyimlerimden öğrendiğim şu ki mutluluklarımızın ya da hayal kırıklıklarımızın şu anki yaşadıklarımıza bir katkısı yok" - Martha Washington -

"Güneş bile benim tutkularımın yanında ...sönük kalır. Tutkularımın hepsini yaşayamayabilirim ancak onları izlemek inanmak ve takip etmeye çalışmak pnların devamını sağlıyor." - Louisa May Alcott -

"Bir kadın olarak kentim yok. Bir kadın olarak kentim tüm dünya.." - Virginia Woolf -

"Bir grup yurttaşın dünyayı değiştirebileceğinden şüphe etmeyin. Bunun yerine it is the only thing that ever has." - Margaret Mead -

"Çoğu insan gerçek murluluğa sahip olmak için yanlış bir düşünceye sahip. Kişisel mutluluk gerçek mutluluğu getirmez toplumsal bağlılık mutluluğu getiren en saygıdeğer amaçtır." - Helen Keller -

"Bir kişiyi aşağıya çekmeye çalıştıkça onun aşağıya çekmek için tuttukları da bir parçanız olur ve ağırlık verir. Yani diğerlerini aşağı çekerek yükselmeye çalışmayın." - Marian Anderson -

"Azim 19 kez kaybedip 20'nci de başarıya ulaşmaktır." - Julie Andrews -

"Ne zaman nerede öleceğinizi seçemezsiniz. Ancak şimdi nerede ve nasıl yaşayacağınıza karar verebilirsiniz."
- Joan Baez -

"İlerlemenin sırrı başlamada gizlidir." - Sally Berger -

"Köpekler çağrıldıklarında gelir. Kediler düşündüğünüzü anlar ve gelir" - Mary Bly-

"Geçmişi unut ve şimdiyi yaşayın." - Sarah Knowles Bolton-

"İnsanlar bornoz alırken rahat olmasına dikkat ederler aynı şey eş seçerken de geçerken de geçerlidir. Kurallar aynıdır." - Erma Bombeck -

"Birşeyi zorla yaparsam hiçbir şey yapamam. Güçlüyüm yenilmeszim ve kadınım" - Helen Reddy -

"Eğer hassas olursanız yolunuza çıkan engeller karşısında sık sık yoldan çıkabilirsiniz." - Mary Webb -

"Arkadaş sizin herşeyinizi bilen ve her durumda size benzeyendir." - Christi Mary Warner -

"Kazanmak için savaşmanız gerekebilir." - Margaret Thatcher -

"Evlilikle kariyeri birlikte nasıl idare edebileceğimi söyleyen bir erkek görmedim." - Gloria Steinem -

"Arkadaşlık kişiler için önemlidir çünkü dünyada hiç kimse arkadaşsız kalamaz." - Eleanor Roosevelt -

AŞK'IN ÇEŞİTLİ TARİFİ ...

Eylül 17, 2010 0
AŞK'IN ÇEŞİTLİ TARİFİ ...


Kapısından geçenlere Aşk’ın sırları ve değeri sorulan kapıda durmuştum...
Ve önümden çok zayıflamış, yüzü hüzünlü yaşlı bir adam iç çekerek geçti ve şöyle dedi:

“-Aşk bize ilk insanlardan beri bağışlanmış bir güçsüzlüktür...”
Yiğit bir genç karşılık verdi:
“-Aşk bugünümüzü geçmişe ve geleceğe bağlar...”
Ardından kederli yüzlü bir kadın hıçkırarak şöyle dedi:
“Aşk mağaralarda sürünen kara engereklerin ölümcül zehiridir... Zehir çiy gibi taze görünür, susuzlar aceleyle içer onu; ama bir kere zehirlenince hastalanır ve yavaş yavaş ölürler...”
Ardından çatık kaşlı, kara giysili, sakallı bir adam geldi:
“-Aşk gençlikte başlayıp biten kör cahilliktir...”
Sonra yolunu asasıyla bulan kör bir adam konuştu:
“-Aşk ruhlardan varlığın sırlarını gizleyen kör edici bir sistir... Yürek tepeler arasında sadece titreşen arzu hayaletlerini görür ve sessiz vadilerin çığlıklarının yankılarını duyar...”
Çalgısını çalan genç bir adam şarkı söyledi:
“-Aşk ruhun çekirdeğindeki yangından saçılan ve dünyayı aydınlatan bir ışıktır... Hayatı bir uyanışla diğeri arasındaki güzel bir düş olarak görmemizi sağlar...”
Ve paçavraya dönmüş ayaklarının üzerinde sürüklenen güçsüz düşmüş çok yaşlı bir adam titrek bir sesle şunları söyledi:
“-Aşk mezarın sessizliğinde bedenin dinlenmesi, sonsuzluğun derinliklerinde ruhun huzura ermesidir...”
Ve onun ardından gelen beş yaşındaki bir çocuk gülerek dedi ki:
“-Aşk annemle babamdır, onlardan başka kimse bilmez aşkı...”
Ve böylece Aşk’ı tarif eden herkes kendi umutlarını ve korkularını bıraktı önüme sır olarak...
O anda bir ses duydum:
“Hayatı iki yarıya ayrılmıştır; biri donar, biri yanar... Yanan yanı, Aşk’tır...”





