Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

25 Temmuz 2008

BİR KADIN ÇOCUKTUR ASLINDA

Temmuz 25, 2008 0
BİR KADIN ÇOCUKTUR ASLINDA

Çocuk gibi davranmayı sever.
Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini ister.
Bir çocuğu okşar gibi incitilmekten korkarak okşamalıdır erkek kadınını.
Ama her kadın çocukta olsa dinlenilmesini,dikkate alınmasını ister.
Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz, ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz.

Bir kadın gülcüdür aslında
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.
Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez.
İster ki, erkeğin gücü kendisine huzur versin.
Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler.
Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir,hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir.
Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz.
Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.

Bir kadın sevgilidir aslında
İçinde her zaman sevgiyi taşır.
Sevdiklerinden kolay kolay ayrılmaz.
Sevdiklerini kolay kolay kıramaz
Zor sever ama tam sever.

Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir.
Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız.
Belki kolay yüreğine girebilirsiniz,ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz.

Sevmediği halde terk etmeyen kadınlarda var elbet
Bunun nedeni ise engelleyemedikleri ‘acımak’ duygusudur.

Bir kadın yalnızdır aslında
Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz.
Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır
O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.
Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz.
Yalnızlık onun sığınağıdır.
O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir.
Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız,onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.

Bir kadın bilgidir aslında
Neler yapabileceğini erkek hayal bile edemez.
Yaratıcılığının sınırı yoktur.
Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatın erkeğini bekler.
Hoyratça harcamaz yaratıcılığını,sadece erkeğine saklar.
Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz, çok şanslısınız demektir.

Çünkü, yaşamınız asla sıradan olmayacaktır.
Bir kadın hayattır aslında…

Can DÜNDAR

NEŞRİYAT - "HAYALET GİŞE" MİLO’NUN AKIL ALMAZ SERÜVENİ

Temmuz 25, 2008 0
NEŞRİYAT - "HAYALET GİŞE" MİLO’NUN AKIL ALMAZ SERÜVENİ


Milo çok sıkılan bir çocuk. Vaktini nasıl geçireceğini bilmiyor. Ama postadan gelen esrarengiz bir otoyol gişesi bütün hayatını değiştirecek. Gişe’den Beklentiler’in ötesine geçer geçmez Milo’nun hayatı o kadar değişecek ki sıkılmaya bile vakti olmayacak.

1961’den beri pek çok dile çevrilen Hayalet Gişe’yi okudukça, Milo’nun, Sözcükkent, Sayıkent ve öteki tuhaf diyarlardaki akıl almaz serüvenlerinde, onun yanında olacaksınız.

Hayalet Gişenin yazarı Norton Juster 1929’da doğdu. Mimar, kent plancısı ve çocuk kitapları yazarı olan Juster, bütün dünyada 1961’de çıkan ve artık bir çocuk klasiği sayılan Hayalet Gişe ile tanındı. Öteki kitapları arasında filmi Oscar Ödülü kazanan The Dot and the Line (Nokta ve Çizgi) sayılabilir. Hayalet Gişe 1995’te de operaya uyarlandı.

Milo’nun Akıl Almaz Serüveni’ni resimleyen Jules (Ralph) Feiffer ise 1929’da doğdu. 1986’da 42 yıldır çizdiği The Village Voice dergisindeki karikatürüyle Pulitzer Ödülü’nü kazandı. Karikatürleri 19 kitapta toplandı. Ayrıca ‘’Little Murders’’ (Küçük Cinayetler) adlı bir oyun ve Mike Nichols'ın yönettiği ‘’Carnal Knowledge’’ (1971) filminin senaryosunu yazdı.

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Hayalet Gişe / Milo’nun Akıl Almaz Serüveni, 236 sayfadan oluşuyor. Kitabın fiyatı ise 15 YTL.


Kaynak – Pusula.tv

İCLAL AYDIN'IN KÖŞESİNDEN BİR YAZI...

