Ş A İ R A N E
“Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası.” – Cemal Süreya “Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek…” – Özdemir Asaf “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya.” – Gülten Akın “Cıvıl cıvıldı gözleri Yeni dağılmış bir ilkokul gibi.” – Can Yücel “Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir.” – Özdemir Asaf “İçim hem kimsesizdi hem kalabalık.” – Edip Cansever “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler.” – Gülten Akın “Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, Başka türlüsü güç.” – Turgut Uyar “Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.” – Didem Madak “İçime gene Yolculuk mu düştü, nedir?” – Orhan Veli “uçurumlar var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında kendiyle kendi arasında.” – Nilgün Marmara “Sen ki saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin.” – Turgut Uyar “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz.” – Edip Cansever “Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.” – Özdemir Asaf

Bu Blogda Ara

04 Aralık 2008

MUTLU OLMAK POLYANNACILIK MI?

Aralık 04, 2008 1
MUTLU  OLMAK  POLYANNACILIK MI?


Mutsuz olmayı, şuna buna söylenmeyi, karamsarlığı öylesine derinden öğrenmişiz ki, “Bu ülkede yaşanmaz” ve nihayet “Batsın bu dünya” demeye hakkımız olduğunu düşünüyoruz sonuçta. Ve daha da kötüsü, iyimser birini gördüklerinde canları sıkılıyor kötümserlerin, adeta “Şuna bir şey söyleyeyim de keyfi kaçsın” diyorlar içlerinden. Yıllardır seminerlerimde iyimser olmanın öneminden söz ettiğimde en az bir kişi çıkıp “Hoca iyi de o zaman bu polyannacılık olmaz mı?” der. Bu karamsarlığa prim veren bakış tarzı beni üzüyor. Şimdi söz konusu cümleye tekrar bakalım:

“İyimserlik, küçük şeylerden mutlu olmak polyannacılık sayılmaz mı?

Bu görüşte, sanırım iki hata var. Birincisi “iyimserlik eşittir polyannacılık” iddiasıdır ki bu doğru değildir. İkincisi böyle söylendiğinde polyannacılığın kötü olduğunu kim söyledi?

Polyannacılık, kayba uğradığımızda, elimizde kalanları fark etme ve sevinme becerisidir. Polyannacılık bir psiikolojik savunma mekanizmasıdır, aşırı olmadan yerinde kullanıldığı sürece, kişiyi kaygıdan, sıkıntıdan korur, kişinin yarına kalma ihtimalini arttırır. Polyannacılık, kendini avutmak değil, bardağın dolu yanını fark etmektir.

Diyelim ki birisi bir bacağını kaybetti. Şüphesiz bu kötü bir durumdur. Ancak bu kişinin önünde iki yol uzanır:

Birinci yol, bir bacak gittiği için yaşamdan elini çekmek, sürekli üzülmek, artık hiçbir şeyden keyif almamaktır. İkinci yol ise şudur: Kişi eğer geriye dönüş yoksa, mevcut durumu kabullenir, elinde kalan bacak için sevinir, yaşamdan elini çekmez, yaşama sevincini kaybetmez. İkinci yol polyannacılıktır. Polyannacının ömrü, birinciye oranla daha kaliteli geçer.


Polyannacı tavır, Çin atasözünü hatırlatıyor. Şöyle demiş Çinli:

Tanrım, bana değişebileceğim şeyleri

değiştirme gücü ver.

Değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmemi sağla.

İkisini ayırt edebilmem için de akıl ver.



Değiştiremeyeceğimiz kayıplar karşısında, yaşama sevincimizi kaybetmemek polyannacılıktır. Karamsarlığa oranla da herhalde daha gerçekçi bir tavırdır.




Üstün DÖKMEN

IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN

Aralık 04, 2008 0
IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir ümit türküsü. Kar yağmış dağlara , bozulmamış örtüsüRahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzüGözlerimi kamaştırsa da geleceğim sanaŞimdilik bağlayıcı bir takvim sorma banaIhlamurlar çiçek açtığı zaman

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimedenDağlar çivilendikleri yerlerde çürümedenBebekler hayta hayta yürümedenGeleceğim diyorum ,geleceğim sanaNe olur kesin bir takvim sorma banaIhlamurlar çiçek açtığı zaman

Beklesen de olur , beklemesen deBen bir gökkuruşum sırmalı kesendeGecesi çok süren karlar buzlar ülkesindeHangi ses yürekten çağırırsa seni banaGeleceğim diyorum,takvim sorma banaIhlamurlar çiçek açtığı zaman

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydiSen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydiSevda duvarımı aştım, sendeki bu tılsım neydi?Başka gezegende de olsan dönüşüm hep sanaKesin bir gün belirtmem, ne olur takvim sorma banaIhlamurlar çiçek açtığı zaman