Halil CİBRAN

12 Eylül 2010

NASIL YAŞARSAN YAŞA !

Eylül 12, 2010 0
NASIL YAŞARSAN YAŞA !


"Her zaman bir kitabın sonuna yaklaşır gibi yaşa..
Lunaparkta kaybolmuş gibi yaşa..
Oyuncak dükkanında kaybolmuş çocuğun iştahıyla yaşa.. Kaybolmuşluğu unut, etrafına bak!
Yüzmek gibi yaşa, boğulmak gibi değil..
Uçmak gibi yaşa, düşmek gibi değil..
...Kuş sesleriyle bir ağacın gölgesinde uzanır gibi yaşa..
Kaşık kaşık çikolata yeyip, ellerini beyaz tişörtüne silen çocuk gibi yaşa..
Saatlere bakmadan yaşa..
Beklemeden yaşa..
Yorulmadan yaşa..
Bir tırtılın kelebek olma hayali vardır,
Senin de bir hayalin olsun..
Öyle yaşa işte!
Boynu bükük soru işaretlerini boşver.. Dik ünlemlerin var.
Noktaları at çöpe, kucak dolusu virgül getirdim sana..
Tanrı'nın sana uzattığı beyaz kağıdı geri çevirme...
Yani diyorum ki;
Yaşa da,
Nasıl yaşarsan yaşa!"





Mornie MENEL

DÜŞÜŞ

Eylül 12, 2010 0
DÜŞÜŞ
 
 
Bir kişiyi aklı başında ya da eli açık olmak için harcadığı güçten ötürü övmeye kalkışırsanız onu pek az sevindirmiş olursunuz. Tanrı vergisi yetileri için yaptınız mı bunu güller gibi açılır; bunların tam tersi, bir suçluya kusurunun yaradılışıyla bir ilgisi olmadığını, bunun nedeninin mutsuz bir takım rastlantılardan doğduğunu söyle...rseniz en yüce duygular besler size. Aslında doğuştan namuslu, kafası işleyen biri olmanın bir değeri yoktur. İçinden geldiği için birini öldürenle; bir rastlantıyla birini öldürmek arasında sorumluluk yönünde hiç bir ayrım olmadığı gibi. Ama bu düzenbazlar bağışlanmayı isterler, sorumsuzluğu.. Aslında suçsuz olmalılar, yaradılışın bir nimeti olan erdemlerinden kuşkulanmamak gerekir, geçici bir mutsuzluktan doğan kusurları da sürekli olmamalı. Yargılamayla kesmek gerek ilişiği..

Bizden daha iyi kişilere daha az iç döktüğümüz çok doğrudur. Daha doğrusu onların topluluklarından kaçarız. Çokluk bize benzeyenlerle, bizim güçsüzlüklerimizi paylaşanlara dökeriz içimizi. Demek ne düzeltilmek ne de yola getirilmek dileğimiz var. İlkin gücümüzün yetmediğinden yargılanmamız gerekir. Yalnızca acınmakla yürekledirilmek isteriz. Kısacası artık suçsuz olmak isteriz, ama bunun için parmağımızı bile kımıldatmak gelmez içimizden. Ne yeterince hayâsızlık, ne de yeterince erdem. Ne kötülüğün gücü var bizde ne de iyiliğinki. Bilmem okudunuz mu Dante’yi? Gerçek mi? Öyleyse onun Tanrı’yla şeytan arasındaki savaşta iki yanı da tutmayan melekleri olduğunu bilirsiniz. Araf’a yerleşmiştir onları, bir çeşit avlu, cehennem avlusu.

Biz işte o avludayız sevgili dostum.



Albert CAMUS


TEĞET

Eylül 12, 2010 0
TEĞET


Herkes kırılamaz,
ipince bir dal olmak gerekir kırılmak için.
Ama dünya kütüklerin...

...Ağlayamaz herkes,
Ağlayabilecek kadar büyümek gerekir,
Dünya ise küçüklerin...

Sevemez herkes,
Bir orman olmak gerekir sevmek için,
Bak ki dünya çöllerin...

Ve vakur bir damla olmak,
Dalga için,
Katılmak okyanusa aşk için, isyan için...



Yılmaz ODABAŞI


UMUT IŞIĞI

Eylül 12, 2010 0
UMUT IŞIĞI


Sadece birkaç umut ışığı bile belli bir etki yaratabilir! Bu kadar karanlık içerisinde olduğumuz için küçücük bir ışığın işe yaramayacağını sakın düşünmeyin; çünkü tek bir mum bile karanlıkta bir mil öteden görülebilir! Bir mum çok küçük bir ışık saçsa ve tamamen karanlıkla çevrelenmiş olsa bile, bu, büyük bir karanlığın içinde çok önemli bir ışık olduğu gerçeğini değiştirmez.

