Yalnızca insan evrenin düzenini
bozar. İnsan, acımasız ve son derece şiddet yüklüdür. Nerede olursa olsun
kendisinde, dünyada sefalete ve karışıklığa neden olur. Yakıp yıkar, yok eder,
şefkati yoktur. Kendi içinde düzeni yoktur, dokunduğu şey kirlenir ve
karmaşıklaşır... İktidara, hileye dayanan, kişisel ve milliyetçi, grupları
birbirine düşüren, çetelere özgü bir politikası vardır. Ekonomisi sınırlıdır,
dolayısıyla evrensel değildir. Toplumu...
FELSEFİ YAZILAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FELSEFİ YAZILAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Mayıs 2017
03 Haziran 2015
Kuşkusuz, insan kavga ettiği şey haline gelir... Kızgınsam ve siz de bana kızgınlıkla karşılık verirseniz sonuç ne olur? Kızgınlık artar. Ben neysem siz de o olursunuz. Ben kötü isem ve siz kötü bir şekilde benimle kavga ediyorsanız kendinizi ne denli haklı hissederseniz edin siz de kötü olursunuz. Ben acımasız isem ve siz beni haklamak için acımasız yöntemler kullanıyorsanız siz de benim gibi acımasız olursunuz. Ve biz bunu binlerce yıldır yapıyoruz....
22 Aralık 2014
"Korkunç bir düşmanım var,
dedi bana. Bak, nerede olsa benim kadar kuvvetli, benim kadar
dikkatli, benim kadar canlı, kendini gösteriyor. Durmadan beni
gözetliyor; şöyle bir toparlanayım desem hemen karşıma
dikiliyor. Gözüme uyku girmez oldu; ama onunda uyudugu yok. Benim
kadar sakin,benim kadar azimli.Hücum etmesini bekliyorum ama benimde
artık tehammülüm kalmadı: ona bu üstünlügü bırakmayacagım;
kolumu kaldırıyorum;bak tam zamanıymış, o da kolunu
kaldırdı.öyle...
09 Kasım 2014
Napolyon, Fontanas'a şöyle demiş :
«Bilir misiniz dünyada en çok sevdiğim şey nedir? Sadece kaba
güçle hiçbir şeyin kurulamaması,iki şey dünyayı egemenliğinde
tutar : Biri kılıç, biri düşünce.Kılıç, eninde sonunda
düşünceye yenilir.»
Demek, fatihler de kederleniyor zaman
zaman. Bunca boş şan şerefi biraz olsun ödemeleri gerek elbet.
Ama, yüzyıl önce, kılıç için doğru olan bu söz; bugün tank
için pek o kadar doğru görünmüyor. Fetihlerin...
13 Nisan 2014
Arzularımızın
inanışlarımız üzerindeki etkisi herkesçe bilinen ve gözlenen
bir olgudur; ancak bu etkinin niteliği çoğu zaman yanlış
algılanır. İnançlarımızın büyük bölümünün bazı rasyonel
temellere dayandığını; arzunun ise yalnız arada bir işi
karıştırdığını varsaymak alışkanlık haline gelmiştir.
Bunun tam karşıtı gerçeğe daha yakın olsa gerek. Günlük
yaşamla ilgili inançlarımızın büyük bir bölümü
arzularımızın şekilleşmesinden ibarettir;...