Tekrar
tekrar duyumsuyorum Yaşlı
ya da genç olmam hiç fark etmiyor:Gecenin
içindeki bir sıradağı, Balkondaki
sessiz bir kadını, Özlemle
yüreğimi bedenimden söken,Mehtapta
usulca kıvrılan beyaz bir sokağı.Ah
yanan dünya, ah balkondaki beyaz kadın, Vadide
havlayan köpek, uzaklarda ilerleyen tren, Ne
kadar yalancıydınız, ne acı kandırdınız beni, Ama
yine de en tatlı rüya ve hayalime dönüştünüz giderek.Önemli
olan şeylerin meslek, hukuk, moda,...
DÜNYA EDEBİYATI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DÜNYA EDEBİYATI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
01 Haziran 2023
02 Ocak 2019
"Ormanı
mesken edindin mi hiç benim gibi,
Sarayların
yerine,
Irmaklar
boyunca yürüdün mü
Ve
kayalara tırmandın mı hiç?
Çiçeklerin
kokusuyla yıkandın mı
Ve
ışıkla kurulandın mı hiç?
Bir
şarap misali içtin mi sabahın aydınlığını,
Sonsuz
uzayın kadehlerinden?
Oturdun
mu hiç akşam üstü benim gibi,
Üzüm
asmaları arasında,
Altın
avizeler gibi sarkarken salkımlar?
Susamışlar
için birer pınardır onlar
Ve
birer yemektir açlar için.
Birer
baldır...
06 Ağustos 2018
Anatole France
Londra’yı gezen bir Fransız, bir gün
büyük Charles Dickens’i görmeye gitmiş. Kabul edilmiş ve
hayranlığı sebebiyle pek değerli bir
insanın böyle bir kaç dakikasını aldığı için özür dilemiş.
— Şanınız ve uyandırdığınız genel sevgi,
şüphesiz sizi sayısız rahatsızlıklarla üzmektedir.
Kapınız her zaman sarılmış bir haldedir.
Her gün prensleri, devlet adamlarını, bilginleri,
yazarları, sanatçıları, hatta delileri
bile kabul...
29 Aralık 2017
“O günler geçip gitti.
O iyi günler,
O sağlıklı, dolu günler
O pullarla kaplı gökyüzü
O kiraz dolu dallar
O sarmaşıkların yeşil sığınağında
birbirine yaslanan evler
O haylaz uçurtma damları
O akasyaların kokusundan başı
dönen sokaklar.
O günler geçip gitti
Kirpiklerimin arasından”
Füruğ Ferruhzad-Yaralarım Aşktandır... Alın...
08 Aralık 2017
Bu şehir de yaşayan hikayeler vardır.
Elbet vardır onlarında bir sonu. Ama her gün o kadar
çok hikaye doğar ki, gidenler fark edilmez bile. Sadece yasayanların
değildir bu hikayeler.
Bir ağacın,bir evin,bir otobüs durağının
ve hatta yerdeki sigara izmaritlerinin bile vardır bir
hikayesi. Mesela şuradakine bakın. Evet
surda kaldırımın hemen kenarındaki izmarite bakın.
Nasılda ezilmiş. Belli ki biraz evvel
öfkeli parmaklar arasından...
28 Kasım 2017
insanlarda tek sıcak kanun
üzümden şarap yapmaları
kömürden ateş yapmaları
öpücüklerden insan yapmalarıdır
insanlarda tek zorlu kanun
savaşlarda yoksulluğa karşı
kendilerini ayakta tutmaları
ölüme karşı yaşamalarıdır
insanlarda tek güzel kanun
suyu ışık yapmaları
düşü gerçek yapmaları
düşmanı kardeş yapmalarıdır
hep var olan kanunlardır bunlar
bir çocuğun tâ yüreğinden başlar
yayılır, genişler, uzar gider
tâ akla kadar
Paul...
06 Ekim 2017
Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma…
Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de…
Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.
Yolcuya bakıp, yolunu tanıma.
Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver.
Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil;
Asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır;
Yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal…
“En...
22 Ağustos 2017
"Odandan çıkman gerekmez, masanda
oturmaya devam et ve dinle..
Dinleme bile, sadece bekle..
Bekleme bile
Gerçekten sakin ve yalnız ol
Dünya özgürce sunacaktır kendini sana..
Maskesinden sıyrılmak için başka seçeneği
yok
Huşu içinde yuvarlanacaktır ayaklarının
dibine..."
Franz KAFKA
...
24 Temmuz 2017
İki oğlan çocuğu rıhtım duvarının üstüne
oturmuş zar atıyorlardı. Adamın
biri, bir heykelin basamakları üstünde,
kılıç sallayan kahramanın gölgesinde
gazete okuyordu. Kızın biri çeşme
başında bakracına su dolduruyordu. Bir
meyve satıcısı malının yanı başına
uzanmış gölü seyrediyordu. Bir meyhanenin
iç tarafında iki adamın şarap içtiği,
açık kapı ve pencere deliklerinden
bakınca görülüyordu. Meyhaneci ön
tarafta bir masada oturmuş kestiriyordu....