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yenidenYaralarıma en acı tütünleri saracağım benYeter ki bir çağır çiçeklendiğin yerdenGemileri yaksalarda geleceğim sanaOn iki ayın birisinde,kesin takvim sorma banaıhlamurlar çiçek açtığı zaman

Bak işte notalar karıştı ,ezgiler muhalifHava kurşun gibi ağır, yağmur arsızEy benim yeni alfabemdeki kadim elifNe güzellik ,ne tad var baharsızGüzellikleri yaşamak için geleceğim sanaGeleceğim diyorum biraz mühlet tanı banaIhlamurlar çiçek açtığı zaman

Ihlamur çiçek açtığı zamanBen güneş gibi gireceğim her dar kapıdanKimseye uğramam ben sana uğramadanKavlime sadığım ,sadığım sanaTakvim sorup hudut çizdirme banaBen sana çiçeklerle geleceğimIhlamurlar çiçek açtığı zaman


Bahattin KARAKOÇ

AY TİTRERDİ BEDENİNDE

Aralık 04, 2008 0
AY TİTRERDİ BEDENİNDE

Bedenindeki diş izleriydi şafağın yorgun titremesi
Bedelini an’larla ödediğin bir gülüşün resmiydi
Başak yeşili gözlerinde nice birikmiş notlar vardı
Peşin ödenmiş yargılardı yağmurunda ıslandığın.

Gövdene aynalar tutardım, kirpiklerin ıslanırdı ansız
Karanlık gecelerin öfkesi delişmen yüreğine saklanırdı
Çelik gibi sulara dalar, öfkelerini tokaçlardın zamansız
Parçalanırdı saatlerin zembereği dudakların aşka yapışırdı.

Giden gelmez dağlarına güneşler doğardı seni özlediğimde
Yalnızlıklara aşina bakışlarım yeşillenir, arardım gülüşlerini
Bir ay düşerdi yokluğuna, yıldızlı bir gece olurdun düşlerimde
Kıvılcımlar taşı eritir, kırmızı bir sarılışın gövdesine tutunurduk.

Uzaktı ellerinin gölgesi, kuşlar salardın sessizliğin yamaçlarına
Çiçekli tarlaydı sana gidişlerim, lastik ayakkabılı çocuk olurdum
En kırık türkülerle sarmalardın seven gövdemi, yolumu bulurdum
Islanırdık bir ikindi yağmurunda, dudaklarımızla aşka dokunurduk.

Selahattin YETGİN


03 Aralık 2008

NEŞRİYAT - J.K. ROWLİNG’DEN YEPYENİ BİR KİTAP

Aralık 03, 2008 0
NEŞRİYAT - J.K. ROWLİNG’DEN YEPYENİ BİR KİTAP

Harry Potter serisi ile tanınan J. K. Rowling’den yepyeni bir kitap geliyor. . Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de YKY tarafından yayımlanacak Ozan Beedle’ın Hikâyeleri ’nden elde edilecek gelir bu kuruma aktarılacak.

İlk yedi kopyasını Rowling’in el yazısıyla tamamladığı, resimlediği kitabın bu kopyalarından altı tanesi yazar tarafından Harry Potter’ın yolculuğunda kendisine eşlik eden altı kişiye hediye edilmiş. Sonuncunun geliri de Children’s High Level Group adlı hayır kurumuna verilmek üzere açık arttırmaya çıkarılmış. Bu kurum çocuk hakları ve zor durumdaki çocukların koşullarının iyileştirilmesi için çalışıyor.

Ozan Beedle’ın Hikâyeleri, erinin son kitabı olan “Harry Potter ve Ölüm Yadigârları”nı okuyanların hatırlayacakları, kitapta büyük önem taşıyan, olayların aydınlanmasında kritik bir rol oynuyor.

Ozan Beedle’ın Hikâyeleri , beş farklı hikâye içeriyor. Bildiğimiz masal kalıplarından ve klişelerinden uzak, mesajlarını Rowling’in alışıldık esprili üslubuyla veren kitap yazarın bütün kitapları gibi sadece çocukları değil büyükleri de hedef alıyor.

Harry Potter dünyasının en sevilen karakterlerinden biri, Hogwarts’ın efsanevi müdürü Albus Dumbledore’un notlarıyla zenginleşen kitap bir masal kitabı olarak, bu dünyayı hiç tanımayan kişiler tarafından büyük bir zevkle okunabileceği gibi Harry Potter hayranlarına çok tanıdık gelecek karakterler ve hikâyeler içeriyor,

İngilizcesi bütün dünyada 4 Aralık 2008’de satışa çıkacak olan “Ozan Beedle’ın Hikâyeleri” Ocak ayının ilk haftalarında Harry Potter kitaplarının usta çevirmeni Sevin Okyay’ın Türkçesiyle okurlarla buluşacak. Kitabı Türkiye’de, çok özel bir izinle YKY’nin telif hakları sorumlusu ve çevirmenleri dışında, hiç kimse hâlâ göremedi.


Haber Kaynak - Pusula.tv