Mum sadece küçük bir ışık ve onun dışındaki her şey karanlık olsa bile, bu mum gerçekten işe yarıyor. Ama belki cesaretinizi tamamen kaybettiniz ve kendinize “Ben kimim? Ne yapabilirim? Her şey o kadar umutsuz ve imkansız görünüyor ki! Olayları düzeltmek için tek bir kişinin yapabileceği hiçbir şey yokmuş gibi görünüyor. Öyleyse denemenin ne anlamı var? Herhangi bir şey yapmanın ne anlamı var?” diyorsunuz. Belki de her şeyden vazgeçmek üzeresiniz. Evet, belki dünyanın tamamını değiştirecek güce sahip değilsiniz. Ama dünyanın üzerinde yaşadığımız parçasını değiştirebilirsiniz! Bu kadar karanlık içerisinde olduğumuz için küçücük bir ışığın işe yaramayacağını sakın düşünmeyin; çünkü tek bir mum bile karanlıkta bir mil öteden görülebilir!

Bir açıklama ekle
Sadece birkaç umut ışığı bile belli bir etki yaratabilir! Bu kadar karanlık içerisinde olduğumuz için küçücük bir ışığın işe yaramayacağını sakın düşünmeyin; çünkü tek bir mum bile karanlıkta bir mil öteden görülebilir! Bir mum çok küçük bir ışık saçsa ve tamamen karanlıkla çevrelenmiş olsa bile, bu, büyük bir karanlığın içinde çok önemli bir ışık olduğu gerçeğini değiştirmez.

Mum sadece küçük bir ışık ve onun dışındaki her şey karanlık olsa bile, bu mum gerçekten işe yarıyor. Ama belki cesaretinizi tamamen kaybettiniz ve kendinize “Ben kimim? Ne yapabilirim? Her şey o kadar umutsuz ve imkansız görünüyor ki! Olayları düzeltmek için tek bir kişinin yapabileceği hiçbir şey yokmuş gibi görünüyor. Öyleyse denemenin ne anlamı var? Herhangi bir şey yapmanın ne anlamı var?” diyorsunuz. Belki de her şeyden vazgeçmek üzeresiniz. Evet, belki dünyanın tamamını değiştirecek güce sahip değilsiniz. Ama dünyanın üzerinde yaşadığımız parçasını değiştirebilirsiniz! Bu kadar karanlık içerisinde olduğumuz için küçücük bir ışığın işe yaramayacağını sakın düşünmeyin; çünkü tek bir mum bile karanlıkta bir mil öteden görülebilir!




 

BİRGÜN AŞK KONUŞMAYA BAŞLAMIŞ VE DEMİŞ Kİ ;

Eylül 12, 2010 0
BİRGÜN AŞK KONUŞMAYA BAŞLAMIŞ VE DEMİŞ Kİ ;

Hep "aşkın dili olsa da konuşsa" deriz. İşte birgün aşk konuşmaya başlamış ve demiş ki :

- "Ey insanlık hep peişimden koştunuz, bana ulaşmaya çalıştınız. Aslında bana ulaştınız ama hiç farketmediniz. Benım için ağladınız zaman bile size hep yalan belki de şaka gibi geldim. Bana hep yakıştırmalar yaptınız. Size bir hikaye anlatayım.

Birg...ün küçük bir kedi kuyruğunu yakalamak için hep kendi etrafında dönüp duruyormuş ve büyük kedi dayanamayıp ne yapmaya çalışıyorsun diye sormuş. Yavru kedi de bana ancak kuyruğumu yakaladığım zaman mutluluğa ulaşacağımı söylediler. Ben de onun için uğraşıyorum diye cevap vermiş.

Büyük kedi gülmüş ve "ben de küçükken senin gibiydim. Hep kendi etrafımda döner, kuyruğumu yakalamaya çalışırdım ama birgün durdum ve düşündüm ve yürümeye karar verdim işte o zaman anladım ki zaten o benim peşimden geliyordu."

İşte şimdi anladınız mı? Aşk bir kedinin kuyruğudur ki ona ulaşmak için peşinden koşmanız gerekmez, o zaten her hareketinizde arkanızdan gelir.



HZ.MEVLANA

Eylül 12, 2010 0
HZ.MEVLANA


Hazreti Mevlânâ talebeleriyle birlikte giderken, yol kenarında önündeki kemiği yiyerek yavrularını emziren bir köpek görünce birdenbire durur. Yanındaki talebelerine dönerek:

-Biliyor musunuz, der, içinde bulunduğumuz hali şu gördüğümüz tablo ne güzel izah ediyor. Şöyle devam eder:

-Bu yavrular der, şu koca kemiği yemeye kalksalar inci ...gibi ince dişleri kırılır, helak olurlar. Ancak anne güçlü dişleriyle o kocaman kemiği rahatça kırıp un ufak ederek yiyip süte çeviriyor ve yavrularına faydalı bir gıda olarak sunuyor.. İşte der, Şems'in sözleri de bana o kemik gibidir. O sözleri ancak ben hazmederim, sizleri o sözlerle ben beslerim. O halde siz Şems'in sözlerine değil, benim süt gibi yorumlarıma kulak verin, o sözleri benden dinleyin!



HZ MEVLANA