Temmuz 25, 2008 0
İCLAL AYDIN'IN KÖŞESİNDEN BİR YAZI...
Kulağımın içi kaşınıyor.... Felaket..... Önce azar azar başlıyor kaşıntı,
geceleri... Sonra artıyor. Kaşımak da bir zor ki kulağın içini... Bir türlü
geçmiyor. 'Ne yapsam acaba?' diyorum.

Günler geçtikçe daha da artıyor...... Doktora gitmeye karar veriyorum.....
Arkadaşlarıma soruyorum...
'Tanıdığınız iyi bir kulak burun boğazcı var mı?' diye. 'N'oldu ki?' diye
soruyor arkadaşlarım.
'Kaşınıyor kulağım' diyorum. 'Uyuyamıyorum geceleri, kulak kaşınmasından!'

Bir doktorun adını söylüyor bir tanesi.... 'Çok iyi doktordur' diyor.
'Kimsenin çözemediğini çözer, iyileştiremediğini iyileştirir.'
Gidiyorum doktora.

Gözlüklü, şirin bir amca... Elinde bir büyüteç, kulağıma bakıyor.... şaşırıyorum önce. 'İçinde kaşıntı var' diyorum.
'Öyle büyüteçle ne anlayacaksınız ki?'..........
'Yok' diyor, 'Ben çoktan anladım ne olduğunu da, şimdi daha iyi görmek için bakıyorum.'.........
'Nedir?' diyorum doktora.

'Eski sözler kaçmış kulağınıza' diyor....
'Nasıl yani?' diyorum...... 'Kimin sözleri?'.....
'Bakacağız' diyor.

Sonra bir alet çantasından kocaman, ucu ince, cımbıza benzer bir alet
çıkarıyor...
'Yan durun. Kıpırdamayın' diyor bana.... Biraz irkiliyorum.
'Eski sözler' diyorum, 'Ha?'................. Cımbızın ucu kulağıma giriyor,
canımı acıtmıyor nedense....

'Bir erkek sesi bu' diyor.... Sanki bir uğultu duyuyorum.
Cımbızı çıkarıyor kulağımdan.
'Yalan kaçmış kulağınıza!' diyor.... doktor.

Yalana bakıyorum.
Küçücük bir şey gibi gözüküyor.
'Vay be!................ Günlerdir kulağımı kaşındıran bu muymuş
Hangi yalan peki?' diyorum.

'Durun, bekleyin' diyor doktor. 'Dikkatli olmamız lazım. Tekrar kulağınıza kaçabilir.
Önce şu deney tüpünün içine koyalım. Sonra serbest bırakırız.'
Yalanı tüpün içine koyuyor.... Kapağını da kapıyor tüpün.... Serbest kalıyor yalan.

'Seni seviyorum' diye cılız bir ses geliyor tüpün içinden......
'Yalanmış ha?' diyorum.

Kulağım bile anlamış, kalbim hálá anlamıyor...


İclal AYDIN

22 Temmuz 2008

ÖLÜMÜ DÜŞÜNMEK

Temmuz 22, 2008 3
ÖLÜMÜ DÜŞÜNMEK

Ölümü düşünmek kimi zaman,
Demir attığın dünyanın limanından,
Bir gün ayrılmak bilinmez ufuklara,
Bırakıp etin örttüğü kemikleri limanda,
Seyre dalmak görünmezliğinde…
Yukarılardan seyretmek terk ettiğin dünyayın,
Özlem duymak geride kalan her şeye;
Evine, sevdiklerine, dostlarına.
Bahçendeki çiçeklere.
Bir damla gözyaşı dökmek,
Bulutların üstünden yerin yeşilliğine.
Güneşin doğuşundan akşamın karanlığına,
Tek başına kalakaldığın ölümün kucağında,
Ölümü düşünmek bir gün geleceğini bile bile.
Gecenin bir yarısında yatağında…


Mehpare ÖĞÜT
1997