Güzel
günlere olan inancını yitirme…
Biliyorum,
bazı geceler
vardır,
sabahı hiç gelmeyecek sanırsın.
Duvarlar üstüne
üstüne gelir,
sessizlik büyür odanda,
insan kendi kalbinin
sesinden bile yorulur.
Öyle zamanlarda
“Geçecek”
demek kolaydır başkasına.
Ama sen bilirsin
geçmeyen
saatlerin ağırlığını,
kimseye anlatamadığın
kırgınlıkları,
gülümserken içine sakladığın
o derin
sızıyı…
Yine de vazgeçme.
Çünkü hayat,
her
zaman en güzel yüzünü
hemen göstermez insana.
Bazen önce
sınar seni,
bazen eksiltir,
bazen elinden tuttuğun ne
varsa
birer birer bırakır avuçlarından.
Ama sonra…
Hiç
ummadığın bir anda
bir ışık düşer yüreğine.
Bir sabah
uyanırsın,
pencereden içeri giren güneş
eskisinden biraz
daha sıcak gelir.
Ve anlarsın;
Meğer bitmemiş.
Meğer
hayat,
sadece seni başka bir başlangıca
hazırlıyormuş.
Öyleyse
bugün ağlıyorsan
ağla.
Yorulduysan biraz dinlen.
Kırıldıysan sus.
Ama
kendinden vazgeçme.
Çünkü bazı yaralar
iyileşmek için
zamana,
bazı umutlar
gerçek olmak için sabra ihtiyaç
duyar.
Unutma;
Kış, bahara düşman değildir.
Gece,
sabahın düşmanı değildir.
Her karanlığın içinde
gizlice
büyüyen bir aydınlık vardır.
Sen yeter ki
kalbinin
kapısını tamamen kapatma.
Belki bugün değil,
belki
yarın da değil…
Ama bir gün
öyle güzel güleceksin
ki,
bugün döktüğün bütün gözyaşlarına
uzaktan
bakıp
“İyi ki dayandım,” diyeceksin.
Ve belki o
gün
anlayacaksın;
Bazı geceler
sabahı
geciktirir,
ama sabahı asla öldüremez.
Bu yüzden
ne
olur,
güzel günlere olan inancını yitirme.
Çünkü
hayatın
henüz yazılmamış sayfaları var.
Henüz
karşılaşmadığın bir iyilik,
henüz duymadığın bir
cümle,
henüz sarılmadığın bir insan,
henüz yaşayacağın
bir mutluluk var.
Ve belki de
bütün hikâyenin en güzel
cümlesi
henüz yazılmadı.
Dayan…
Biraz
daha.
Çünkü bazen
insanın hayatı,
tam vazgeçmek
üzereyken
yeniden başlar.
Ve sen bilmiyorsun…
Belki
de
beklediğin o güzel günler
çoktan yola
çıktı.
Sadece
henüz kapını çalmadı.
Mehpare
ÖĞÜT ŞENGÜL
Ekim 2026






